Şaşkın Odatv'li: Kitap (söz), Yunan topundan tehlikeli!
Odatv sanıkları ve onların etrafında kenetlenen solak gazeteciler, bunlara ilaveten aşağılık kompleksindeki muhafazakar bazı gazeteciler koro halinde bağırıyorlar: "Gazetecilerin fikirlerinden dolayı yargılanmaları doğru değildir. Gazetecilerin düşüncelerini açıklamaktan dolayı hapiste olmaları, sivil diktanın nereye vardığının delilidir.."
Bu koro, bu itirazlarında acaba samimi mi?
Gerçekten bu adamlar; yazdıkları kitaplardan dolayı insanların cezaevine konulmasından, istisnasız bir şekilde şikayetçiler mi?
İnsanların düşüncelerini açıklamalarından dolayı yargılanmalarına, kayıtsız şartsız karşılar mı?
Buyrun İskilipli Atıf Hoca örneğini, turnusol kağıdı olarak kullanalım..
Ne olmuştu, İskilipli Atıf Hoca'ya?
Atıf Hoca, bugün Akit'le birlikte alıp okuyacağınız "Frenk Mukallitliği ve Şapka" başlıklı risalesi sebebi ile, 86 yıl önce bugün idam edilmişti..
Dikkat buyrun, kimse İskilipli Atıf Hoca'ya, "Sen bu risaleyi, devlet yönetimindeki şu kişinin emri ile yazdın. Aslında burda yazdıkların tamamen iftira. Burada yazılanların arkasında şu niyetler var" demiyor.. Diyemiyor!
Atıf Hoca, yüzyıllardır tartışılan dini bir konu hakkında, dinin hükümlerini aktarıyor, risalesinde.. Risalenin yazıldığı tarihte, Türkiye'de şapka giymeyi mecbur tutan kanun da, zaten daha çıkmamış.. Risalenin yayınlanmasından 1.5 sene sonra çıkartılan Şapka Kanunu'na itirazdan idam ediliyor!..
Böyle bir tablo karşısında; Odatv davasına isyan edip, Nedim Şener'i, Ahmet Şık'ı, Soner Yalçın'ı yere göğe sığdıramayanlardan ne beklersiniz?
"İskilipli Atıf Hoca'nın idamı yanlış olmuştur.. Kitap yazdığı için insanların idamı, kabul edilemez bir durumdur. Aslında Odatv sanıklarının durumu, İskilipli Atıf Hoca'ya çok benzemektedir. Odatv sanıkları da, İskilipli Atıf Hoca gibi mağdur olmuşlardır" demelerini, değil mi?
Her ne kadar, bizim cenahtan baktığımızda, İskilipli Atıf Hoca'yı, Odatv sanıkları ile kıyaslamamız mümkün değilse de..
Atıf Hoca'nın mağduriyetinin, birkaç yıl cezaevinde kalmaktan ibaret olmayıp, idam edilmesi olduğundan, Odatv sanıkları ile kıyaslanamayacağı açık ise de..
Atıf Hoca'nın yazdığı kitapla, dönemin hükümetini devirmek için kaos ortamı oluşturma amacı taşıdığını iddia etmek mümkün değilse de.. Çünkü kitap yazıldığında, zaten şapka yasak değilse de..
Onlar açısından bakarsak, "İskilipli Atıf Hoca" adeta bir can simidi..
Düşünce özgürlüğü iddiasında samimi iseler, "Atıf Hoca'nın idamı, düşünce özgürlüğünün idamı demektir" tezini, gönül rahatlığı ile savunmaları gerek.
Peki bu tezi savunuyorlar mı?
Buyrun Odatv'nin internet sitesinde yazılanları okuyalım, neyi savunduklarını birlikte görelim..
Kendilerine gelince, kitap yazmayı sınırlamanın faşizm olduğu konusunda neler anlatırlarken, Atıf Hoca'nın kitabına idam cezasını az gördüklerine birlikte şahit olalım..
Şöyle yazmış, Mehmet Yiğittürk isimli Odatv yazarı: "İskilipli Atıf Hoca'nın işte sicili"
"Neymiş Atıf Hoca'nın sicili" diye merak mı ediyorsunuz?
Odatv sanıklarının adamı şöyle anlatıyor, o sicili: "İskilipli Atıf Hoca, sadece cumhuriyete değil, 1908 devrimine de karşıdır."
Haydaa...
"Karşı mı, değil mi?" ayrı bir mevzu da.. "Karşı olmak", idam cezası mı gerektirir be hey Odatv şaşkını?
Neyse, "karşı olma" edebiyatını bırakalım, başka ne suçu varmış, Atıf Hoca'nın?
Atıf Hoca'nın böyle bir sözü söyleyip söylemediğini tartışmak bir yana.. Demek ki ülkenin en üst noktasındaki yöneticisine, "Eşkıya" demek, idam cezasını gerektiriyormuş, öyle mi Odatv'nin akıllısı?
Eğer öyle ise.. Sizin arkadaşlarınız sadece Başbakan'a değil; Cumhurbaşkanı'na ve bakanların tümüne çok daha ağır suçlamaları yönelttiklerine göre, birkaç "idam"ı çoktan hakettiler demektir..
Değil mi, şaşkın Odatv'li..
Hani Başbakan'ın "Bazı kitaplar, bombadan tehlikelidir" sözü var ya.. Ona da gollük pas atıyor, Odatv'nin şaşkını: "'Yeni harfleri kullananlar cehennemde yanacak' veya 'Şapka giymek küfürdür, dinsizliktir' diyen bir yobazın halka verdiği zarar, Yunan topçusundan daha fazladır."
Tabii ki Atıf Hoca'ya yapılan bu saygısızlığı kabul edemeyiz..
Ama kendi tıynetsizliklerini gösterme açısından not edip, soralım: "Hani düşünceler, bombadan tehlikeli gösterilemezdi?"
dosyaci kemal ve bir kac amerikali( daha dogrusu
amerikan görünümlü yahudi ) pic haric onlarin ne
düsünen var ne savunan.yedikleri mok belli, ceksin
cezasini it soylari...
Havada..Siyonist Yahudi ve ABD uçakları-predatörler..Afganistan’ı,Pakistan’ı bombalıyor..İran’ı bombalamak için geçiyor..Yerde.. Amerikancı- işbirlikçi-BOP ‘çu- ılımlı-miskin-humanist panteist mutasavvıf..güya zikir çekiyor.
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155