Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Y. Bülent Bakiler - Türkiye
yavuzbulent.bakiler@tg.com.tr
2012-01-15

Rauf Denktaş'tan dinlediklerim

Rauf Denktaş, dün, rahmet-i rahmana kavuştu. Yürekli devlet adamlarımızdan biriydi. 88 yıllık ömrü, büyük çilelerle, büyük hizmetlerle geçti. Gerçi iki defa, Kıbrıs Devlet Başkalığına seçildi ama Kıbrıs Türk'ü bir başka seçimde, onun yerine Marksist Leninist bir kimseyi de oturttu. Rauf Denktaş'ın ve milletimizin büyük hüsranlarından biri de herhalde budur. Rauf Denktaş'ı derin bir hürmetle ve rahmetle anarak, kendisinden dinlediklerimi burada özetlemek istiyorum:
1976 yılında Ankara Televizyonunda çalışıyordum. Genel Müdür Prof. Dr. Şaban Karataş idi. Bana yeni bir vazife verdi:
-"İslam Konferansının 7.'si bu sene İstanbul'da yapılacak Kıbrıs'a git! Kıbrıs'tan İslam Konferansına, başlıklı canlı bir program hazırla!" dedi. Nisan ayının ilk haftasında Kıbrıs'a gittim. Tabii olarak Rauf Denktaş'la da makamında görüştüm. Bana anlattıklarını olduğu gibi milletimize de duyurdum. Tesbitlerini ömrüm boyunca unutmayacağım. Siz de benim yerimde olsaydınız, büyük ürpertilerle dolup taşardınız. Merhum Denktaş diyordu ki:
"... Kıbrıs çıkarmasının başından sonuna kadar Allah bizi korudu. Allah bizimle beraberdi. Kıbrıs Harekâtı, sabahın çok erken saatlerinde başladı. Yanıma Osman Örek'i alarak bizim kumandanlarımızın bulunduğu çadıra koştum. Çıkarma hakkında bize bilgi verdiler. Ayrılmak istediğimizde bizi arabamıza kadar uğurlamak istediler. Ben çadırdan ayrılmamaları için ısrar ettim. Fakat onların misafirseverlikleri ağır bastı. Birlikte arabamıza kadar yürüdük. Çadırdan 15-20 metre kadar ayrılmıştık ki, oraya bir havan topu isbet etti. Biz kumandanlara gitmeseydik veya onlar çadırda kalsalardı, harekâtın daha ilk saatinde, bütün kumanda heyetimizi kaybederek büyük bir felaketin içine düşecektik.
Mücahitlerimizin bulunduğu bölgeye gitmek için Kumanda Merkezinden ayrıldık. Bir süre sonra, sağımızdan-solumuzdan, altımızdan üstümüzden kurşunlar geçmeye başladı. Aman ne oluyoruz? derken anladık ki, arabamız yanlışlıkla, Türk Birliğiyle Yunan Birliğinin savaş alanının tam ortasına girmiş. Yara almadan oradan da geçtik. Allah bizi korudu. Allah bizimle beraberdi.
Bir süre yol aldıktan sonra, gördüm ki silahlı kuvvetlerimizin paraşüt birlikleri, yavaş yavaş Kıbrıs toprağına inmektedirler. Arabamızı durdurdum. Paraşütçülerimizle görüşmek, hal-hatır sormak istedim. Bir teğmen veya üsteğmen yere inmişti. Paraşütünü toplayıp yanına koymuştu. Arkadaşlarının inmesini bekliyordu. Onun yanına yaklaştım. Beni tanıdı ve tekmil verdi:
-Bir şeye ihtiyacınız var mı? Size nasıl yardımcı olabiliriz? diye sordum

-Hiçbir şeye ihtiyacımız yok. Bir endişe de duymuyoruz. Çok huzurluyuz. Çünkü bu ovada bizi, belki on bin, belki yüz bin şehidimiz, beyaz atlar üstünde, kar beyazı kıyafetleriyle karşıladılar! diye cevap verdi. Gözlerine dikkatle baktım. Acaba hayal mi görüyordu? Vehimli miydi?
-Efendim dedi ben müsbet bilimler okudum. Gördüklerim katiyyen hayal değildi. On binlerce şehidimizi, sizi karşımda gördüğüm gibi gördüm.
Rauf Denktaş dedi ki: Böyle durumlarda Radyoevinin yerini derhal değiştirmek lâzımmış. Çünkü jetlerimize, vuracakları hedefleri göstermek için radyo yayınlarının çok büyük önemi varmış. Biz bunu bilmiyorduk. Rum kuvvetleri, Radyoevimize bomba yağdırmışlar. Bir havan topu, çatısına düşmüş. Üçüncü ve ikinci katları delerek birinci kata inip orada kuzu gibi kalmış. Patlasaymış felaketimiz olacakmış. Patlamamış. Çünkü Allah bizimle beraberdi!.."
Şimdi siz de, Rauf Denktaş'ın aziz ruhu için bir Fatiha okur musunuz!

 
 
 
2012-01-16 08:54:51
Hocam, Allah sizden razı olsun!..
Evet o büyük bir devlet adamı ve vatanseverdi.AKP iktidarından sonra,vatanseverler, "ulusalcı" yaftasıyla aşağılanmaya başladı!Rahmetli de yaftalanmıştı.Diyelim ki ulusalcıydılar;PKK'dan da mı tehlikeliydiler ki,BDP/PKK'lı m.vekilleri TBMM'de şov yaparken,ulusalcı bildikleri herkes doğru Silivri'ye!

2012-01-16 08:45:59
Hocam, Allah sizden razı olsun!
Evet o büyük bir devlet adamı ve vatanseverdi.AKP iktidarından sonra,vatanseverler,"ulusalcı" yaftasıyla aşağılanmaya başladı!Rahmetli de yaftalanmıştı. Diyelim ki ulusalcıydılar;PKK'dan da mı tehlikeliydiler ki,BDP/PKK'lı m.vekilleri TBMM'de şov yaparken,ulusalcı bildikleri herkes doğru Silivri'ye!

2012-01-16 08:42:39
Hayir okumam !
Sayin yazar O zatin ruhuna bir fatiha okumam kusura bakmayin.Topragi bol olsun.Ne dua ne de beddua ederim. Denktaş islamiyetle sorunlu,ulusalci bir kemalist idi.Ömrü boyu da o yolda yürüdü.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.