Zulme karşı çıkmak elbette çok güzel, çok doğru, çok haklı bir davranış biçimi!
Ancak zulme karşı çıkarken ayrım yapmak yani bazı zulümlere karşı yüksek perdeden açıklamalar yaparken öteki zulümleri görmezden gelmek olur mu? Olmaz tabii!
Böylesi bir ikilem asla onaylanamaz!
Eğer Suriye'deki Esad zulmüne karşı çıkıyorsanız, bunu kınıyor ve mutlaka hesap sorulacağından söz ediyorsanız aynı şekilde bölgemizdeki ABD zulmüne de karşı çıkmak zorundasınız demektir!
ABD zulmüne karşı çıktığınız gibi belki hesap soramayabilirsiniz ama yapacağınız yine de bir şeyler vardır.
Mesela hesap soramayabilirsiniz ama onlara yaptıkları zulümlerinde yardımcı olmaktan kaçınabilirsiniz!
Eğer onlara yaptıkları zulümlerde yardımcı oluyorsanız Suriye'de yapılan zulme karşı meydan okumanızın da bir anlamı kalmaz!
Irak'taki zulümden, Libya'daki zulümden, Mısır'daki zulümden söz edenler şimdi bu ülkelerde yaşananları içlerine sindirebiliyorlar mı?
Yani Saddam gidince Irak'ta zulüm sona erdi mi?
Ya da Kaddafi gidince Libya'daki zulüm bitti mi?
Onlarda da bitmedi, Mısır'da ve Tunus'ta da zulüm bitmedi!
Zalimin biri gitti, ötekiler geldi!
Hal böyle olunca bir zalime karşı çıkarken öteki zalime alkış tutan ve onlara yardımcı olanlara ne denir?
Bunlara denilecek tek laf vardır:
Bırakın bu çifte standardı ve ikilem içinde yaşamaktan kurtulun!
Zulme karşıysanız bütün zalimlere karşı bayrak açın!
Bir zalime karşı efelenip gezerken öteki zalimin her yaptığını onaylamaktan ve onlara destek olmaktan mutlaka vazgeçin!
Diyelim ki Irak olayı acemiliğinize(!) denk geldi ve ABD'nin ne yapmak istediğini pek kavrayamadınız onun içinde Büyük Ortadoğu Projesi gibi projelerin eş başkanı olmayı iyi bir şey sandınız!
Ama sonra Irak'ta neler yaşandığını gördünüz!
ABD ve müttefiklerinin Irak'ta yaptıklarını gördükten sonra onlarla birlikte olmak ve onların öteki Müslüman ülkeleri de aynen Irak gibi perişan etmelerine göz yummak yakışık alır mı?
Suriye'de işlenen cinayetlere göz yumduğunu iddia ettikleri İran gibi ülkeleri "Bu nasıl Müslümanlık?" diye eleştirenlerin aynı soruyu kendi kendilerine de sormaları gerekmez mi?
"Büyük Ortadoğu Projesi gibi Müslümanlara kan kusturan projelerde bizim ne işimiz var?" diye bir nefs muhasebesi yapmaları gerekmez mi?
milli görüsü cok iyi bilirim,polemige girmeye gerek yok söylediklerimi iyi analiz ederseniz ne demek istedigimi anlarsiniz,benim bagli oldugum görüs kuran ve sünnettir baska hic bir cemaatle,görüsle bagim yoktur,ben muminim diyen kardesimdir,kurtulus hic bir cemaatte degil islamdadir
Evet biz Milli Görüşçüler olaylara İslam'ın penceresinden bakarız. Allah'tan başka hiç bir güçten korkmayız.Bu korkuyu üzerinden atmak istiyorsan Milli Görüşçü olman gerekir. Kafirlerle işbirliği yapılmaz. Şayet Türkiye dik dursaydı ABD Irak'a adımını atamazdı.Kurtuluş için Milli Görüş tek çaredir.
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155