Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Aziz Üstel - Star
2012-02-09

Kontrgerilla'nın atası Teşkilat-ı Mahsusa

İttihatçıların komitacı, eylemci, fedai ve hayalci yönünü Teşkilat-ı Mahsusa simgeler. Örgüt, İttihat ve Terraki'yle bütünleşmiş, onun alınyazısını belirleyici eylemlerde yer almış, onu örten esrarın kalıcı bir öğesi olmuştur." Böyle tanımlar Prof. Tarık Zafer Tunaya, Teşkilat-ı Mahsusa'yı. Örgütün ortaya çıkması 1911-12 yıllarında, Trablusgarp Savaşı'na rastlar. İtalyanlara karşı, Enver Bey'in (Paşa) önderliğinde büyük işler başarır. Daha sonra Balkan Savaşları'nın ilk dönemlerinde cepheye Teşkilat-ı Mahsusa adı verilen kıtalar sürülür. Bu kıtalar, sayısı beş bini aşan mahkum ve sabıkalılardan oluşur.

Teşkilat-ı Mahsusa adı "Force Speciale"nin çevirisidir ve Harbiye Nezaretine bağlı bir resmi dairedir kağıt üzerinde. Kurucusu Enver Paşa, örgütün merkezi Şeref Sokağı, Nuruosmaniye, Tasvir-i Efkar Matbaası Karşısı No 39'dur ve Enver Paşa, Irak cephesinden çok güvendiği Süleyman Askeri Bey'i işin başına koyar. Örgüt dört masaya ayrılmıştır:

(1) Rumeli Masası Arif Bey (2) Kafkasya Masası Yüzbaşı Rıza Bey (3) Afrika Masası Hüseyin Tosun ve Tunuslu Ali Başhamba (4)
Merkez Erzurum olmak üzere, Doğu İlleri Masası Dr. Bahattin Şakir ve Rüşeni Beyler.

Örgüt küçük askeri birlikler oluşturur, çeteler kurar, hapishanedeki suçluları devşirerek onları infazlarda kullanır. İttihatçıların vatan haini saydığı ve ölümüne karar verdiği kimseleri öldürür. Parası Harbiye Nezareti'nin örtülü ödeneğinden karşılanır. Kararların hiçbiri yazılı alınmaz hepsi sözlüdür. Örgütün temeli iki sütuna dayanır: Türkçülük ve İslamcılık. Amaç İslam dünyasını tek bayrak altında toplamak; Türk ırkını siyasal birlik içinde bulundurmaktır. Teşkilat-ı Mahsusa, Meclis-i Mebusan'da çok sık eleştirilir, ordunun ahlakını bozduğu öne sürülür. Ahmet Rıza Bey "caniler orduyu ele geçirdi!" diye bağırır kürsüden. Örgüt yüzlerce kişiyi "vatana ihanet" ettikleri gerekçesiyle öldürmüştür. Örgütün dağılmasından sonra yerine geçen Karakol, aynı yöntemleri uygular. En büyük suç şöyle tanımlanır: "Düşmanla işbirliği yapmak ve Türkleri imhaya çalışmak." Bu tanıma o kadar çok kişi girmiştir ki, tıpkı daha sonra Kontrgerilla ya da JİTEM'in işlediği cinayetlerde olduğunca, "Suratını beğenmedik... Gülüşü sinirimizi bozdu... Benim sevgilime göz koymuştu..." gibi gerekçelerle tetiğe basılmıştır.

Genç Cumhuriyet'in istihbarat birimi MAH, Teşkilat-ı Mahsusa ve Karakol Örgütünün mirası üzerine yükselecek, hatta Karakol'un önde gelenleri MAH'da görev yapacaktır gelecekte...

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.