Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Mustafa Akyol - Star
2012-02-08

Modernizm özgürlük değildir

Can Dündar, Milliyet'teki köşesinde, "Porno kliplerine karşı edepli diziler" başlıklı bir yazı yazdı geçenlerde. RTÜK'ün televizyonlardaki "müstehcenlik çağrıştıran" dizilere müdahale etmesinden yola çıkarak "son 10 yılda muhafazakâr bir bulutun toplumun üstüne çöreklendiğini" savundu. Ardından da ekledi:

"Roman içeriklerinden, dizilerin 'aile değerlerine uygunluğuna' kadar çok geniş bir yelpazede kendini hissettiren bir iklim bu... Kentli yaşam tarzı, bağnaz bir kuşatmaya alınıyor. Modernizmin genişlettiği özgürlük sınırları giderek daraltılıyor."

Dündar'a kısmen katılacağım bir yön var. Ama, ona gelmeden, şu ifadeye biraz odaklanayım:

"Modernizmin genişlettiği özgürlük sınırları..."

Bu, önemli bir ifade, çünkü sadece yazarının değil tüm bir "Cumhuriyet rejimi"nin ve onun seçkinlerinin bakış açısını yansıtıyor: Onlara göre bir toplum ne kadar modern (veya "çağdaş") olursa, o kadar "özgür" olmuş oluyor.

Modernliğin karanlık yüzü

Oysaki dünya tarihindeki "modern dönem"e baktığımızda çok daha karmaşık bir tablo görüyoruz: Evet, bir tarafta "hak ve özgürlükleri" koruyup genişleten liberal demokrasiler var. Ama diğer tarafta da, insan özgürlüğünü geleneksel despotların hiç birinin başaramadığı düzeyde ezen totaliter rejimler. Hitler de çok modern yani, Stalin de, Pol Pot da...

Dahası, bilimsel ve iktisadi gelişmeyle kendiliğinden evrilen "modernlik" ile, bu sonucu zorla sağlamaya kalkan "modernizm" farklı şeyler. Modernliğin en azından liberal kısmında var olan özgürlük, "modernizm"de sadece şanslı azınlıklar için var.

Gelin, Türkiye örneğinden açıklayayım demek istediğimi. Cumhuriyet rejiminin "modernizm" projesinin ne olduğunu hepimiz biliyoruz: Kemalizm. Peki soralım; Kemalizm Türkiye'yi daha özgür kıldı mı?

Kendisini "Cumhuriyet çocuğu" ya da "Cumhuriyet kadını" sayanları özgür kıldığı söylenebilir. Ama aynı şeyi geleneksel dindarlar, Kürtler veya gayrımüslimler için söylemek hiç mümkün değil.

Aksine, bu grupların ilk ikisi tüm Osmanlı döneminde, gayrımüslimler de Islahat sonrasında Cumhuriyet döneminden daha özgürdüler. Tekke ve dergahları kimse kapatmamış, Kürtleri kimse "Türkleştirmeye" kalkmamış, kiliselere ve ruhban okullarına kimse musallat olmamıştı.

Cumhuriyet ise modernliğin liberal yüzünü değil, otoriter yüzünü benimsediği için tüm bu grupların özgürlüklerini daralttı. Bu gerçeği örtmek içinse, ülkenin "bağımsız" olması "özgür" olmasına yetiyormuş gibi gösterdi. (Oysa, bağımsızlık elbette şarttır; ama unutmayın Kuzey Kore de bağımsızdır.)

Endişeler ve özgürlükler

Bugün "Cumhuriyet elden gidiyor" telaşı içindeki "endişeli modern"lerin bir kısmı, başkalarının da kendileri kadar özgür hale gelmesine tahammül edemeyen tipler. Kusura bakmasınlar ama, onların göz zevkine göre toplum düzenlemesi yapma (örneğin başörtü yasaklama) devri artık geçiyor. Ve bu bir özgürleşme hamlesi.

Ama söz konusu modernlerin "yaşam biçimi"nin de özgürce sürmesi şart. Aksine halde, eskiden "modernizm" tarafından çiğnenen özgürlük, şimdi de "gelenekselcilik" tarafından çiğnenmiş olur.

Fakat burada bir de "ortak alanlar" var ki, bunun unsurlarından biri, Can Dündar'ın belirttiği televizyon meselesi: Düğmeye bastığımız anda karşımıza çıkan ekranlarda hangi "ahlak kriterleri" geçerli olacak?

Bu soruya her toplum kendi kriterlerine göre cevap verir. Örneğin ABD, Batı Avrupa'ya göre çok daha muhafazakardır. Dolayısıyla Amerikan televizyonlarındaki "çıplaklık" çok sınırlıdır. Ama aynı ülkede isteyenler için sınırsız erotik ve pornografik yayın kanalları da vardır.

Türkiye'de de öyle olmalı: Ortak alanlarda asgari müşterekler, özel alanlarda sınırsız özgürlük...

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.