13 Aralık 2017 Çarşamba24 R.Evvel 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:40Güneş 08:13Öğle 13:05İkindi 15:23Akşam 17:44Yatsı 19:10
    • 14°C Adana
    • 9°C Adıyaman
    • 2°C Afyon
    • -13°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 3°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 3°C Artvin
    • 8°C Aydın
    • 4°C Balıkesir
  • BIST: 109.341 0.27
  • Altın: 153,619 -0.18
  • Dolar: 3,8469 0.24
  • Euro: 4,5165 0.25

Masallarda kalan köy

Fatma Tuncer

Büyüklerimiz anlatır, onlar çocukluk yıllarını köylerinde, yemyeşil bahçelerde geçirmişler. Tahta parçalarından bebekler, çamurdan evler, yaban çiçeklerinden süs eşyaları yaparlarmış. Korkuları yokmuş onların. Umutları varmış, tabiatın bozulmamış ahenkli çehresi korkuyu silip ümit ve sevgi verirmiş minicik beyinlerine. Büyük annelerle büyük babalar peygamber kıssalarıyla büyütürlermiş çocukları. Dindar insanlar her yerde saygı görür saygıyla anılırlarmış. Bütün anlatılan bu hayat öyküleri, şimdi bizlere masallarda yaşanmış bir efsane gibi geliyor öyle değil mi? Çünkü artık kentlerden etkilenen köyler, kasabalar, doğal dokusunu yavaş yavaş kaybediyor.

Oysa bizler bu gün onların öykülerinden özlemle söz ediyoruz. Hele, çöplerden beslenen çocukları gördüğümüzde ya da yoksul bir ailenin göçüne şahit olduğumuzda başımızı arkamıza çevirip utançla bakınıyoruz...!

Bugün, bozulmamış saf ve duygulu insanlara, kirlenmemiş sevgiye, umuda hatta bozulmamış tabiata, suya havaya büyük bir özlemle bakıyor ve anıyoruz. Her şeyden önemlisi çocuklarımız güçlü bir kişiliğin temelini atacak modellerden ve bizatihi hayatın kendisini tanımaktan uzak yaşamaktalar bu içimizi buruyor. Hangimiz çocuğumuzu çağın kirlerinden koruyabiliyoruz?

Hangimiz bu, zorlu hayat şartlarını çocuklarımıza yansıtmadan yaşayabiliyoruz? Ve hangimiz çağın hayatımıza akseden yalnızlık bencillik ve çıkarcılığından etkilenmeden yaşayabiliyoruz?

Hangi çocuk ufuklardaki hayallerine ulaşabiliyor?

Çocuk...!

Henüz hayatın başında boyundan büyük yükün altına itiliyor artık.

Umut: Çocuğun gelecekle varoluş süreci arasındaki belirsizlik.

Sevgi: İnsan türüyle bütünleşen yoğrulan bir unsur. Sevgi ve umut bir çocuğun ruhunu ve kalbini kapsayan önemli bir ihtiyaç. Ama şimdilerde, çağın karanlığında mahsur kalan bir yetim sevgi...

Bütün bu özlem ve hayallerini kaybedip, hasretini buğulu gözlerle pencereden seyreden bu çocuklar, artık hayalleriyle yeniden buluşmalı. Şu gerçek ki, bu karamsarlığın içinde düşlerin gerçekleşmesi günler hatta yıllar boyu sürebiliyor. Ama buna ulaşmak için umut gibi değerli bir hazinemiz var.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.