Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Şevket Tandoğan
SELAM
standogan06@hotmail.com
2012-02-09

Mezhepler

Mezheb, ictihat ehliyetine sahip âlimin (kitap,sünnet,icmâ ve kıyas) kaynaklarından çıkardığı hükümlerin bütünüdür. Gidilecek yol anlamındadır.

İslâm dininde farzlar, vâcipler, sünnetler, haramlar, mekruhlar, müstehap ve mubahlar vardır. Bu çerçevede temizlik, ibâdetler ve tüm hayatı kapsayan iş ve işlemlerle ilgili pek çok hüküm ve mes’ele söz konusudur. Bunların doğru cevaplarını Kur’an, Hadis ve icmâdan bulup meydana çıkarmak, öyle her Müslümanın yapabileceği bir şey değildir. Çok büyük bir ihtisas ve uzmanlık ister. Bunun için “müctehid taslağı” değil, “gerçek müctehid” olmak şarttır.

Müctehid olabilmek için, bütün Kur’an ve Hadis ilimleri ile Arapçayı gayet iyi bildikten başka, mevhibe-i ilâhî olan yüksek zeka, idrak ve îtikat ile ledünnî ilme de mazhar olmak lazımdır.

Ehli-sünnet ve’l-cemaat yoluna uygun olan mezhepler ve imamları şunlardır:

İtikatta hak mezhep ve imam ikidir. Birisi İmam Ebû Mansûr-i Mâturîdî. Diğeri ise İmam Ebü’l-Hasen Eş’arî dir. Bu iki imam arasında birkaç itikat mes’elesinde fark vardır. İkisi de sünnet ve hidayet yoludur. Haktır ve doğrudur. Hanefîler itikatta Ebu Mansur’u Maturidi’yi, Şâfiîler ise Ebü’l-Hasen Eş’arîyi imam kabul etmişlerdir.

Amelde hak mezhep dörttür. İmamları şunlardır:

1- Hanefîler- İmam-ı Âzam Ebu Hanife,

2- Şafiîler- İmam-ı Şafiî,

3- Mâlikîler- İmam-ı Mâlikî,

4- Hanbelîler- İmam-ı Ahmet bin Hanbel. (R.A.)

Bu mübarek müçtehitler Müslümanlar için ilâhi bir rahmettir

Uzun araştırma ve müzakereler sonunda, dînî hükümleri belirleyip netleştirip, tasnif ederek Müslümanların takip edecekleri yolu açıkça ortaya koymuşlardır. Dinin esasında temelde aralarında bir ayrılık yoktur. İkinci derecede bir kısım fer’î konularda ihtilaf etmişlerdir. Örneğin; bu mübarek zatlardan birisi azîmet ve takva yolunu, diğeri de ruhsat ve müsâade şıkkını seçmiş; böylece ümmetin önüne geniş bir rahmet sâhası ve kolaylık yolu açılmıştır.

“Ümmetimin ihtilâfı geniş bir rahmettir” hadisi buna işarettir.

Yukarıda belirttiğim bu hak mezheplerden birine uyan bir Müslüman; doğru yolu bulmuş ve EHL-İ SÜNNET YOLUNA girmiş demektir. Dolayısıyla bu mezheplerden birisini tercih caizdir. Uymak vaciptir.

Bu mezheplerin dışında kalan diğer mezheplere bid’at ehli, hevâ ehli ve fırak-ı dâlle denilir. Bunlar özden sapmışlardır. İfrata veya tefrite kaçan bu fanatik kişiler kendilerinden olmayanları sevmezler, tekfir ederler ve öldürmeyi bile uygun görürler. Bâtınîler, hâricîler, râfızîler mûtezile ve Nusayrîler gibi bazı şîî kolları geçmişte nice Sünni Müslüman’ın kanına girmişlerdir. Tarihteki acımasız mezhep kavgalarını bu katı ve agresif guruplar körüklemiş, Hz.Ali’yi bir haricî şehit etmiştir.

Son günlerde komşumuz Sûriye’de yaşanan, şîîliğin arap kolu Nusayri mezhebinin etkin olduğu Baas rejiminin acımasız katli-âmları buna örnektir.

Suriyede yüzde on civarındaki bu mezhep mensuplarının anti-demokratik yollarla ele geçirdikleri iktidar gücünü kullanarak, ağır silahlarla ve hiç acımadan kendi halkına zulüm etmeleri sapıklıklarını gösteren taze bir olaydır.

Halbuki, ehl-i sünnet mensubu Müslümanlar, genellikle müsamahakârdırlar. Kendi inançlarını kimseye zorla kabul ettirmeye çalışmaz; kendinden olmayanlara saygı gösterir, uygun bir ikna metoduyla onu kazanmaya çalışır.

Hak mezheplere mensup Sünnet ehli Müslümanlar; Ehl’i-beyt’e büyük bir sevgi ve saygı besledikleri gibi, Hz.Peygamberimizin kıymetli halifelerinin tümüne sıralarına göre hürmet gösterirler. Hiçbir sahabeye saygısızlık yapmaz, sövmez ve tekfir etmezler. Aynı zamanda ümmetin birlik ve beraberliğine büyük önem verirler. Tefrikaya karşı çıkarlar. Bütün Müslümanları şefkatle kucaklarlar.

HÜLÂSA OLARAK: Asr-ı saadetten sonra ortaya çıkan hak mezhepler ve tarikatlar; ihtiyaçtan doğmuş örgütlü gönüllü İslâm teşkilatlarıdır. Çok faydalı olmuşlardır. Günümüzdeki bazı sivil toplum kuruluşları ve cemaatlerin gönüllü hizmet yolları bunun değişik tezahürüdür.

Mezhepleri ve tarikatları reddetmek, arkasından hadis ve sünneti hurâfe diyerek görmezden gelmek suretiyle, varsa yoksa “KUR’AN” diyen kimi ilâhiyatçılar, dinimizi budayıp kuşa çevirmek isteyen gâfillerdir.

Günümüz Müslümanlarını bekleyen en büyük tehlike bu mezhepsizlik cereyanıdır. Uyanık olmak lazım.

HÜDÂYA EMANET OLUN…



 
 
 
2012-02-11 08:36:21
iyide o dört mezhep imamlarinin
nerde hata yaptiklarinida yazarsan daha iyi olur yoksa onlari inkar ederek herkes kuran ve sunnetten kendine göre yorumlarsa ozamanda nasil anlarsan öyle uygula mezhebi cikmis olurki felaket asil ordadir.bu zamanda ilimsiz tedrisatsizlik mezhebi zuhur etmistir.12 ilim okunmadan 12 ilim alimini redet

2012-02-11 00:04:05
yasindan buyuk konusma
suhud-1 Nerdenmi ogrendim? kuran ve sunnetten ogrendim ben dinimi.Ayrica meshep imamlari hakkinda ben dusuncelerimi belirttim. Allah onlardan razi olsun. Fakat onlarda bir beser. Hata yapabilirler, ve bunuda kendileri acikliyor zaten. Onemli olan onlarin ictihatlarini kuran ve sunnetin onune gecirm

2012-02-11 00:03:24
Mezhepleri savunanlara
Enam(159)"Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar (cemaatler, mezhepler, hizipler, gruplar vb) var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a kalmıştır. Sonra (O), yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir." Gayet açık değilmi

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.