20 Eylül 2017 Çarşamba 23 Zilhicce 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:16Güneş 06:42Öğle 13:05İkindi 16:29Akşam 19:14Yatsı 20:34
    • 27°C Adana
    • 23°C Adıyaman
    • 17°C Afyon
    • 14°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 21°C Ankara
    • 25°C Antalya
    • 20°C Artvin
    • 21°C Aydın
    • 18°C Balıkesir
  • BIST: 104.918 -1.52
  • Altın: 147,092 0.24
  • Dolar: 3,4930 0.11
  • Euro: 4,1820 0.44

Esad'ı devirme planı: Peki bunlar doğru mu?

İbrahim Karagül

"Sonuna kadar savaşacağız, Ölene kadar savaşacağız" diyen Beşşar Esad, isyanın başladığı günden bu yana bir adım geri atmayan Suriye yönetimi, Arap dünyası ve Türkiye'nin "yeni Suriye" üzerine derinleşen çalışmaları...

Nereye varacak? Beşşar'ın; savaşıp kaybeden, kötü bir sonla yüzleşen diğer bölgesel liderlerin yolunu izlediği konusunda giderek belirginleşen bir kanaat oluşuyor. Öyleyse, er geç bu sonuç kaçınılmaz olacak demektir. Batı dünyası, Arap dünyası Suriye yönetiminin değişmesi konusunda geri adım atmayacak. Şam yönetimi ne kadar kararlıysa, karşısındaki güçler de o kadar kararlı. O zaman önümüzde, Libya örneğinden daha karmaşık, daha zor, daha şiddet içeren, bölgesel etkisi daha geniş bir sorun var demektir.

"Artık geri dönüş yolu kapandı" demiştik. "Türkiye-Suriye ilişkileri bitti, iki ülke bundan sonra karşıt cepheler olacak" demiştik. Çünkü Türkiye, Arap ülkeleriyle birlikte, Suriye yönetiminin değişmesi için kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Bu noktanın ötesi savaştır. İç savaştır, dış müdahaledir, bölgesel gerilimdir, İran-Suud cephesi arasında bir yırtılmadır.

Dün, Hacc'dan dönen Türkiye vatandaşları saldırıya uğradı. Yarın bölgeye giden başkaları da saldırıya uğrar. Düşmanlık sokaklara taşındı. Suriye'den hep Türkiye karşıtı haberler alacağız artık. Bir süre sonra Türkiye kamuoyunda keskin bir Suriye karşıtlığı yükselmiş olacak.

Evet, bu ülkede çok ciddi bir kriz var, iç savaş var, baskıcı bir rejim var, reform çabaları boşa çıktı, taahhütler yerine getirilmedi. Ama bu ülkeye yönelik rahatsız edici bir uluslararası müdahale projesi de var. Suriye-İran aksını parçalamaya, Hizbullah'ı İsrail için tehdit olmaktan çıkarmaya, yıllardır devam eden "yeni Ortadoğu dizaynı"nın bir aşamasını daha gerçekleştirmeye, kimlikler üzerinden ayrıştırmaya dönük bildiğimiz, çokça tanık olduğumuz, belimizi kıran bir örtülü gündem var.

İkisi de canımızı sıkıyor, üzüyor, bölge insanlarını çaresiz bırakıyor. Dış müdahale senaryoları ne kadar acıysa, içerideki zorbalıklar da o kadar acı. Bizim durduğumuz yer ikisine de karşı olmaktır. "Ne yapabiliriz"den önce nerede duruyoruz, net biçimde belirlemeliyiz.

Şam yönetimi devrilecek. Belki uzun sürecek ama devrilecek. Görünen o... Daha bugünden rejim değişikliği senaryolarının ardı arkası kesilmiyor. Hangisi gerçek, bekleyip göreceğiz. Ortada dolaşan senaryolardan biri şöyle:

1- Suriye pasaportları tanınmayacak. Yeni pasaportlar hazırlanacak ve Suriyeliler'e verilecek. Tabii ABD istihbarat mensuplarına da. Bazı Arap devletleri, bu yeni pasaportlara sahip olmayanların ülkelerine girişe izin vermeyecek.

2- Suriye'nin Arap zirvesi talebi reddedilecek.

3- Bazı Arap ülkeleri, Türkiye ile ortak toplantılar sonrası, Suriye'deki çözüme ilişkin Arap inisiyatifinin çöktüğünü ilan edecek. Suriye muhalefeti birleştirilecek, ardından "Geçici Suriye Yönetimi" kurulacak ve yeni hükümetin merkezi Ankara ya da Doha olacak.

4- Bazı ülkelerdeki Suriye diplomatik misyonlarına saldırılar gerçekleşecek. Elçiliklere girilecek, gizli belgeler ele geçirilecek. Muhalefet diplomatik temsilcilikleri ele geçirmiş olacak.

5- Suriye İnsan Hakları Konseyi'nin verilerinden hareketle, Birleşmiş Milletler, Suriye yöneticileri hakkında savaş suçlusu kararı çıkartacak. Konu Güvenlik Konseyi'ne gidecek ve bugünkü Suriye yönetimi savaş suçlusu ilan edilecek.

6- NATO savunma bakanları ABD'de toplanacak. Suriye dosyası Türkiye'ye havale edilecek. Türk birlikleri Suriye içlerine doğru harekete geçecek ve tampon bölge oluşturacak.

7- Tampon bölgenin derinliği 5 ile 15 kilometre arası olacak. Sınırın Türkiye tarafında ve tampon bölgede yabancı güçler ve Suriye muhalefetine bağlı birlikler konuşlandırılacak. Muhalifler silahlandırılacak. Bu arada iç savaş yoğunlaşacak, dünya genelinde bir hassasiyet oluşacak.

8- Bingazi modeli Suriye'de de uygulanacak. Silahlı güçler ve ordudan ayrılan askerler ülke içindeki etkinliklerini artıracak, belli merkezleri ya da köyleri kontrol altına alacak.

9- İsrail-Suriye arasında gerilim artacak ve bu, Şam üzerinde baskı için kullanılacak. Avrupa ülkelerinde bir terör saldırısı bu gerilimi tırmandıracak. Aynı zamanda Ürdün birlikleri Suriye'ye girme hazırlıkları yapacak. Irak-Suriye sınırında, Katar ve ABD istihbaratı tarafından bazı organizasyonlar yapılacak.

10- Suriye'nin uydu bağlantıları kesilecek. Televizyon yayınları engellenecek.

11- Son adım olarak da, Beşşar Esad'a suikast düzenlenecek.

Nasıl ama? Bunun gibi çok sayıda senaryo var konuşulan. Yukarıdaki maddelerden bazıları şimdiden gerçekleşmiş gibi. Suriye yönetimi için yolun sonu, demiştik. Gerçekten de öyle. Şam ne kadar kararlıysa bölge ülkeleri ve Batılı ülkeler de o kadar kararlı.

Ne olacağını az çok tahmin ediyoruz!

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.