Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
İbrahim Karagül - Yeni Şafak
ibrahimkaragul@gmail.com
2012-02-08

Şam'a bombalar yağarken!

Sadece dünkü gelişmelere bakanlar bile, Suriye'nin nasıl bir bölgesel ve uluslararası kriz merkezine dönüştüğünü, her an patlamaya hazır hale geldiğini, Suriye sınırlarının çok ötesinde bur durumla karşı karşıya olduğumuzu görecektir.

Sanki Irak işgali öncesi günleri yaşıyoruz. Sanki eller tetikte, her an bir şeyler olacakmış gibi. Sanki sabah uyandığımızda bir hava saldırılarını ya da Şam'ın bilinen figürlerinin tepetaklak olduğunu görecekmişiz gibi. Sanki gece yarısı Suriye hava sahasında füzeler uçuşacakmış gibi...

Şam yönetiminin son destekçisi Rusya, Dışişleri Bakanı'nı ve İstihbarat Başkanı'nın dün Şam'a gönderdi. Heyet, veto nedeniyle Şam'da krallar gibi, Şam yönetiminin kurtarıcıları gibi karşılandı. Ardından Esad'ın bundan önce defalarca tekrarladığı vaatleri geldi: "Şiddeti durduracağız, Anayasa'yı değiştireceğiz..." Moskova bunu bir tür diplomatik başarı olarak dünyaya açıkladı. Oysa son fırsat olduğunu kendisi de biliyordu.

Şam'dan defalarca gelen bu tür güvenceler, bugüne kadar maalesef hep sonuçsuz kaldı. Elbette bir ülkenin, bu iç savaş ortamında bunları yapması mümkün değil. Öyleyse Suriye yönetiminin dünyaya ve kendi halkına başka şeyler söylemesi gerekiyordu. Bunların hiç birinin gerçekleşmeyeceğini, gerçekleşemeyeceğini artık bütün taraflar biliyor. O zaman, Rusya'nın bu manevrasının sonuçsuz kalacağı da bir gerçek.

Rusya çabalarını sürdürürken Şam boşaltılıyordu. Hem de aynı gün. ABD ve İngiltere'den sonra, İtalya, İspanya, Fransa, başını Suudi Arabistan'ın çektiği Körfez İşbirliği Konseyi'nin altı ülkesi ardı ardına bu ülkeden büyükelçilerini çekti.

Şam, diplomatik açıdan boşaltılıyordu. Muhtemelen kaçış bugün ve yarın da devam edecek. Avrupa ülkeleri ve Arap ülkeleri Suriye yönetimiyle diplomatik ilişkilerini kesiyor. Ülkeler, elçilerini güvenlik için mi geri çağırıyordu yoksa bilmediğimiz bir şeylerin habercisi miydi bu? Bence güvenliğin ötesinde olacaklara işaret eden bir gelişmeydi..

Peki ne olacak?

Şam ve Moskova'nın dediği gibi olmayacağı açık... Güvenlik Konseyi'ne sunulacak ve müdahaleye kapı aralayacak karar tasarılarının veto edileceği gerçek. Doğrudan müdahale olur mu olmaz mı bilemiyoruz. BM kararı olmadan bir müdahale şekli denenebilir. Doğrudan olmasa bile dolaylı bir müdahale geliyorum diyor sanki. Çünkü, Türkiye dahil tüm taraflarda kesin bir kararlılık gözleniyor. Dünkü yazıda da belirttiğim gibi; Suriye içi taraflar, bölge içi taraflar ve uluslararası boyuttaki tarafların hiç biri geri adım atmaya niyetli değil. Öyleyse bir güç mücadelesi kaçınılmaz görünüyor. Suriye içinde zaten bu güç mücadelesi keskin biçimde devam ediyor.

Bölgesel güçlerden Türkiye, S. Arabistan ve Katar ile İran arasında da şimdilik sessiz ve derinden süren mücadele yakında sokaklara kadar yansıyabilir. Uluslararası ölçekte ise Rusya ve Çin ile ABD, İngiltere ve Fransa arasında aynı mücadele var. Suriye'de Esad yönetiminin, Bölgede İran'ın, uluslararası ölçekte Rusya'nın kaybetme ihtimali yüksek görünüyor.

Bu mücadelenin Suriye ölçeğindeki kayıplarına odaklanıyoruz ama Türkiye-İran ilişkilerine nasıl yansıyacağını pek tartışmıyoruz. Ya da bölgede nasıl bir kapışmaya yol açacağına, sonuçlarının neler olabileceğine pek kafa yormuyoruz. Türkiye kamuoyu şu an için bunları düşünmekten oldukça uzak görünüyor.

Aylardır her gün Suriye'yi izliyoruz. Ama dün ilk kez bir "müdahale havasını" iliklerimize kadar hissettik. Baas yönetiminin canı cehenneme demiştik daha önce. Ancak Şam'ın bombalanmasına yol açacak her müdahale şekli, özellikle de dış müdahale bize tarifsiz acılar yaşatacaktır.

Önümüzdeki günlerde çok hareketli gelişmelere tanık olacağız... Umarım sağduyumuzu kaybetmeyiz... Bu psikolojiyle Suriye'de mezhep kavgasıyla insanların birbirini boğazlaması ya da Şam'ın haritadan silinmesi kimsenin umurunda olmayacak sanki... Şam'a bombalar yağarken hangi "taraf" kazanıp hangisi kaybetmiş olacak!

 
 
 
2012-03-17 12:47:07
asç! bop'cu derken kimi kasdediyorsun?
yoksa esad yönetimine destek veren kemal kılıçdaroğlunu,chp'lileri ve işci partililerinimi kasdediyorsun? kimleri kasdettiğin gayet net iken bana laf hokkabazlığı yapma.

2012-02-09 08:26:36
Asagidaki linke girin lütfen
http://www.yakindoguhaber.com/HD9832_suriyede- ismarlama-katliam.html

2012-02-09 08:24:25
mollarşi terör rejim bitti...
mollarşi terör rejimi iran, allaha ve resülüne savaş açan baas rejimine arka çıkmakla ölümcül hatayı yaptı;a.şeriatini duasında"düşmanlarımın ahmaklardan olması allahın bir lutfü"diye sözediyor.Abd yada israilin saldırmasına gerek kalmadı mollarşi terör devleti akrep gibi kendisini zehirledi...

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.