Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Şahin Alpay - Zaman
2012-02-09

Kürtçe bir medeniyet dilidir

Ben bir yorumcu olarak siyasilerin bir gün böyle, öteki gün şöyle konuşmalarının yadırganmaması gerektiğini biliyorum.


Siyasilerin de onlar bir gün böyle, öteki gün şöyle konuştukları zaman medya mensuplarının bunun nedenlerini sorgulamalarını, onların işlerinin bir gereği olarak kabul etmeleri beklenir. Başbakan Erdoğan'ın "dindar nesiller yetiştireceğiz" şeklindeki sözlerinin beni niçin şaşırttığına geçen yazımda değindim. Geçen hafta Başbakan gibi, yardımcısı Bülent Arınç da söyledikleriyle beni şaşırttı. Ben Sayın Arınç'ın Milli Görüş Hareketi'nin ana gövdesinin "İslamcı gömleği"ni çıkarmasında, RP'den AKP'ye geçişte oynadığı rolün farkındayım. Onun çoğu kez özgürlük ve demokrasiden yana tavır almasını takdirle karşıladım.

Arınç, KCK davasında Kürtçe savunma yapılmasına izin vermeyen mahkemeyi eleştirip "Bir sanık, savunma hakkımı Kürtçe yapmak istiyorum diyorsa buna izin verilmeli..." (3 Mart 2011) dediğinde de takdir ettim. Bütçe görüşmelerinin son gününde, "Kürtlerin varlığı bin seneden beri bir gerçektir... Bir insanın kimliğini inkâr etmek o insanı inkâr etmek gibidir... Hepsi, kim ne varsa bu topraklar üzerinde o kimliğe saygı duyacağız, o kimliğin bütün kültürel haklarını, anayasal haklarını vereceğiz, tanıyacağız, diline saygı duyacağız... Irkçılığı reddediyoruz. Ben Kürt'üm diyen bir insanın eğitim, kültür, dil hakkı ne varsa vereceğiz... Bu, ulufe, bahşiş değil..." (22 Aralık 2011) dediğinde, Kürt kimliğinin bütün gerekleriyle tanınması hükümetin gündeminden çıkmadı diye umutlandım.

Derken ne oldu? AKP hükümeti, Uludere'de geçimini koruculuk ve kaçakçılıktan sağlayan 34 Kürt köylünün PKK militanı sanılıp bombalanarak öldürülmesinden sonra halktan bir özür bile dilememişken, Arınç çıktı ve anadillerinin "bir medeniyet dili olmadığını" söyleyerek Kürtleri adeta manevi bir bombalamaya tabi tuttu. Kürtlerin anadilde eğitim talebiyle ilgili bir soru üzerine şunları söyledi: "Birincisi anayasal engel var. İkincisi anayasal bir engel olmasa, Kürtçe eğitimin kaliteli bir eğitim olabileceğine inanıyor musunuz? Bir medeniyet dili midir Kürtçe?.. Şartlar elverirse sadece seçmeli ders olabilir. Yoksa bu dilde ilköğretimden üniversiteye kadar Kürtçe eğitim yapılması mümkün değildir." (4 Şubat 2012)

Arınç'a cevaben söyleyeceklerim şunlar: Türkiye'nin bütünlüğünü korumak, huzur ve istikrar sağlamak istiyorsak, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasiyi hakim kılmak zorundayız. Bunun birinci gereği, Türkiye'de Kürt halkının da yaşadığını kabul etmektir. Bunu kabul etmek, öncelikle onun dil ve kültürüne saygı göstermek, serbestçe yaşanmasını güven altına almak demektir. Onlara "sizin diliniz medeni bir dil değil, bu dilde eğitim yapılamaz" demek, ne yazık ki onları aşağılamanın, rencide etmenin bir yoludur.

Kürtçe zengin bir edebiyat geliştirecek kadar "medeni" bir dil. Irak Kürdistanı'nda anaokuldan üniversiteye her kademede Kürtçe eğitim yapılıyor. Eğer Türkiye'de düzgün Kürtçe bilen öğretmen bulmakta güçlük çekiliyorsa, bunun sorumluluğu Kürtlüğü inkâr ve asimilasyon politikalarına aittir. Değiştirmeyi vadettiğiniz 12 Eylül anayasasına sığınarak "Kürtçe eğitim yapılamaz" derseniz, bundan sadece Kemalizm'i İslami bir renge büründürerek sürdürmek istediğiniz anlamı çıkar. Yok, yeni anayasa ve yasalarla özgürlükçü ve çoğulcu demokrasiyi yerleştirmek istiyorsanız, o zaman Kürt kimliğinin özü demek olan Kürtçe dilinin serbestçe kullanılmasının önündeki bütün engelleri kaldırır, Kürtçe bilgisinin geliştirilmesine geniş kaynak ayırır, Kürtçe bilen öğretmen yetiştirir, Kürtçenin bir eğitim dili olarak gelişmesini sağlayacak tüm önlemleri alırsınız.

Ankara'nın Arap Uyanışı sonrasında bölgesinde demokratikleşmenin teşvikini esas alan bir dış politikaya yöneldiği söylenebilir. Bu politikanın inanılırlığı, kendisinin bir özgürlük ve demokrasi kalesi olmasına, öncelikle de Kürtlerinin demokratik taleplerinin karşılanmasına bağlı.

 
 
 
2012-02-10 08:33:09
yazar efendi fitnelik yapma
"ırak kürdistanı'nda anaokulundan üniversiteye kadar kürtçe eğitim yapılıyor"diyiyorsun. ama orda hepsi kürt, bizim okullarımızda türk,kürt,laz,çerkez, pomak, arnavut, arap,acem v.s şimdi bunlara ayrı ayrı anadilde eğitim nasıl yapacaksın bunun mümkün olmadığını sende biliyorsunda amacın fitnelik...

2012-02-10 03:42:17
Türkçe Medeniyet Dilimidir....?
Türkçede ki, Kelimelerin çoğu Farsça,Arapça,Bir kısmı ingilizce,Fransızca vb... kökenli...Böyle Bir dil .. Türkçe.... Medeniyet dilimidir... Etnik kökene dayalı Faşiştlikten sonra bir de dil faşiştliği yapmaya başladılar...

2012-02-10 03:38:07
Olmayan medeniyet
Kurtleri asagilamama ve rencide etmeyelim derken ilmi hakikatler ters yuz edilemez.Tarihte Kurtler kendi devletlerini kuramadiklari icin medeniyetlerini olusturamadilar.Ancak hakimiyetlerine girdikleri ustun medeniyetlerin semsiyesi altinda sivrilebilen Kurt kimlikli sahsiyetlerden bahsedebiliriz.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.