21 Eylül 2017 Perşembe1 Muharrem 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:17Güneş 06:43Öğle 13:04İkindi 16:28Akşam 19:12Yatsı 20:32
    • 31°C Adana
    • 31°C Adıyaman
    • 27°C Afyon
    • 27°C Ağrı
    • 29°C Amasya
    • 29°C Ankara
    • 29°C Antalya
    • 30°C Artvin
    • 27°C Aydın
    • 24°C Balıkesir
  • BIST: 105.064 -0.25
  • Altın: 146,120 -0.33
  • Dolar: 3,5109 1.10
  • Euro: 4,1827 0.34

Yeni bir heyecan, yeni bir Milli Gazete

Abdulkadir Özkan

Gazetecilik heyecan ister, sadece bir iş olarak yapılacak bir meslek değildir. Bu bakımdan mesailerini sabah 8 akşam 17 arasına hapsederek, yani memur zihniyeti ile yapılabilecek bir iş olmadığını genç kardeşlerime her vesile ile söylemeye çalışmışımdır. Heyecanını yitiren gazetecinin heyecan tazelemesi ya da kendisine başka bir iş bulması gerekir. Perşembe günü İstanbul'da Gazetemizin merkez binasında düzenlenen toplantı bu bakımdan benim için yeni bir heyecan vesilesi oldu. Gazetemizin yazarlarının tamamına yakını davete icabet etmiş, edemeyenler ise mazeretlerini bildirmişlerdi. Bu vesile ile yıllardan beri aynı gazetenin farklı sayfalarını paylaştığımız buna rağmen birbirimizi göremediğimiz pek çok kardeşimle karşılaşmak,sohbet etmek bana gerçekten heyecan verdi. Çünkü, gazete bir aile gibidir. O gazetenin tüm çalışanlarının farklı görevleri ve fonksiyonları vardır. Herkes görevini ne kadar iyi yaparsa netice o kadar başarılı olur. Özellikle 40 yıla yakalaşan bir zamandan beri benim için Milli Gazete gerçek bir aile yuvası olmuştur. Elbette zaman zaman bir takım kırgınlıklar olmuştur. Aile içinde de böyle şeyler olabilir.

Hemen belirteyim ki böyle bir toplantı için Genel Yayın Müdürümüz Mustafa Kurdaş'tan davet aldığımda uzun zamandan beri yapılmasını arzu ettiğim bir buluşmanın gerçekleşeceği heyecanı ile 17 saatlik bir yolculuğun sonunda İstanbul'a geldim. Benim gibi belli bir yaşa gelmiş birisi için yolculuk elbette yorucu oldu ama, pek çoğunu yakından bazılarını ise gıyaben tanıdığım ailemizin fertleri ile bir araya gelmek, hasret ve sevgiyle kucaklamak yorgunluğumdan eser bırakmadı. Bir bakıma bayram günlerinde baba ocağında bir araya gelen aile fertlerinin heyecanını yaşadım. Buna birde gazetemizin yeni yüzünü yansıtan prova baskısının dağıtılması diyebilirim ki benim için güzellik oldu. Gazetemizin 40. yılı münasebetiyle bir hazırlığın yapıldığını biliyordum ama bu hazırlığın 12 Ocak'ta sonuçlanacağını tahmin ediyordum. Ancak, gazete yönetimi gazetemizin yeni şekli ile okuyucularla buluşmasını yarın yapılacak olan İstanbul İl Kongresinde gerçekleştirmek istemişler. Bu bakımdan yarın tüm okuyucularımız Milli Gazete'yi başlığından son sayfasına kadar yeni bir düzenleme içinde bulacaklar. Beğenileceğini düşünüyorum. Şahsen beğendim. Emeği geçenlerin tümüne teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık. Yakalanan heyecan sürdürülebildiği sürece Milli Gazete çok daha iyiye ve güzele ulaşacaktır.

Hemen belirteyim ki marifet biraz da iltifata bağlıdır. Okuyucularımızın gazetelerine sahip çıkmaları marifeti daha da iyiye ve güzele yaklaştıracaktır. Gazeteye sahip çıkın deyince akla hemen her okuyucudan yeni bir okuyucu bulmasının beklentisi gelebilir. Bu elbette önemli bir beklentidir. Bunun yanında okuyucu ile gazetesi arasında bir diyalogun oluşması çok daha önemlidir. Bunu söylerken beğenilerin ulaştırılmasını istiyor buna karşılık eleştiri yapılmasını istemiyor olduğum anlaşılmalıdır. Hiç kimse her şeyin en iyisi ve doğrusunu biliyor, kendi bildiğinden başka bir doğru olmadığı duygusuna kapılamaz. Böyle bir anlayış sağlıklı da değildir. Böyle bir duygu yapılan işte kaliteyi ve verimi düşürür. Zaman zaman köşemde gelen eleştiri ve katkı mesajlarına yer veriyorum. Özellikle bizim aklımıza gelmeyen bir hususun hatırlatılması, benim için önemli bir katkı oluyor. Kaldı ki gazete çalışanları ve okuyucuları bir büyük ailedir. Bu husus özellikle Milli Gazete için çok önemlidir. Milli Gazete öyle bir ailedir ki bu ailenin tüm fertleri ortak bir ideal etrafında toplanmışlardır. Aile fertleri birbirinin kötülüğünü düşünemeyeceğine göre her türlü katkı ve eleştiri önemlidir. Özellikle yöneticisi, muhabirleri ve yazarları ile gazetecileri dipsiz kuyuya taş atıyormuş psikolojisi rahatsız eder, üzer. Sanıyorum gazete ile okuyucuları arasında bu diyalogun daha fazla artması için gerekli adımlar atılacak. Toplantımızda yapılan konuşmalarda bunu gördüm.

Bir insanın görev yaptığı gazetenin çok satması onun için heyecan kaynağıdır. Bu aynı zamanda daha güzele ulaşmasında önemli bir katkıdır. Demek istediğim o ki gazete yönetimi ellerindeki imkanlar dahilinde en iyiyi ve güzeli yakalamanın çabasını sarf ederken, okuyucunun yakın ilgisi de bu çabalara güç verecektir.

Kısacası Perşembe günü gazetemizin merkez binasında başta gazetemizin sahibi Ömer Yüksel Özek ve Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Kurdaş'ın gayretleri ile gerçekleştirilen toplantı benim için yeni bir heyecan kaynağı oldu. Benzer toplantıların belli periyotlarla tekrarlanmasının yararlı olacağını düşünüyorum. Yarın gazetemizin yeni yüzü ile karşılaşan okuyucularımız içinde aynı heyecana vesile olacağını düşünüyorum. Bu duygularla yeni dönemin gazetemiz ve camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.