Erzurum'dan Türkiye mesajı

Erzurum'dan Türkiye mesajı

Türkiye'nin nasıl bir dönüşümün eşiğinde olduğunu anlamak için Erzurum'u görmek gerekiyor.
Erzurum özellikle de son 5 yıl içinde deyim yerindeyse "çağ atlamış" durumda.
Bu değişimde, şehirleşmede atılan adımların, bölgenin köklü kurumu Atatürk Üniversitesi'nin katkısı büyük ama asıl itici güç geçen yıl yapılan Universiad 2011 Erzurum Kış Oyunları oldu.
O olimpiyatlar için devlet 700 milyonluk bir yatırım yapmıştı.
Bu Erzurumluları da Erzurum'da yatırım yapmak isteyenleri de teşvik etti.
Bugün Erzurum, yeni beş yıldızlı otelleri ve kış sporu yapılan salonlarıyla sadece ülkenin değil, dünyanın önemli kış turizm merkezleri arasında...
Olimpiyatlardan sonra bu yatırımların ne kadar verimli olup olmayacağı ve ülkeye turist çekip çekmeyeceği bir soru işaretiydi.
Çok değil bir yıl sonra gittiğim Erzurum'da durum gerçekten umut verici.
Siyasi sorunların ülkeyi bunalttığı bir süreçte Erzurum'da yapılanlar insana nefes aldırıyor.
Ve insan ister istemez şu soruyu soruyor: "10 yılda milli gelirini 10 bin dolara çıkartan bir Türkiye, ayak bağı olan siyasi sorunları çözse kısa sürede milli gelirini 20 bin hatta 30 bin dolara çıkartabilir." Çıkartabilir çünkü inanılmaz bir dinamizm var. Devlet teşvikleriyle, iş dünyası vizyonuyla, sokaktaki insan da azmiyle bunu gösteriyor.
İşte Erzurum'dan iki örnek...
Geçen yıl Erzurum Palandöken'de beş yıldızlı Xanadu Oteli açıldı. Otelin sahibi tekstilci Can Dikmen...
Erzurumlu olmadığını söyleyen Dikmen şöyle diyor:
"Erzurum kış turizm destinasyonu açısından önemli bir yer. Burayı elbirliğiyle dünyanın önemli kış turizm merkezlerinden biri yapabiliriz. Böyle bir şansımız var." Xanadu Oteli, yenilikleriyle de bölge turizmine hareket getirmiş...
Öncelikle eskiden çok şikayet edilen "Kar yok" mazereti bitmiş... Kar püskürtme makineleriyle pistlerde artık böyle bir sıkıntı çekilmiyor. Xanadu, yapay kar sistemiyle yaz-kış, gece ışıklandırmasıyla da gece-gündüz kayak yapma olanağı sunuyor.
Tekstil sektöründeki başarısını turizm alanında da sürdürmek isteyen Can Dikmen geleceğe umutla bakıyor:
"Türkiye'nin 41 kayak merkezi var. Ama çoğunda altyapı sorunu var. Devletin de desteğiyle Erzurum'da önemli bir altyapıya sahibiz. Biraz daha destekle 12 ay kış turizmine hizmet edecek bir sistem geliştirebiliriz. Arap ülkeleriyle yazın burayı doldurabiliriz. Tabii aynı zamanda burayı 12 ay çalıştırıp şehri ve çevreyi de tanıtmak gerekiyor."
Erzurum'da sadece yeni kayak pistleri, yeni oteller yok, aynı zamanda buz hokeyi, buz pateni ve yeni öğrendiğimiz Körling sporu da yapılıyor.
Özellikle Körling sporu dikkat çekici...
Çok değil iki yıl önce Körling sporunu (buz üzerinde taşlar kaydırılarak yapılan bir spor) bilenlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmezdi. Halen de çok bilindiğini sanmıyorum ama Erzurum'da muhteşem bir Körling salonu var. İki yıl önce yazdığımda, İstanbul'da bile bulunmayan bu salonun Erzurum'da uzun ömürlü olup olmayacağını merak etmiştim. Bu kez gidip gezdim. Çocuklar ve gençler coşkulu bir biçimde Körling yapıyor.
Dahası ligi bile kurulmuş... Aralarında İstanbul, Kocaeli ve Trabzon gibi illerin de bulunduğu 18 takımlık bir lig bu... Maçları da bir hayli ilgi çekiyor...
Erzurum'da yaşanan bu dönüşümü tüm Türkiye'de başarmak çok mu zor?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi