25 Temmuz 2017 Salı29 Şevval 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Sizin yaratılışınızda ve Allah'ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesin olarak inanan bir toplum için elbette nice deliller vardır. Câsiye, 45/4
  • "Allah’ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim…" (Tirmizî, “De'avât”, 73)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 03:57Güneş 05:46Öğle 13:18İkindi 17:12Akşam 20:36Yatsı 22:16
    • 35°C Adana
    • 37°C Adıyaman
    • 32°C Afyon
    • 31°C Ağrı
    • 32°C Amasya
    • 32°C Ankara
    • 32°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 37°C Aydın
    • 39°C Balıkesir
  • BIST: 107.152 0.41
  • Altın: 143,431 -0.08
  • Dolar: 3,5606 0.11
  • Euro: 4,1613 0.55

Şeker Pancarının Feryadı !..

Abdulkadir Özkan

Uzun yıllardan beri bu ülkede hep yerli malları aleyhine bir hava estirildi. Bu iki sebebe dayandırılıyordu. Birincisi yerli ürünler ithallerine göre daha pahalı; ikincisi ise yerli ürenler ithallerine göre daha kalitesiz deniyordu. Halbuki yerli üretimi durdurana kadar yabancıların ucuza verip yerli fabrikanın kapısına kilit vurulunca istedikleri fiyata satmaya başladıkları unutuluyordu. Bu iddialar doğru muydu,doğru olsa bile yerli sanayinin baltalanması anlamına gelen bu anlayış tasvip edilebilir miydi?

Neticede, 'devlet sanayi ve ticaret hayatından çekilmeli bu alanları özel sektöre devretmeli' anlayışı topluma empoze edilmeye başlandı. Özel sektörden maksat devletin elindeki pek çok fabrikanın yabancıların eline geçmesi miydi acaba?

Elbette kimsenin niyetini okumak durumunda değiliz. Ancak devletin ülkemizde iyi bir işletmecilik yapmadığını, elindeki tüm tesislerin zarar ettiğini/ettirildiğini de biliyoruz. Öyle ise devletin sürekli olarak kurup geliştirdiği fabrikaları finansa etmesi doğru değildir söyleminin arkasına sığınıldı.. Tüm bunlarda ne kadar bir gerçeklik payı varsa bir o kadarda yanlıştı.

Bir defa devletin kötü bir işletmeci görüntüsü vermesinin sorumlusu kim ya da kimlerdir? sorusunun cevabının verilmesi ve sorumluları ciddi bir kontrole tabi tutmayanlardan hesabının sorulması gerekirdi. Bu yapılmadığı gibi devletin elinde bulunan pek çok işletmenin özelleştirilmesini kolaylaştırmak adına adeta zarar ettirildiği de biliniyor. Kaldı ki devletin zarar da etse bazı alanlarda faaliyette bulunması gerekir. Söz gelimi eğitim ve sağlık hizmetlerini tümden özelleştirmek doğru olabilir mi? Eğer her alan özelleştirilecek, hizmetler özel sektör eliyle gerçekleştirilecekse devletin görevi nedir? Sadece emniyetin ve adaletin sağlanmasından mı ibarettir? Bu yaklaşımları ile yabancı sermayenin sözcülüğünü yapmış olmuyorlar mı?

Hemen belirteyim ki artık yerli üretim yabancılarla kalite bakımından yarış etme noktasına gelmiştir. Ancak, bazı ürünlerde ithallerine göre fiyat farkı bulunmaktadır. Ancak, bu noktada yerli ürünler dışa göre pahalı da olsa tercih edilmesi gerekir.Bu yolla ithalat ile ihracat arasındaki makas daralabilir. Bazı alanlarda yeri üretimin devlet tarafından desteklenmesi gerekmez mi? Liberal ekonomilerin hemen tümünde bu tür destekler söz konusu değil mi? Özellikle tarım alanında Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD çiftçisine destek sağlamıyor mu?

Kaldı ki ülkemizde özelleştirmelerde ciddi sıkıntıların yaşandığını, özel sektöre devredilen pek çok alanda üretim artışı olmadığı gibi giderek düştüğü görüldü. Bu arada Et Balık Kombinalarının özelleştirilmek suretiyle kapatılması hayvancılığımıza ciddi bir darbe vurmadı mı? Hayvancılığımızın gerilemesini sadece terör ile izah etmek doğru bir teşhis midir?

Kısacası sözü şeker fabrikalarının özelleştirilmesine getirmek istiyorum. Konunun Ankara Büromuz elemanlarından Saadeddin İnan Kardeşim yakından takipçisi, meseleyi gazetemizde sıkça dile getiriyor. Benim konuya girişime önceki gün kargo ile aldığım bir paket sebep oldu. Şeker İş Sendikası tarafından gönderilen koliyi açtığımda içinden iki küçük torba ile içlerinden bir pancar ve bir miktarda şeker pancarından elde edilmiş toz şeker çıktı. İkide bilgi notu iliştirilmişti.

Bilgi notu adeta şeker işçilerinin pancarın ağzından feryadını dile getiriyordu.

İşin hukuki boyutunu bir kenara bırakarak bu notta ki bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum:

"Ben bir şeker pancarıyım" başlığı altında şu hususlara dikkat çekiliyordu:

"Türkiye için her yıl 3 milyar katma değer sağlayan benim.

10 milyon insana iş ve ekmek kapısı olan benim.

Yem, gübre, kimya, ilaç ve kozmetik gibi pek çok sektörün ayakta kalmasını sağlayan benim.

250 bin çiftçiye yerinde üretim imkanı sağlayan, köyden kente göçü önleyen benim.

Her yıl nakliye sektörüne 25 milyon ton iş hacmi sağlayan benim.

Soluduğunuz havada bile ben varım. Ekili olduğum bir tarlada, aynı ölçüdeki bir çam ormanına kıyasla 3 kat daha fazla oksijen üreten de benim.

Bu güne kadar hiç feryat ettiğimi duydunuz mu? Hayatınıza kattığım tat beni mutlu etmeye yetti. Şimdi sıra sizde. Çünkü beni yok etmeye çalışıyorlar. Önce kota diyerek yaşam alanımı daralttılar. Benim yerime dışarıdan NBŞ dedikleri tatlandırıcı getiriyorlar.

Bunun için işlendiğim fabrikaları satmaya çalışıyorlar. Önce özelleştirip sonra kapatacaklar.

Benim için sorun değil. Ben gider kendime başka topraklar bulurum.

Mesela bana Amerika'da stratejik ürün diyorlar. El üstünde tutuyorlar. Fransa'da öyle. Onlarda önce şeker fabrikalarını satmaya kalktılar. Sonra pişman oldular.

Ben Anadolu'yu seviyorum. Bu topraklara aidim. Bana sahip çıkın."

Şahsen ben sahip çıkmak adına bu feryadı sizlere sundum. Bu arada şeker fabrikaları ille de özelleştirilecekse pancar üreticilerinin oluşturduğu kooperatiflere öncelik verilmesi Şeker İş Sendikasının teklifleri arasında bulunuyor. Üzerinde düşünülmesinde yarar var.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.