Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Kenan Alpay - Yeni Akit
kenanalpay@yeniakit.com
2012-02-09

Türkiye’deki Baas / Esed Lobisi

Suriye’de Baas/Esed cuntasına karşı aylardır sürdürülen mücadelenin anlamsızlaştırılması ve itibarsızlaştırılması gibi son derece çirkin ve kirli propagandalar yürütülüyor. Adeta Baas/Esed cuntası adına Türkiye’de muazzam bir ‘lobi’ faaliyeti yürütülüyor.

‘Lobi’ faaliyetleri denince ilk elde Batılı başkentlerde üstlenmiş, emperyalizm ve Siyonizm adına faaliyet yürüten siyasal, kültürel veya medyatik manipülasyonlar organize eden profesyonel kadrolar anlaşılıyor. Bu doğru olmakla birlikte son dönemlerde iyiden iyiye Müslümanlara da sirayet eden kimi gönüllü kimi de profesyonel düzeyde seyreden bir lobicilik hastalığına dikkat çekilmesi gerekiyor. Aksi takdirde söz konusu lobi faaliyetlerinin etkisiyle yanlış cephede saf tutanların zalim sistemlerin bekası adına mücadele verdiklerini görmemiz mümkün olmayacak.

Hiçbir işgal, katliam, işkence veya sömürü politikası bizzat kendisini öne sürerek lobi faaliyeti yürütemez tabii ki. Bunları meşrulaştıracak tutarlı-tutarsız birçok tez ileri sürülebilir. Suriye meselesi üzerinden bu konuya bir göz atarsak karşımıza neler çıkıyor, bir bakalım.

Sosyalist Sol Kanat

Suriye’deki yarım asırlık eli kanlı Baas/Esed cuntasına doğrudan doğruya sahip çıkabilecek cesaretteki tek oluşum İşçi Partisi/Aydınlık ve Ulusal Kanal çevresi. İP-Aydınlık çevresi İslam düşmanı bütün iğrenç siciline rağmen Müslüman mahallede azımsanamayacak kadar ahbap-çavuş ilişkisi kurmuş. Ulusal Kanal’da neredeyse her akşam en az bir ‘İslamcı’ irşat programı yapıyor. “Şeytan Ayetleri” başta olmak üzere mide bulandırıcı dizi yayın ve kitaplar, ispiyonlanıp müebbet hapse mahkûm ettirilen Müslümanlar, Ergenekon-Balyoz çeteleriyle iş tutmalar vs. çok çabuk unutulmuş! İran ve Suriye ile dayanışmak, AKP’ye, ABD’ye karşı safları sıklaştırmak için zaten başka zemin mi kaldı, değil mi?

Aynı şekilde TKP, EMEP, ÖDP başta olmak üzere sol-sosyalist kesimlerin Suriye meselesini ele alış tarzı da Kemalist CHP’den hiç de aşağı kalır gibi değil. Baas/Esed cuntasına en başta anti-emperyalist ve anti-Siyonist misyonlar yükleyen sol-sosyalist kesimlerin asıl hedefi “emperyalizmin işbirlikçisi, gerici İslamcı İhvanı Müslimin muhalefeti” elbette. Şam’daki Esed/Baas cuntasının sarayını türbeye döndürdüler neredeyse. Şam’dan gelen heyetler de düzenli aralıklarla Türkiye’deki sol-sosyalist kitle örgütlerini bilgilendirerek ‘küresel oyunları’ deşifre ediyorlarmış. Nihayet sol-sosyalist partiler hem kendi tabanlarını hem de laik-ulusalcı kamuoyunu mealen şu tezle ikna etmeye çalışıyorlar: “Suriye’de işler yolunda. ABD emperyalizmi ve işbirlikçisi AKP her zamanki gibi yalan uyduruyor. Suriye’de katliam, işkence filan yapılmıyor, tersine Baas rejimi hem dinci gericiliğe hem de neo-liberal saldırılara karşı aslanlar gibi direniyor.”

İran-Hizbullah Çizgisi

Bazı İslami çevreler ve haber merkezlerinin durumu ise sol-sosyalist kesimlerle kıyaslanamayacak kadar hem gerçeklerden hem de İslami-ahlaki ilkelerden kopuk. Bu çevreler Suriye meselesini ele alırken İran ve Hizbullah’ın strateji ve söylemini her şeyin üstünde tutuyor. İran ve Hizbullah’ın stratejisini adeta Ümmetin bütününün fevkinde görüyorlar.

İran-Hizbullah çizgisi üzerinden Türkiye’de sürdürülen siyasal tutum eli kanlı Baas/Esed diktatörlüğünü meşrulaştırırken hem küfür ve zulmü görmezden geliyor hem de Müslüman bir toplumun zulme başkaldırma hakkını aşağılayıp kınıyor.

Baas Cuntasının döktüğü kanları, yıktığı şehirleri ‘Kudüs Aşkı’ denilen sihirli bir formül görünmez kılıyor. Üstelik Kudüs’te her Cuma Suriye halkı ile dayanışma eylemleri düzenleniyor olmasına rağmen! Kâfir ve zalim bir Firavun düzenini temsil eden Baas/Esed cuntasına karşı canlarından geçen Müslüman kardeşlerimize nasıl oluyorsa “Şehadet” hatta mazlûmiyet dahi layık görülmüyor. Çünkü Suriyeli Müslümanlar, İran ve Hizbullah’ın stratejik çıkarlarına ters düşüyorlar. Aldatılma, kullanılma ve daha ötesinde işbirliği-ihanet gibi en çirkin isnatlarla kamuoyuna lanse ediliyorlar.

Suriyeli Müslümanlar, ABD veya Rusya’nın, İran veya Suudi Arabistan’ın stratejik hesaplarıyla uyumlu olmak zorunda değiller ki. Katil Baas Cuntasına neden ve ne zamana kadar boyun eğeceklermiş?

Rıza Pehlevi Şahlığına veya Saddam Baas’ına karşı kıyam etme hakkı var da Suriye/Esed Baas’ına kıyam etme hakkı yok mu?

İran veya Hizbullah’tan izin veya onay al(a)mamış bir kıyam meşru sayılmıyor mu?

İran ve Hizbullah veya bu paralelde hareket ederek gelişmeleri çözümlemeye çalışanlar, Suriye’deki Müslümanlara yapılan zulümlerden ağır bir pay kazanmaktadırlar.

Zalim ve kâfir bir cuntaya başkaldıranlar değil ancak ona destek olanlar kaybedecektir.

 
 
 
2012-02-10 08:21:48
Kuyruk acısı
Yazar efendi;bu telaş neden?aylardır körüklediğiniz fitne yüzünden binlerce insan öldü,ne sandınız,15 günde beşşar gider,işbirlikçi ihvanul müşrikun hareketi başa geçer,suriye ve bölge yontma taş devrine geri döner.boşuna çabalamayın,suriyede kaybettiniz,halkımız yapılan vahşeti asla unutmayacak.

2012-02-10 03:44:18
türkiyedeki cıa cılar kim?
Tutturmuşsun baas şöyle,baas böyle,arkadaş biraz da bölgemizi kan gölüne çeviren cıacılardan bahsetsene,işine mi gelmiyor,yada aynı gün seni de çalıştığın yerden şutlarlar.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.