Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Süleyman Yaşar - Sabah
suleyman.yasar@sabah.com.tr
2012-02-07

Anayasanın zamanı mı değil mi?

Türkiye'de zaman ölçerler var. Her yeniliğin zamanını kendilerine göre ayarlıyorlar. Yapılacak bir yeniliğe "onun zamanıdır veya değildir" diyerek karar veriyorlar. Böylece birçok yenilik bu zaman ölçerler tarafından engelleniyor.
Hafta sonunda gazetelerde yer alan bir haberde Anayasa Hukuku Profesörü Burhan Kuzu, yeni Anayasa'nın bir buçuk yıldan önce bitmeyeceğini söylüyor. Ona göre seçim dönemi bir başladı mı, yerel seçim, genel seçim, cumhurbaşkanlığı seçimi derken, sandık telaşı işleri aksatıyormuş.
Oysa tam aksine... Türkiye'de yeni Anayasa'nın hemen yapılması seçimler için şart. Çünkü ekonomide yabancı sermayeyi çekmek, yeni yatırımları yapabilmek için demokratik bir Anayasa mutlaka gerekiyor. Yoksa Türkiye yatırım iklimini Avrupa'ya uyduramaz. O zaman da Başbakan Erdoğan'ın en büyük iddialarından biri olan 2023 ekonomik hedefleri tutmaz. Çünkü fert başına gelirin, bütün siyasi partilerin 12 Haziran 2011 genel seçimi öncesi beyannamelerinde belirttiği gibi 25 bin dolara ulaşması için, önce darbecilerce yapılan 1982 Anayasası'nın değişmesi gerekiyor.
İşte bu nedenle hukuk profesörü Burhan Kuzu'nun zaman ölçerliği bırakıp yeni Anayasanın bu yıl içinde acilen bitirilmesi için tempolu çalışması gerekiyor. Bir de Kuzu'ya şu soruyu sormak gerekiyor...
Darbeciler altı ayda anayasa yapıyor da seçilmiş parlamento niye bir yılda yapamıyor? Üstelik Türkiye'de güneşin altında yeni anayasa için söylenmedik neredeyse hiçbir şey kalmadı. Hangi maddenin demokratik bir anayasa gereği nasıl değiştirileceğini herkes biliyor.
Hemen bir maddeyi hatırlatalım onlara...
Darbecilerin yaptığı 1982 anayasasının 135'inci maddesinde yer alan "kamu kurumu" niteliğindeki meslek kuruluşlarına üyeliğin zorunlu olmaktan mutlaka çıkarılması gerekiyor. Çünkü Çin'de bile TOBB gibi kuruluşlara zorunlu üyelik yok. İsteğe bağlı üyelik var. İşte size bir demokratik anayasa maddesi! Bütün bunları yapmak için bir buçuk yıldan fazla mı bekleyeceksiniz? Bu toplum 1982'den beri bekliyor.
Gelelim yeni anayasa yapım sürecinin uzatılmasının nedenine... Türkiye'de ne zaman Cumhurbaşkanlığı seçimi olursa muhakkak öncesinde Türkiye bir karıştırılır. İşte bu nedenle 2014'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde bir karışıklığa meydan vermemek için Cumhurbaşkanlığı seçimini yeni bir anayasayla yapmak gerekiyor.
Aksi takdirde eğer aday olmak isterse, Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığına adaylık yolu kapatılacak. Niye? Çünkü rakipleri tarafından yıpratılacak. Ve iki dönemdir "yeni demokratik anayasa yapacağım" sözünü verip de tutamamış bir Başbakan olarak seçime katılacak. Böylece hakkında olumsuz propaganda çoğaltılacak, kazanma ihtimali zayıflatılacak. Anlayacağınız yeni Anayasa'nın yapılmaması, hem ekonomi hem de Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı'na seçilmemesi için kurulan bir tuzaktır.

 
 
 
2012-02-07 13:39:20
demekki,
akpnin önceliği "yeni anayasa" değilmiş.. sayın Kuzu'nun sözleri bunu açıklıyor.. Gerçi seçimlerden önce "yeni anayasa" yapacak olan 330 mebus sayısını geçmeli, demekki böyle bir niyet yok demiştik ama...

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.