‘Tinerci olmadım’ diyen Hasan dayı, o kitabındakiler neydi? Şöyle varsayın..
Meslek liseleri var ya..
Tornadan tutun, matbaacılığa kadar, bir çok bölümü var ya..
İmam Hatipler de, aslında o meslek liseleri kapsamında bir bölüm sayılabilir ya..
Bu meslek liselerine, “Alevilik” diye bir ayrı bölüm daha açılsa..
Ve bazı öğretmenler de, bu yeni açılan bölüme tepki gösterseler.. “Biz Alevilik bölümü açılmasını istemiyoruz. Bu sebeple, okuldaki tüm öğrencilerin notlarını, karnelerine yazmayacağız. Karne dağıtmayacağız” deseler.
Ne olur?
Ne kıyametler kopar, değil mi?
“Alevilik bölümü açıldı diye, karne dağıtımı iptal edilir mi?”den tutun..
“Alın işte, teokratik yapı.. Farklı görüşe tahammül edemeyenler, öğrencileri cezalandırıyorlar”a kadar..
“Yobazlar, farklı inançların öğretilmesini engellemek için bunu da yaptılar.. Karne vermiyorlar: Yuuuuh”a kadar..
Ne manşetler atılır, canlı yayınlarda ne oturumları düzenlenir değil mi?
Aslında bu olay, hepten hayali bir olay da değil..
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, böyle bir “karne dağıtmama” rezaleti, bugünlerde yaşanıyor.
Bizim verdiğimiz örnekle, Kıbrıs’ta yaşanan arasında tek fark var..
Açılan yeni bölüm “Alevilik” değil, “İlahiyat” bölümü..
Yeni bölüm “Alevilik” değil de, “İlahiyat” adını taşıdığı için olsa gerek, “Karne vermezük” diye tepki koyanların skandal eylemleri, hiçbir medya organında haber olmuyor.
Sadece Yeni Akit duyuruyor, bu haince tavrı..
“Bize ne canım. Kuzey Kıbrıs’taki olayın neyini yazacağız” diyenler çıkabilir..
Utanmaları yoktur çünkü bunların..
“Suudi Arabistan’daki kadınların araba sürme hakları yok” haberlerini birinci sayfalardan giriyorsunuz da..
“İran’daki kadınların mini etek giyemedikleri için özgürlüklerinin kısıtlandığını” yazıyorsunuz da, Kıbrıs’ta ilahiyat bölümü açılmasına tahammülsüz solak öğretmenleri niye yazmıyorsunuz?
Biz “Dinsiz nesil yetiştirmek istiyorlar” derken, CHP zulmünü yaşamamış olan gençler, olayı abarttığımızı sanıyorlar.
Yok yavrum, yok.. Sen bilmezsin bunları..
Bunlar ne hınzırdır, bilemezsin..
Demokrat görünürler..
Hoşgörü abidesi gibi konuşurlar..
Ama ellerine fırsat geçerse, kendileri gibi düşünmeyenlere, bir bardak suyu bile çok görürler..
Bakınız 28 Şubat sürecinde, başörtülü kızları üniversitelerden atmalarına..
Bakınız İmam Hatip lisesi mezunlarının üniversiteye girememesi için puanlarının silinmesine..
Bu zalimliklerin bir benzerini, şimdi canlı canlı Kıbrıs’ta yaşıyoruz işte..
Kıbrıs’taki o rezaleti yazamayanlar, “Dindar nesil yetiştireceğiz. Gençlerimizin tinerci olmasını istemiyoruz” diyen Başbakan’a köpürüyorlar..
“Dindar yetişmedim.. Tinerci de olmadım” diyerek, akıllarınca Başbakan’ı mat ediyorlar...
Kim bunlar..
Mesela Milliyet’ten Hasan Cemal..
“Dindar yetişmemiş ama, tinerci de olmamış”mış, Hasan Cemal..
Dünkü yazısında, öyle diyor..
Sen ne olduğunu da bilmiyorsun be Hasan dayı..
Hatırlasana, “Kimse kızmasın, kendimi yazdım” diye kitap basan sen değil miydin?
O kitapta sokak aralarındaki tinercileri mumla aratan tinerciliklere nasıl imza attığını anlatmıyor muydun?
Bomba koyup, sonra farklı siyasi görüştekiler bombayı koymuş gibi propagandalar yaptığınızı; kendi arkadaşınızı öldürüp, sağcıların öldürdüğü vaveylası koparttığınızı, sen anlatmıyor muydun?
Tinercilik bu işte..
Sen tinerciliği; gariban çocukların çektiği tinerden mi ibaret sanıyorsun?
Onların tinerciliği, sizin tinerciliğinizin yanında pek bi masum kalır be, Hasan dayı..
O tinerci çocuk, kendini yakıyor..
Olsun olsun, gece yarısı birisinin yolunu çevirir, umduğunu alırsa yol verir.. Umduğunu alamazsa belki onu devirir. Ama suçu; bir kişi ile, iki kişi ile sınırlı kalır, Hasan dayı..
Ya sizin gibi “din eğitimi”ne karşı olanların tinerciliği? “İlahiyat bölümü” açıldı diye, öğrencilere karne dağıtmayanların tinerciliği?
Sizin tinerciliğiniz, bütün bir nesli devirir, Hasan dayı..
1970’te devirdi..
1980’de devirdi..
Hatta 28 Şubat’ta devirdi..
Şimdi de devireceksiniz de, fırsat bulamıyorsunuz..
Wikiliks belgeleri ortaya düşmüş, mit müsteşarı şüpheli sıfatı ile kck kapsamında ifadeye çağrılmış, bu arada Suriye ile kapışma kapıda biz neler yazıyoruz. Kafa karıştıkça, köşeye sıkıştıkça bir alevi mevzusu, bir sol düşmanlığı birde üstüne CHP muhabbeti;yazı yazıldı gündem oluştu değilmi?
çıktıkları için Yunus ve Bektaş’ı,muhafazakar medyada samimi dindarlar savunamıyor.. Sadece,açık ki görev gereği yazanlar cüret edebiliyor..Açıktan amellere karşı çıkmadığı için,panteist olduğu halde Karamanlı’yı,daha açıktan ululamaya devam ediyorlar....İşte bunlardan Kripto ihtiyar
meşhur sufileri yücelterek görevini yine ifa ediyor…..Bizim devlet adamlarının İsrail aleyhine demeçlerini vermeyen STV’nin kardeşi Zaman gazetesinin yazarı İ.Pala da,’’bizim Yunus’’ demeye cüretle devam ediyor..Kızılbaş Şah İsmail ve Kzılbaş Yunus romanları yazdı.
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155