Hüseyin Deniz

Hüseyin Deniz

Bankalar için çıldırma vakti

Bankalar için çıldırma vakti

Yılın son çeyreğinde, özellikle de yılın son ayında bankalar çılgınca işler yapmaya başlıyorlar. Kendi aralarındaki rekabeti de son derece bozan işlemler oluyor bunlar genelde. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vedat Akgiray tezgâh altı mevduat faizinin %12’ye çıktığını ifade etti. Piyasa ile az çok ilgili olan herkesin malumu, ilgililerin de en azından bildiklerini öğrenmiş olduk bu açıklaması ile. %12 faiz veren bankanın internet sitesine baktığımızda maksimum faizin %7,50 olduğunu görüyoruz.

Ancak parasını cebine koyup şubeye giden müşteriye, ilan ettikleri oranların çok çok üzerinde faiz veriyorlar. Yasak olmasına rağmen bu uzun bir süredir bu şekilde devam ediyor. Yılı olabildiğine yüksek mevduat toplayarak kapatıp bilançolarına makyaj yapıyorlar daha güzel görünmesi için bilançolarının. Ara sıra Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı sert çıkışlar yapıp sektörü azarlıyor ama bu azarlamaların bir yaptırım gücü olmadığı için çok da ciddiye alınmıyor gibi görünüyor.

Ülkemizde zaten maalesef sermayesi güçlü olan, bazı şeyleri pervasızca yapsa da otorite cesurca ceza vermeye çekiniyor. Bunu en son maaş ödemeleri konusunda aralarında anlaşıp rekabeti yok eden uygulamalar yapan bankalara verilen komik cezalarda gördük.

7 adet banka, rekabeti yok eden uygulamalarla aralarında sözleşme imzalamışken ve her şey bu kadar açık iken Rekabet Kurumu’nun normalde cirolarının %10’una kadar ceza verme yetkisi varken bunlara sadece cirolarının binde beşi kadar bir ceza kesebildi ki milyar dolar karlar elde eden bankalar için gerçekten çok komik kaçmıştı bu “ceza”lar.

Bankaların esas patronu Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu. Ama bankalara çeşitli alanlarda başka kurumlar da müdahale ediyorlar. Birden fazla kurumun bankalar üzerinde denetleme yapıp onlara cezalar kesebilmesi özellikle bankaların halkla ilişkilerindeki aksaklıklarının gözden kaçmasına neden olabiliyor. Dosya masraflarını şişirip, kredinin gerçek maliyetini gizleyerek hala sıfır faizli kredi verdiklerini iddia edebiliyorlar.

Bu tür şeyler yoğun şikâyetlere söz konusu olsa da yıllardır bu konuya eğilen, yanlış bilgilendirme ile haksız rekabete yol açan uygulamaların üzerine giden olamıyor maalesef.

Zararın neresinden dönülürse kardır düşüncesiyle en basitinden mevcut bir kurumun içinde bir kurul oluşturularak bankalar hakkında en azından gerçek kişi müşterilerden gelen şikâyetler hemen incelenmeli ve en kısa zamanda yaptırımı olan kararlar alınabilmelidir. Her biri bir avukatlar ordusu ile çalışan bankaların karşısında oldukça savunmasız kalan ve öyle ya da böyle bankalarla çalışmak durumunda olan kişilerin yanında yer almalıdır otorite.

Çok vergi veriyor, istihdam yaratıyor vs diye artık bankaların haksız uygulamalarına göz yumulmamalıdır. Önümüzdeki süreçte karlılık anlamında daha da zor yıllar geçirecek olan bankacılık sektörüne bu tarz sıkı denetimler artık elzem görülüyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Hüseyin Deniz Arşivi