Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Yener Dönmez - Yeni Akit
yenerdonmez1@gmail.com
2012-02-04

O bir görev kadını

"Nedim Şener ve Ahmet Şık basılmamış kitapları nedeniyle tutuklandılar, AKP dikta rejimi kurdu bütün muhalifleri susturuyor, cemaat her yeri ele geçirdi."

Ergenekon, Balyoz, İnternet Andıcı, Askeri Casusluk Çetesi gibi davalarda topraktan fışkıran silahlar, belgeler, ses kayıtları, sanık itiraflarıyla artık mızrak çuvala sığmaz hale geldi.

Ekip de hayli yıprandı tabii.

Ergenekon davasını sulandırmak için devreye giren kalemlerin yazdığı argümanlar teker teker çökertildi.

Önce; "Üç beş silah ve bombayla darbe mi yapılır" dediler.

Silahlar çıktıkça çıkmaya başladı.

Ardı arkası kesilmediği gibi, depolardan yüzlerce silahın kayıp olduğu ortaya çıktı.

Sonra; "Bu silahlar TSK'ya ait değil" dediler.

Jandarma Kriminal dahil sayısız raporla TSK'ya ait olduğu envanter numaralarıyla ortaya çıktı.

Ardından ortaya Tuncay Güney'i attılar ve Ergenekon davasını "meczuplaştırmaya" çalıştılar.

Ama Ergenekon'un "Tuncay Güney değil Veli Küçük" olduğu kısa sürede berraklaştı.

Yetmedi; "İrticayla Mücadele Eylem Planı'na kağıt parçası" dediler.

Bir meçhul subay çıktı kağıt parçasının ıslak imzalı orijinal halini gönderdi.

Bu sefer, "İmza sahte" dediler.

Emniyet Kriminal, Dursun Çiçek'in 15 ayrı imzasıyla karşılaştırdı, imza birebir aynı çıktı.

"Polis AKP'ci, inanmayız Jandarma Kriminal baksın" dediler.

Jandarma Kriminal'in raporu da "ıslak imza Dursun Çiçek'e ait" dedi.

"Balyoz toplantısı darbe değil, bir savaş oyunu semineriydi" dediler.

Balyoz'un TSK tarafından tutulan resmi ses kayıtları bulundu.

Kayıtlarda, adım adım darbenin nasıl yapılacağı anlatılıyordu.

"O da bir iç tehdit semineriydi, hem Genelkurmay'ın haberi vardı" dediler. Genelkurmay'ın "İç tehdit konuşulmamalı" diye resmi yazı gönderdiği ortaya çıktı.

Bütün söylemleri bitince, bu süreçte ölümüne Ergenekon'u savunan kalemlerin de itibarı iki paralık oldu.

Kimse laflarına inanmaz oldu.

Yapıyı yenilediler hemen.

Devreye karanlık ODATV ekibi girdi.

Soner Yalçın ve askerleri oluşturdukları "Medya 2010" planı çerçevesinde yapıyı yenilediler.

Hedefleri belirginleşmiş ve değişmişti.

Ergenekon Davası'nı değil, Ergenekon Davası'nı yürüten ekibi hedef aldılar.

Yani Savcı Zekeriya Öz, Polisler Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek'i...

Soner Yalçın'ın kitap yazan elemanları, internet sitelerindeki uçları, gazetelerdeki köşe yazarları, sayısız yazı, kitap, makale ve haberle bu üç ismi öylesine çok konuşulur ve tartışılır hale getirdiler ki, üç isim iddialara cevap vermeye kalksa iş yapamaz hale geleceklerdi.

Dolayısıyla iddialar, suçlamalar, tartışmalar birikti birikti ve şimdi Ergenekon Operasyonu'nun asıl ekibi olan bu üç önemli isim şu an bu operasyondan çok uzak noktada kaldılar.

İyi insanlar başka görevlere kaydırılırken, Soner Yalçın ve karanlık ekibi bu işi yaparken öylesine "örgütlü ve yasadışı" işlere bulaştılar ki bataklıktan çıkamaz hale geldiler.

Nihayetinde, örgütlü faaliyet içinde olduğu Ahmet ve Nedim dahil ekibiyle içeriden çıkamaz haldeler şimdi.

Haklı olarak ahtapota benzetilen Ergenekon hemen yeni sürgünlerini devreye soktu.

Şimdi Ece Temelkuran merkezinde propaganda faaliyetleri devam ediyor.

Başlangıçtaki cümle Temelkuran'ın ağzında bir emzik gibi.

Basılmamış denilen kitap raflarda ve internette duruyor deseniz de emziğini değiştirmez.

Ekip yenilenince taktik de değişti.

Türk kamuoyu artık Ergenekon konusunda ikna edilemez düzeyde inanç boyutuna ulaştığı için Ece, uluslararası çalışıyor.

Varlığını Avrupa-ABD-İsrail kamuoyunu Türkiye'ye ve Hükümet'e düşmanlığa adamış durumda.

Bilenmişliği ve kini öyle bir boyutta ki, kendisini Taksim meydanında yakabilir...





 
 
 
2012-02-07 19:20:17
kendini yakamaz onlar alttan is
yaptilar bu gune kadar o yuzden ece ve benzeri ...'ler kendilerini yakmaz! Yakiyormus gibi yapar ve baskalarini yakarlar. Tab yiyen varsa bundan sonra.Hatta kendini yaksa bile bu saatten sonra uc kurusluk itibat eden varsa. Menfaatleri icin didisenler haric. Eh onlarda toplandilar gorduk sevimlerde!

2012-02-05 17:06:07
ergenekon yerli degilki
ergenekon terörör örgütü osmanlıyı,da çokerten siyonist örgütlerin bir maşası oldugundan içerideki kolları kopartıldıkca yuları ellerinde tutan dişaardaki siyonıstler sadik asırlık hizmetkarlarının yok olmaması için ellerinden gelen tüm imkanları kullanmaları normaldir.

2012-02-05 13:31:55
bunlarin kökenine bir baksan yahudi cika
böylelerin canlari tatli olur kendilerini yakmazlar kendini yakan enayi bulurlar

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.