Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
M. Nedim Hazar - Zaman
2012-02-06

Çok mutlular

Aslında tam da istedikleri buydu.


Çünkü heybelerinde söyleyebilecek tek cümleleri, millete anlatabilecek tek bahaneleri yoktu. On yıllardır Anadolu insanının boğazını sıkan ellerini gevşetmek zorunda kalmışlardı ama en fazla mağdur edebiyatını yine onlar yapabiliyorlardı. Darbeci gazeteciden demokrasi kahramanı, her türlü kirli kurmacaya alet olmuş, birçok kumpası bizzat kurmuş kalem erbabından özgürlük havarisi devşirmeye çabalayıp duruyorlardı.

Milletin karnı toktu elbette bu tür gösterilere. Yıllar yılı benzer oyunlar ile besledikleri heyula sönmüş, 'irtica' diye diye sonunda onun da suyunu çıkarmışlardı. Karşı cephelerinde gibi görünen lakin dünyadan başka hiçbir kaygısı olmayan birkaç 'ensemizi okşayın da varlığımızı hissedelim'ci zevattan başka yandaş da kalmamıştı onlara. Son bir gayret metazori ile ürettikleri 'cemaat' mavalını da pek fazla dillendirememeye başlamışlardı.

Ve siyaset yetişti imdatlarına. Belki bağlamından kopararak, belki niyet okuyarak da olsa, 'dindar nesil' açıklamasına sarıldılar şimdi sımsıkı.

Onlar için bir nefes alma alanı açılmıştı çünkü.

Öyle ya; işte nihayetinde gizli ajanda ortaya çıkmış, 'Kışla'nın karşısına 'Cami' oturtulmuştu.

CHP tayfası ve onun kalemşörleri değil elbette... Aydınlık, Sözcü ya da ikisinin türevi Birgün gibi camialardan başka türlü geri dönüş beklemek safdilliktir, biliyorum. Ama tam da istedikleri oldu ve yıllar yılı, bu ülkede ezilen insanlarla sırt sırta vermiş, kendileri gibi baskının ve zorbalığın zirve ettiği dönemde, bunun sefasını sürmek yerine; linç edilmeyi, ezilmeyi, horlanmayı göze almış 'vicdan' sahibi bir kitleyi, eleştirenler safında bulunca, elbette hemen arkasına konuşlandılar. Şu anlama geliyordu: "Evet, bize inanmıyorsunuz, demokratlığımızdan, özgürlükçülüğümüzden şüphe ediyor, her fırsatta tutarsızlığımızı, çifte standardımızı, faşizan yüzümüzü suratımıza çarpıyorsunuz ama bakın, siz ezilirken sizi destekleyenler, faşizmin en ağırlaştığı dönemde her şeye rağmen doğruları savunanlar da şimdi bizimle aynı çizgide..."

Ulusalcı/Faşist ve Jakoben Kemalist tayfa bugünlerde çok mutlu eminim.

Nasıl olmasınlar, tam sıkıştıkları bir anda yetişti Başbakan imdatlarına. Hayattayken kovaladıkları, yumurta attıkları, baskı kurup yuhaladıkları bir adamın cenazesini sola çevirip üstüne binmeye uğraşıp duruyorlardı tam da. Bitiklerdi, anlayacağınız. Atmadık takla bırakmamışlardı son on yıldır. Ne "Sivil Dikta" kalmıştı sakız yapılmayan, ne Malezya ne de başka şey. Ülkenin normalleşmesini kabul etmeye doğru gidiyorlardı.

Yargıdan rahatsızlardı misal. O yargı ki, Osman Can birkaç gündür anlatıyor işte: "Örneğin 367 konusunda düşüncelerin ortaya çıkmaya başladığı dönemlerde hemen otomatik olarak bazı kurumların harekete geçtiğini, sempozyumlar ve toplantılar yapmaya başladığını görüyorsunuz. 'Nasıl bloke ederiz?' diye."

Bloke etmeyen, tabiri caizse 'her türlü p...' yapmayan yargı rahatsız ediyordu ama ellerinden de bir şey gelmiyordu.

Onun yerine başka uğraşları vardı. Mesela Altan ailesine yıllar yılı nefret kustular, Mehmet Altan gazetesinden ayrılınca birdenbire onlar için demokrasi kahramanı oluvermişti. Dink oyunlarında tekerlerine çomak sokan Etyen Mahçupyan ise 'fikir teröristi'ydi!

Tükenişi yaşarken, şimdi önlerine büyük bir fırsat çıktı, yepyeni bir kulvar açıldı. Devlet eliyle nesil yetiştirmeye aklı başında kimsenin sıcak bakması elbette mümkün değildi. Gerçi kendileri komünist ya da Kemalist nesilden rahatsız değillerdi. Her fırsatta Köy Enstitülerini filan yine savunurlardı ama dostlar demokratlıkta görsün günüydü onlar için.

Şimdi, ülkenin alt ettiği, günden güne yenmeye başladığı bir korkuyu, vesayetçi rejimi dengeleyecek yeni bir korkuları vardı kucaklarında: Dindar yetiştirme projesi.

Onlar da biliyor ki, devletin görevinin ideolojik, inançlı ya da inançsız nesil yetiştirmek değil, herkese eşit mesafede durup, bireylerin kendi nesillerini istedikleri gibi yetiştirmesine kanunlar çerçevesinde izin vermesi gerektiğini. Ama bunun önemi yoktu çok fazla.

Başbakan en çok bu kitleyi mutlu etti sanırım.

 
 
 
2012-02-07 01:55:28
Bunu hep yapıyor
Bu ilk değil. Öyle sivri, aykırı, ajite edici laflar ediyor ki, insanın komplo diyesi geliyor. Bu kadar büyük hatalar nasıl yapılabilir? İçimizdeki ses artık "niyeti nedir" değil, "aslında kim" diye soruyor. Erdoğan'ın başkanlığında seçime girmek, AKP için artık bir avantaj değil, dezavantaj olacak.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.