23 Ekim 2017 Pazartesi3 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:51Güneş 07:17Öğle 12:56İkindi 15:50Akşam 18:21Yatsı 19:40
    • 28°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 20°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 22°C Amasya
    • 21°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 26°C Balıkesir
  • BIST: 107.673 -0.75
  • Altın: 151,891 0.50
  • Dolar: 3,7069 0.99
  • Euro: 4,3562 0.74

Bilmediği konuda halka görüş sormak !..

Abdulkadir Özkan

Uludere olayının üzerinden geçen bunca zamana, ilgililerin bunca görüşmelerine ve başlatılmış soruşturma ve araştırmalara rağmen halka şimdiye kadar herhangi bir açıklama yapılmadı, olayın sebebi ile ilgili olarak bilgi verilmedi. Ancak, Başbakan Erdoğan Uludere'deki olayla ilgili olarak kamuoyu araştırması yapılmasını istemiş. Anketlerle vatandaşa, "Uludere'de devletin rolünü nasıl görüyorsunuz?" diye sorulacakmış.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu işin mantığını anlayabilmiş değilim. Çünkü, kamuoyuna işin başından beri medya yoluyla ulaştırılan bilgiler tahminlerden ibaret. Yani medya mensupları bile olayın detayını doğru dürüst bilmiyorken halktan olayda devletin rolünün sorulması sanki işin özünü gizlemeye yönelik bir adım gibi görülüyor. Akla bazı basın mensuplarının gayri resmi yollardan bir takım bilgilere ulaştıkları, bunlara dayanarak haber yaptıkları hususu gelebilir. Ancak, resmen doğrulanmamış bilgiler fazla bir anlam ifade etmeyeceğine göre bu noktada halkın fikrini sormak insana anlaşılabilir gelmiyor.

İktidarın halkın nabzını tutmak istemesini, buna göre strateji belirlemesini anlamak mümkün. Ancak, bundan önce iktidarın görevi toplumu derinden sarsan bir olayla ilgili insanımızı bilgilendirmesi gerekir. Asli görevi budur. Geçmiş yıllarda pek çok olay iktidarlar olayın gerçeğini toplum ile paylaşmadıklarından dolayı toplum karanlık günler yaşamıştır. Bu yüzen faili meçhul olaylarla ilgili olarak insanımızın bilgisi uzun yıllar sadece fısıltı haberleriyle sınırlı kalmıştır. Elbette geçmiş dönemlerin şartlarını hatırlatarak iktidarların olayların üzerine gidemedikleri, gittiklerinde ise karşılarına kendi bürokratlarının çeşitli engeller çıkardığı, dolayısıyle işin aslının hep gizli kaldığı söylenebilir. Ancak, son birkaç senedir geçmişte gizli kalmış pek çok olay açığa çıkmış, hatta failleri mahkemelere sevk edilmiş bulunduğuna göre şu anda Uludere olayı konusunda toplumun bilgilendirilmesinin önde ciddi engel olmaması gerekir.

Kaldı ki, Başbakan geçtiğimiz Pazartesi günü Genelkurmay Başkanı ile olayı görüşmüş, arkasından Çarşamba günü de devletin zirvesi Çankaya Köşkü'ne çıkarak ellerindeki bilgileri paylaşmışlardır. Her halde sadece biraraya gelmiş olmak için söz konusu görüşmeler yapılmamıştır. Yani olayın sebebi netleşmemiş olsa bile devletin zirvesinin bilgisi vardır, olması gerekir. Geçen bunca zamana rağmen bu bilgiye ulaşılamamış ise geçmiş dönemlerden farkı olmayan bir noktaya doğu hızla ilerliyoruz demektir. Doğrusu böyle bir gelişmeyi düşünmek bile istemiyorum. Geçmişin karanlık günlerine toplum olarak yeniden mahkum olmaya insanların tahammülü kalmadığı kanaatindeyim.

Bir takım bilgilerin açıklanmasının devlete zarar verebileceği, bu tür bilgilerin belli bir süre sonra açıklanmasının doğru olacağı gibi bir itiraz mümkündür. Ancak, toplumdan gizlenen bilgiler ileride yeni gizlilikleri gündeme getiriyor. Eğer demokrasi açık rejim demekse ille de elde edilen bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması gerekmez ama yargıyı ilgilendiren hususların yargıya sevki, hatta idari bazı tedbirlerin alınması gerekiyorsa bunların uygulanması gerekir. Terörle mücadelenin zor ve riskli bir iş olduğunu biliyor ve bunun içinde ilgilileri zan altında bırakmak istemiyorum ve bu hususta her kesimin hassas olması gerektiğini düşünüyorum. Ancak tüm bunlara karşılık toplum bilgisizliğe mahkum edilirken aynı topluma olayda devletin rolünün sorulmasını da doğrusu bir şeylerin önünü kesmeye yönelik bir adım olarak görüyorum. Toplumu germekten ve ayrılıkların körüklenmesinden kaçınılması gerektiğine inanıyorum ama, gizlilikler fısıltı gazetesini harekete geçiriyor ve bundan da kötü niyetli çevreler yararlanıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.