18 Ocak 2017 Çarşamba20 R.Ahir 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri hâlde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helâk ettik. Onlar zaten inanacak değillerdi. İşte biz suçlu toplumu böyle cezalandırırız.Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.(Yûnus 13-14)
  • “İslâm hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti olup, buna kanaat edene ne mutlu!”Tirmizi, Zühd 35, (2350).
  • için namaz vakitleri
    İmsak 06:48Güneş 08:19Öğle 13:21İkindi 15:48Akşam 18:11Yatsı 19:36
    • 18°C Adana
    • 11°C Adıyaman
    • 9°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 5°C Amasya
    • 2°C Ankara
    • 16°C Antalya
    • 8°C Artvin
    • 15°C Aydın
    • 9°C Balıkesir
  • BIST: 82.796 0.53
  • Altın: 147,560 0.46
  • Dolar: 3,7818 0.14
  • Euro: 4,0344 -0.10

Uludere unutuldu mu?

Abdulkadir Özkan

Dikkat ederseniz günlerden beri herkes Başbuğ'un nerede yargılanması gerektiği hususunda görüş belirtiyor. Görüş belirtmenin de ötesinde tartışıyor. Cumhurbaşkanı Gül de sonunda dayanamayıp görüş açıkladı. Cumhurbaşkanı Başbuğ'un tutuksuz ve Yüce Divan'da yargılanmasından yana olduğunu söyledi. Böylece tartışmada yerini aldı. Hemen belirteyim ki bende yargılamanın tutuksuz olmasından yanayım ama herkes bu hususta görüş açıklarsa yargı üzerinde baskı oluşturulmuş olmaz mı? Bu durum yasalara göre suç değil mi?

Herne ise.. Bizde bütün işler böyle yürüdüğünden olacak ilgililer dışında herkes bir şeyler söylüyor. Peki Başbuğ'un nerede yargılanması hususunda karar verecek olan yer neresi? Soruşturmayı başlatan iddianamesini hazırlayarak Mahkemeye sunan savcıların bu hususta bilgi eksikliği mi var? Bununda ötesinde iddianame önüne geldiğinde ilgili hakimler bu dava bizi ilgilendirmez diyemez miydi? Daha pek çok soru sıralamak mümkün. Ama buna gerek yok. Ne söylersek söyleyelim, herkes bildiğini okuyacak. Hatta bu arada bir takım köşe yazarları ilgili hakim ve savcıları okuduğunu anlamamakla bile itham ediyor.. Yani hakaret etmekte bir beis görmüyor. Eğer Başbuğ'un yargılanması hususunda ilgili hakim ve savcılar hakaret davası açmaya kalkarlarsa sanıyorum yüzlerce siyasetçi ve gazeteci soluğu mahkemelerde alacak ve böylece yeni bir tartışma konusu daha çıkacaktır. İyi de günümüz hep tartışmakla mı geçecek? Bunu söylerken tartışmadan korkuyor değilim. Sadece Başbuğ'un özel yetkili mahkemede yargılanması yanlış ise bunun böylesine eleştiri konusu yapılması da yanlış değil mi?

Bu noktada acaba bir takım konular etrafından birden bire fırtınalar kopartılarak günler, haftalar süren tartışmaların yapılmasını birileri özellikle mi körüklüyor sorusu aklıma geliyor.
Söz gelimi geçen yılın son günlerinde yaşanan ve 34 insanımızın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan hava saldırısı ile ilgili olarak toplum tatmin edici bir açıklama beklerken bu konuyu gündemden düşürmek için mi Başbuğ olayı gündeme getirildi ve tartışma başlatıldı?
Böyle bir şeye ihtimal dahi vermek istemiyorum ama Uludere olayı ile ilgili olarak millete gerekli açıklamanın yapılmamış olmasını, hatta kısa zamanda yapılacağına dair bir havanında olmayışı akla çeşitli sorular getiriyor.

Uludere Olayının unutturulacak olursa geçmişe dönük bir takım olayların araştırılması, karanlık noktaların aydınlığa çıkartılması hususunda atılan adımların fazla bir önemi kalmayacaktır. Daha doğrusu inandırıcılığı zayıflayacaktır. Buna birde uzayıp giden yargılama safhaları da eklenince geçmişte karanlıkta kalan bir çok olayın aydınlatılması, darbecilerden hesap sorulmasının oluşturduğu olumlu ve ümit verici gelişmelerin giderek ikinci plana itildiği kanısı oluşuyor.
Bu bakımdan 15 gün önce yaşanan Uludere olayından kimlerin sorumlu olduğu hususunda toplum bilgilendirilmeden, yanlış istihbarat verilmiş ise bunun mesullerinin kimler olduğu toplum ile paylaşılmadan yapılan tüm tartışmalar havda kalmaya mahkumdur. Çünkü, Uludere olayı gerçekten bir anda sessizliğe terk edildi. Yanlış istihbarat ile ilgili makamlar yanıltılmış ise bunun sorumlusu ister içeriden ister dışarıdan olsun milletin bilme hakkı vardır. Bu hak millete çok görülmeye devam edilecekse geçmişe dönük deşelemeler ve yargılamalarında birgün gelecek unutulmaya terk edilecek gibi bir düşüncenin akla gelmesini yadırgamamak gerekir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.