Mehmet Şeker - Yeni Şafak
mseker@yenisafak.com.tr
2012-02-09
Bir sonraki düğün
Seneler geçiyor, yaşı ilerliyor, artık toy delikanlı değil; bu çocuğun evlenmeye niyeti yok galiba derken bir baktık nişanlanmış.
Düğün tarihini de belirlemişler: 23 Ekim.
Oh maşallah! Hayırlı olsun.
Birkaç ay sonra telefonla aradı; vakit tamama ermişti.
"Geliyorsun değil mi?"
"Elbette, inşallah."
***
Ertesi gün törene gitmeye hazırlanıyorduk ki Van büyük bir depremle sarsıldı.
Oradaki yakınlarımızdan haber almaya çalışırken, kapıldığımız telaş içerisinde düğüne gitmeye fırsat bulamadık.
Sağolsun, değerli kardeşim Mustafa Kartoğlu durumu anlayışla karşıladı.
Davetlilerin çoğu hısım akraba ise, önemli bir kısmı da Star Gazetesi Ankara Temsilcisi "Damat Bey"in basın mensubu arkadaşlarıydı.
Deprem büyük olunca, evdeki hesap tutmadı.
***
Bazıları haber peşine düştü, birkaçı oradaki yakınlarıyla temas kurmaya çalıştı, kimileri de muhtemelen bahane etti.
Törende hoplama zıplama kısmı iptal edilmiş, müzik grubu programa taziye ile başlamış.
Öğrendik ki tebrik etmek için gitmekte gecikirsek, bir süre sonra "Allah analı babalı büyütsün" demeye gitmiş olacağız.
Ne güzel bir haber!
***
Yıllar önce bir arkadaş ikinci defa evleniyordu.
Düğüne davet etmişti.
Grup halinde gittik, salonda buluştuk.
Henüz dışarıda bekleşirken, arkadaşlardan biri günün anlam ve önemine dair bir söz söyledi:
"Yahu ayıp oluyor İsmail'e... O bizi ikidir çağırıyor, toplanıp geliyoruz. Fakat mahcup durumdayız. Biz daha onu ancak bir kere çağırabildik."
***
Bir başka arkadaş da üçüncü nikâhına çağırmıştı.
Gidemedim.
Ankara'daydı tören.
Gideceğini söyleyen bir başka arkadaşa sordum ertesi gün.
"Gittin mi?"
"Yok" dedi, "sen?"
"Maalesef ben de gitmedim."
"Neyse" dedik, "bir dahaki sefere gideriz artık."
***
Bir süre sonra duyduk ki üçüncü eşinden de ayrılmış arkadaş.
Şakasını yapmaya da gelmiyor bazen.
Bu işler, hakikaten ince işler.
Keşke konunun ne kadar nazik olduğunu, şaka yapmaya niyetlenenler de bilse.
***
Gidemeyişimin sebebini bildirip mazur görmesini istediğimde Mustafa, futbolcular gibi konuşmuştu.
"Sağlık olsun. Önümüzdeki düğünlere bakacağız artık!"
Aynı şeyi eşine de söylemiş.
Gelin Hanım ise haklı bulmuş onu:
"Tabii... Oğlan olursa sünnet düğünü!"
Hoş olan taraf, fakirin mazeret beyanı ile bebek müjdesinin aynı güne denk gelmesi.
• - • - • - • - • -
• • • • •
• • • • •
• - • - • - • - • -
• • • • •
• • • • •
ADANA
ADIYAMAN
AFYON
AĞRI
AKSARAY
AMASYA
ANKARA
ANTALYA
ARDAHAN
ARTVİN
AYDIN
BALIKESİR
BARTIN
BATMAN
BAYBURT
BİLECİK
BİNGÖL
BİTLİS
BOLU
BURDUR
BURSA
ÇANAKKALE
ÇANKIRI
ÇORUM
DENİZLİ
DİYARBAKIR
DÜZCE
EDİRNE
ELAZIĞ
ERZİNCAN
ERZURUM
ESKİŞEHİR
GAZİANTEP
GİRESUN
GÜMÜŞHANE
HAKKARİ
HATAY
IĞDIR
ISPARTA
İSTANBUL
İZMİR
KAHRAMANMARAŞ
KARABÜK
KARAMAN
KARS
KASTAMONU
KAYSERİ
KIRIKKALE
KIRKLARELİ
KIRŞEHİR
KİLİS
KOCAELİ
KONYA
KÜTAHYA
MALATYA
MANİSA
MARDİN
MERSİN
MUĞLA
MUŞ
NEVŞEHİR
NİĞDE
ORDU
OSMANİYE
RİZE
SAKARYA
SAMSUN
SİİRT
SİNOP
SİVAS
ŞANLIURFA
ŞIRNAK
TEKİRDAĞ
TOKAT
TRABZON
TUNCELİ
UŞAK
VAN
YALOVA
YOZGAT
ZONGULDAK
BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155