Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Ahmet Turan Alkan - Zaman
t.alkan@zaman.com.tr
2012-02-08

Gazi, tab'en demokrat mıydı?

"Dindar nesil" konusu hâlâ tartışılıyor; haftaya unutmuş oluruz. Eğer bilinçli bir gündem belirleme taktiği ise Başbakan'ın danışmanlarını kutlamak gerekir; iyi işti!


Gençliğe Hitâbe meselesinin de sonlarına doğru geliyoruz. "Aslında kim yazdı?" tartışması uzun süre gündemde kalmaz. Netice itibariyle metni İsmet Paşa'nın yazma ihtimâli vâridse bile çok belirleyici ve mânidar değildir; böyle önem atfedilen konuşmaların daima danışman veya edebî zevkine güvenilir eş-dostun düzeltmeleriyle nihai şeklini bulması bildik husustur. "Nutuk"un sonunda yer alan hitâbenin mesajına veya gerçek yazarına yönelteceğimiz merakı Nutuk'un kendisine hasr etsek daha verimli bir zihnî faaliyet olurdu. Gazi, bu uzun metni, 15-20 Ekim 1927 tarihinde (bugünlerde bir veya iki, bazı iddialara göre üç kerre daha toplanacak olan) CHP'nin II. Kurultayı'nda tam 36,5 saat müddetince topluluğa hitaben kıraat etmişti. Ben vaktiyle işim icabı bir kere (aslından) okumuştum. Atatürkçülerin döne döne hatim indirmelerinde ne lezzet bulduklarını bilemem; esasen, Milli Mücadele'nin Gazi'nin bakışıyla anlatımı ve karşılaşılan engellerin nasıl bertaraf edildiğine dair bir müdafaanamedir (Apology). Nutuk'ta itham edilen kişiler, o günlerde kendilerini savunmalarına fiilen imkân olmadığı için zaman içinde tarihi edebiyâtımız bünyesinde bir Nutuk'a reddiye külliyatı teşekkül etmişti ki ayrıntıları hayli uzundur.

Herkesin mâlumu olan şeyleri niçin tekrar ediyorum: Dün bazı gazeteler "Amerikan arşivinden Atatürk'ün en net ses kaydı" başlığıyla takriben 15 dakika uzunluğunda bir belgesel video kaydı yayınladılar; bir yerinde Atatürk'ten "Powerfull Dictator" diye bahsedilen belgeselin bana göre en önemli yeri, Gazi'nin, "Türk milleti tab'en demokrattır" cümlesini söylediği bölümdü. Bazı gazete editörlerinin bu cümleyi "tab'en" yerine "tabben" şeklinde tefsir ederek yayınlamaları dil inkılâbının hayli muvaffak olduğu yolundaki şahsi kanaatimi teyid etmiştir fakat meseleye başka yönden bakmamız gerekecek: Cümlenin hükmü doğru mudur; Gazi'nin, tartışılamayacak bir netlikle telaffuz ettiği o cümle, yani Türk milletinin tab'en demokrat olması, meselâ okul ve resmî daire duvarlarına asılması gereken vecizeler arasında yerini almalı mıdır? Kanaatim şudur: Atatürk bir olguyu tesbit için değil, temennîsini seslendirmek için, âdeta dua sadedinde böyle konuşuyordu. Evet, ABD elçisinin yanında Türk-Amerikan ilişkilerini değerlendirirken demokrasiden bahsetmesi son derece tabii görünüyor ama bütün siyasî rakiplerini bir şekilde ekarte ederek Türkiye'de tek parti yönetimini bizzat tesis etmiş bir liderin, halkını "Tab'en demokrattır" diyerek onurlandırmasında ironik bir veche bulmamak da imkânsızdır. "Bizatihi kendisi demokrat mıydı?" meselesini, tartışmaktan yılmayan televizyon yorumcusu cemaatinin engin dikkatine sunarken ben kanaatimi tekrar ediyorum: Evet, "Ne mutlu Türk'üm diyene" sözünü de ben hiçbir zaman ırkçı bir çerçevede algılamadım; Gazi, bu sözüyle anayasaya göre Türk ıtlak olunanların günün birinde sosyolojik mânâda gerçek bir millet haline gelmesini temennî ediyordu; kaldı ki -va esefâ- bu temennî, bugün için dahi geçerlidir!

Gazi, tab'en, yani yaradılışı icabı demokrat, yani yakın çevresindekilere tahakküm etmeyen, tekebbürden kaçınan, onlarla sıcak ve samimi bir alâka muhitinde bulunmak isteyen bir adamdı; halkı için de aynı sıcak temennîyi seslendirmesini de samimi bulurum fakat demokrat bir idareyi hayata geçirmek konusunda hiç de istekli davranmadığı açıktır. Serbest Fırka tecrübesi, demokratik bir endişeden çok, uysal, iyi huylu muhalefet arayışına hamledilmelidir.

Devletin ve Cumhuriyet'in kurucu lideri ama onun siyaset adamı yönünü hep görmezden geliyoruz; iktidarı daima uhdesinde tutmak, her politikacı gibi onun da en dikkat kesildiği noktaydı. Henüz üst rütbeli bir Osmanlı zabitiyken başlayan siyasi kariyerinde bozgun ve tereddî yoktur; hep kazandı; bu çerçevede Armstrong'un "Bozkurt" nitelemesi hayli isabetlidir.

 
 
 
2012-02-09 08:24:00
hangi gaz abi????
aygazmi, ipregazmi ???neyse ikiside gaz iste demokrat olsa ne olur olmasa ne olur

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.