Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Şahin Alpay - Zaman
2012-02-07

Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür toplum

Başbakan Erdoğan'ın geçen hafta dile getirdiği görüşler, öncelikle de "Dindar nesiller yetiştireceğiz" şeklindeki sözleri beni çok şaşırttı.

Çünkü ben, Erdoğan'ın ve mensup olduğu siyasi hareketin, dini devlet tekeli ve denetimine alan, inançları baskı altına alan otoriter laiklik rejimine karşı çıkarken, giderek özgürlükçü, liberal nitelikte bir laiklik anlayışına ulaştığına inanıyor ve hemen her ortamda bu görüşü dile getiriyordum.

Bu nedenle Erdoğan, geçen Eylül ayında Arap Uyanışı ülkelerine, Mısır, Tunus ve Libya'ya yaptığı ziyaret sırasında laikliği devletin, ateistler dâhil bütün inançlara eşit mesafede durduğu rejim olarak tanımladığında (pek çoklarının aksine) zerre kadar şaşırmamıştım. AKP iktidarının mevcut Kemalist, otoriter laiklik rejimine 28 Şubat post-modern darbesiyle eklenen (üniversite öğrencilerine başörtüsü yasağı, üniversiteye girişte katsayı, imam hatip ortaokullarının kapatılması gibi) aşırılıkları gidermek dışında bir değişiklik getirmeyişini, önermeyişini eleştirirken, bunu daha çok Türkiye'de siyasetin güçlükleriyle izah eğilimindeydim.

Kimileri, Başbakan'ın "dindar bir gençlik yetiştireceğiz" şeklindeki beyanını ciddiye almadılar; ana muhalefet lideriyle girilen polemik sürecinde öfkeyle söylenen sözler olarak yorumladılar. Ben ciddiye aldım, ama önce bunu 2014 Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasının başladığına dair bir işaret olarak, belki muhafazakâr ve dindar seçmene hoş görünme, bundan oy devşirme gayretinin bir tezahürü olarak yorumladım.

Ne var ki Başbakan'ın sözleri Diyanet İşleri Başkanlığı'nın toplumu daha dindar kılmak için hazırladığı 4 yıllık strateji (ayrıntıları için bkz. Radikal, 3 Şubat) ile birlikte ele alındığında, ciddiye alınmayı hak ediyor. O zaman da çıkarılabilecek sonuç şu olmalı: Anlaşılan Erdoğan ve AKP, dini devlet tekelinde ve toplumu din yoluyla denetim altında tutmak konusunda Kemalistlerden pek farklı düşünmüyor, yani benim kabul ettiğimden daha ileri ölçüde "İslamî Kemalist." (Bkz. "AKP 'İslamî Kemalist' midir?" başlıklı yazım, 26 Ocak.) Türkiye'yi otoriter ve tek-tipçi Kemalist düzenin yerine özgürlükçü ve çoğulcu bir rejime taşımak değil, otoriter ve tek-tipçi rejime İslamî bir renk vermek peşinde. O halde Başbakan'ın sözleri, son zamanlarda geri planda kalan laiklik, yani devlet-din ilişkilerinde duyulan reform ihtiyacı üzerine tartışmayı canlandırmak için önemli bir vesile.

Benim söyleyeceklerim her zamanki gibi şunlar: Türkiye'nin ihtiyacı olan, inançları özgürleştirmek, laikliği laikleştirmek. İnançların özgür olmadığı yerde din de özgür değildir. Devletin uygun gördüğü dinî inancı topluma dayatmaktan vazgeçin. Temsil ettiği din yorumuna inanan-inanmayan herkesin ödediği vergilerle finanse edilen Diyanet laiklikle bağdaşmaz. Diyanet'i devletten ayırın, özerk kılın. Tarikatların, cemaatlerin üzerindeki yasaklara, baskılara son verin. Alevilerin, gayrimüslimlerin dini özgürlükleri üzerindeki kısıtlamaları kaldırın. İsteyen istediğine inanır, istemeyen inanmaz. İslam'ın temel ilkelerinden biri de "dinde zorlama yoktur" değil mi? Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nu ilga edin; zorunlu din derslerini kaldırın; imam hatip liselerini kapatın; din ve din adamı eğitimini topluma bırakın. Bırakın çocukların dinî eğitiminden aileler sorumlu olsun.

Atatürk, "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller"den söz etti ama kurduğu rejim fikirleri, vicdanları, bilgiyi milliyetçi, laikçi ve tek-tipçi zincire vurdu. Oysa Türkiye'nin şiddet ve ırkçılık içermediği sürece dilediği fikri savunabilen; insan haklarıyla çelişmediği sürece dilediği inancı paylaşan; bilgiyi en özgür şekilde arayan nesillere ihtiyacı var. Cumhurbaşkanı Gül'ün sözlerini tekrarlayacağım: "Bir ülkenin en önemli gücü hürriyettir." Hürriyetin en önemli temeli de ifade ve inanç hürriyetidir. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür kılan rejimler ayakta kalır; zincire vuranlar yıkılır.


 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.