Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Erdal Şafak - Sabah
erdal.safak@sabah.com.tr
2012-02-08

SDF, homeless

Bugün NATO Karargâhı'ndaki bir bilgilendirme toplantısına katılmak için Brüksel'e uçuyorum.
Ama inanın ayaklarım geri geri gidiyor.
Çünkü bu mevsimde Avrupa ülkelerinde ve ABD'de dolaşmaktan zerrece hoşlanmıyorum.
Fransızlar'ın "SDF" (Sans Domicile Fixe), Amerikalılar'ın "Homeless" dedikleri evsiz-barksızlar yüzünden.
Avrupa ve ABD'deki evsizbarksızlar bizdekiler gibi değil. Bizde sokakta yaşayanların ezici çoğunluğunu evden kaçmış ya da kovulmuş çocuklar, gençler oluşturuyor. Ayrıca birkaç trafik ışığı dışında "Görülebilir" değiller. Avrupa ve ABD'deki evsiz-barksızların çoğu ise orta yaşın üstünde, işlerini, evlerini, ailelerini yitirmiş, bir anda toplumdan dışlanıp kendilerini sokakta bulmuş kişiler... Caddelerde adım başı karşılaşabilirsiniz onlarla.
Yanı başlarında "Can arkadaşları" birer köpekle bir köşeye büzülmüş olarak.
Yaşadıkları acıyı köpeklerinin gözlerindeki hüzünden anlayabilirsiniz.
Kış ayları onlar için trajedi içinde trajedi oluyor. Hele son 10 yılın en serti denilen bu kış... Son bir haftada Avrupa ülkelerinde 400'ü aşkın kişi soğuktan donarak öldü. Kurbanların hemen hepsi de "SDF"ler, "Homeless"ler, evsiz-barksızlar.
***
"SDF"ler, "Homeless"ler asla dilenmezler.
Gururlarına ve onurlarına düşkündürler.
Acıyıp diyelim ki, 20 avro veya 10 dolar vermeye kalktığınızda pek çoğu reddeder.
Bu mevsimde ne zaman bir Avrupa ülkesine veya ABD'ye gitmek zorunda kalsam evsiz-barksızlar ile ilgilenmek için mutlaka zaman ayırırım. Cebime 5 avroluk veya 5 dolarlık banknotlar hazırlarım.
Ayrıca kaldığım otelin mutfağına koca bir paket sandviç yaptırırım.
Sonra sokağa çıkarım. Hiç değilse 10 kadar evsiz-barksızın yanına iki sandviç (Biri kendisi, öbürü köpeği için) ve rencide etmemeye özen göstererek bir 5 avroluk veya 5 dolarlık banknot bırakırım.
Hayır; vicdanımı rahatlatmak için değil; çocukluğunda çok acı ve yokluk çeken biri olarak onların trajedisini bildiğim için...
***

36 saatlik Brüksel gezimde de birkaç "SDF"ye hiç değilse bir öğünlük destek için vakit ve imkân ayıracağım; hazırlıklarımı yaptım.
Brüksel bu konuda ya da sorunda örneğin Paris'e göre daha iyi durumda.
Son sayımlara göre 2 bin dolayında evsizbarksız var. Paris'te bu sayı 30 bine ulaşıyor.
Tüm Fransa'da ise 100 binin üstünde.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, "Bu çağda Fransa gibi bir ülkede binlerce kişinin sokakta yaşaması ahlaksızlıktır, utançtır" demiş ve 5 yıllık görev süresinin sonundan önce "SDF" sayısını sıfırlayacağına söz vermişti. 5 yılı doldu; "SDF"ler sıfırlanmak yerine daha da arttı, iyice arttı. Ve şimdi onların trajedisini gündeme getirmemek için çırpınıp duruyor.
Batı'da "SDF"ler, "Homeless"ler sorununun bu denli büyümesinde toplumsal dayanışmanın zayıflamasının, insanların bencilleşmesinin ve vicdanlarının sesine sağırlaşmalarının da önemli bir payı var. Liberal kapitalizm böyle bir şey işte...

 
 
 
2012-02-09 08:20:54
acaba
sayın yazar sizi avrupalı evsizleri doyurmaya iten avrupa hayranlığınızmı acaba. bu duyarlılığınızı türkiyedede gösteriyormusunuz. eğer türkiyedede bir aç doyursanız onuda yazardınız. ayıp üçbeş insana sandaviç verdiğinizi reklam etmek size hiç yakışmamış

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.