Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Engin Ardıç - Sabah
2012-02-08

Arabayı devirmemek kabahat oldu

İki kişi birden söyleyince laf ciddiyet kazandı... Rasim Ozan Kütahyalı, geçen günkü yazısında "eski Türkiye'ye dönüş için çılgınca bir zorlama olursa bu iç savaşa kadar gider" dedi. Sonra da ekledi: "Cebir ve şiddete dayalı zorlama halinde kazanacak taraf bellidir ama sonuç olarak Türkiye'ye elli yıl kaybettirir."
Öte yandan, daha düne kadar kendisine ağız dolusu küfür edenlerin şimdi iktidarla papaz olunca hemen kucak açtıkları, hatta tepelerine çıkardıkları (tam sayfa ayırmışlar!) Mehmet Altan, "cami ile kışla savaşında kanlı bir gelecekten korkuyorum" diyor... Bunu da zevkle yazıyorlar.
Tercüme edelim: Ordu gene bir darbe yapmaya kalkarsa bu sefer silahlı direnişle karşılaşır. Bu sefer artık Yeltsin gibi tankın üstüne çıkacak birileri vardır. (Dindarlar, sıkıyı görünce kaçacak delik arayan "solcular" gibi pısmazlar.) Çok kan dökülür, iç savaşı elinde uçağı, tankı ve topu olan bürokrasi kazanır ama memleket de biter.
Her anlamda elli yıl önceki düzeyine geri döner.
Bu hengameden de "bağımsız bir Kürdistan" çıkar mı? Çıkabilir.
Kaldı ki, böyle bir iç savaşta hiçbir yabancı ülkenin dindarlara para ve silah yardımı yapmayacağını varsayıyoruz ki, pek akla yakın değildir. Ayrıca ordunun bölünmeyeceğini varsayıyoruz ki, o da tartışmalıdır.
Böylece, manyakların elinde çılgın serüvenlere atılacak bir bürokrasi, kendi çocuğu olan Türkiye Cumhuriyeti'ni gene kendi elleriyle öldürmüş olur.
Zaten bunu gördüğü için PKK örgütü de AKP'ye düşmandır. PKK için en güzel çözüm Türk faşistlerinin, yani "kankalarının" iktidara gelmeleridir!
Bu durumda "liberal aydınların" hükümeti eleştirerek desteklemek yerine onunla papaz olmaları ne kadar akılcı bir davranıştır, onu da Cihangir kahvehanelerinde bit kıran entellerin tartışmasına açıyorum...
Rasim Ozan "kanlı bir gelecekten" korkmuyor, bu ihtimalin "sıfıra yakın" olduğunu söylüyor.
Mehmet Altan ise, iş ve para kaybetmenin hıncıyla, yangına körükle gidiyor. O yangının asıl, ağabeyinin "Kürtler gitmek istiyorlarsa bırakalım gitsinler" tavrı hayata geçirilirse parlayacağını göremiyor. "Arabayı devirmek istemeyenleri" arabayı uçuruma itmemekle suçluyor.
Eski Türkiye'den yeni Türkiye'ye geçiş sancılı oldu, başka türlüsü de beklenemezdi.
On yıla yayıldı, belki bir on yıl daha alacak.
Mehter adımlarıyla ilerliyor ama ilerliyor.
"Acilcilerin" durumu da, 1971 yılında "iki banka soyup iki Amerikalı kaçıralım, devrim başlasın" diyen gafil çocukların, korkunç hatalarını faşist ipinde can vererek ödeyen arkadaşlarımızın durumuna benzer... Dolayısıyla, iç savaş ihtimali sıfıra yakın olsa bile, herkesin aklını başına toplamasında sayısız yararlar vardır.
Bunu hem liberal aydınların gereğinden fazla şişmiş egolarına söylüyorum, hem de bütün bu işlerin dışında olup da "iç savaş çıksa da televizyonda 'Rüzgar Gibi Geçti' misali seyretsek" diye bekleşen şaşkınlara... Bir de, kanlı bir gelecekten onlar da korkar gibi yapıp aslında özlemle bekleyenlere...
Çünkü öylesi de var: İç savaş çıkarsa ölmeyeceklerini sanıyorlar!

 
 
 
2012-02-08 10:58:29
Tek ayakli kursun askeriniz bile yok!
simdi gazeteki koselerinizden durtukleyince milletin arkanizdan kosacagini saniyorsunuz. Tek ayakli kursun askeriniz bile yok! Bittiniz siz. Bittiniz. O gazete parcani bile coook arayacaksin/iz Allah'in izni ile. Kapiyi ceker giderim diye yalvaracaksiniz hatta...

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.