“Cabir’den rivayet edildiğine göre, kendisini Peygamber (s.a.v)’in şöyle buyurduğunu işitmiştir:
“— İnsan evine girdiği zaman, eve girişinde ve yemek yiyişinde Allah’ı anarsa (kendi arkadaşlarına ve yardımcılarına) :
— Size (burada) gecelemek de yok, yemek de yok, der. Eve girip de, girişi anında Allah’ı anmazsa, Şeytan: Siz, geceleme yerime kavuştunuz, der. Eğer yemek yiyişinde de Allah’ı anmazsa, Şeytan: Siz hem geceleyecek yere, hem de yemeğe kavuştunuz, der.” Müslim: (36) Kitabu'l-Eşribe, Hadis: 103.
Şeytan: Eminim sen ve birçok okuyucuların bu hadisi bilmiyorlar. Yanılıyor muyum?
F.b: Yanılıyorsun demeyi okadar çok isterdim ki… İnşaallah bu sayfayı okuyanlar bir daha asla unutmayacaklar… Senin varlığını onlara tekrardan hatırlattıysam ne mutlu bana…
Şeytan: Bu hadisten ne anlıyorsun?
F.b: O kadar çok şey anlıyorum ki… Maddeler halinde anlatabilirim;
1- Allah’ı anmanın önemi, gücü ve şeytanlar üzerindeki öldürücü darbesi
2- Tüm insanların kolayca anlayabilmesi için verilmiş mükemmel bir örnek.
3- Şeytanların kendi aralarında konuşurlar
4- Şeytanlar insanları adım adım izlerler
5- Şeytanlar insanlardan önce eve girmezler
6- Şeytanlar insanların dillerinden anlarlar ve işitirler
7- Şeytan insanların yemeklerine bile musallat olurlar
8- Şeytanların bir evde gecelemeleri bile istenmez
9- Şeytanlar evlerde gecelemek isterler.
10- Şeytanın varlığın hatırlatılıyor
11- Besmelenin gücü…
Şimdilik aklıma gelenler bunlar ama eminim ki bir hadis âlimi onlarca hükümler çıkarır bu hadisten.
Şeytan: Besmelenin gücünü siz Türkler anlamadığınız için pek önemsemiyorsunuz.
F.b: Besmelenin gücü ile ilgili ayet ve hadisler bilirim. Birkaç tanesini söyleyeyim:
“Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!
Onların yanımda bulunmalarından da sana sığınırım, Rabbim!” Mu’minun. 97-98
Şeytan: Bizim kışkırtmalarımızdan neden başkasına sığınma ihtiyacı duymuyorsunuz? Bunu düşündün mü hiç? Peygamberiniz bile bizim şerrimizden Allah’a sığınıyor… Neden şerrimizden korunacak gücü kendinizde bulamıyorsunuz?
F.b: Bu açıdan bakmamıştım hiç. Hatırlatman iyi oldu. Sesli düşünüyorum şimdi:
- ‘Şeytan ve şerleri…’
- ‘Şerrini insanı helaka sürüklemek için kullanmak isteyen bir insan düşmanı… İnsan cinsindeki varlıklara savaş açmış ve zerre kadar acıma duygusu olmayan şeytan ve şerleri…’
- ‘kendisine sığınıldığında bu şerre engel olacağını vaad eden bir yaratıcı…’
- ‘Kendisine (Allah’a) sığınan bir insan sığındığı varlığı sever ve saygı duyar. Bu sevgi ve saygı diğer ibadetlerin kapısını da aralar. Bu açıdan bakıldığında tamamen insanın faydasınadır bu sığınma…’
- ‘Şeytan, kendisindeki bu gücü her zaman insana kullanmak ister ve Allah da bu güce engel olarak insana karşı ne kadar da merhametli olduğunu gösterir.’
- Şeytanın şerrinden Allah’a sığınıyorum diyen bir insan Allah’taki bu gücün varlığını ikrar etmiş olur.’
- Şeytanı yaratan gün şeytanın şerlerini ve bu şerri kullanacakları anları çok iyi bilir. Bu, günün herhangi bir saatinde olabilir. Bu şerri def edeceğini vaad eden Allah’u Teâlâ kendisine sığınan kulu her an görüp işittiğini de ikrar etmiş olur. Aslında tam bir iman itirafı yaşanır besmelede…’
- Günün her saatinde Allahtan başka şeytanın şerrinden koruyacak hiçbir etken bulunmaz.
***
‘Şeytanın Ömründe 1 gün’ isimli kitabımdan bir parça…
ruhu akli doyurmak mümkün degildir.müslüman allah`in talebine kayitsiz sartsiz teslim olan demektir.allah´in talebini bilmeden,aklini tasavvurunu sahibine/yaratanina insa ettirmeden,bir insan nasil ona teslim oldugunu söyleyebilir.
ettirmeyen,ibadetini ve taatini sekle hasreder.böyle bir dindarliga kur`an"dindarlik gösterisi"adini verir.namazlarda okudugumuz"maun suresi"ibadetle o ibadetin amaci arasindaki bu kopmaz iliskiyi islemekte ve bu iliskiyi kurmayanlara"yaziklar olsun"bu tür davranisin"dindarlik gösterisi"
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155