Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Taha Kıvanç - Star
tkivanc@stargazete.com
2012-02-10

Siyasetin doğa yasaları

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç "Aklımla açıklamakta zorlanıyorum" demiş, ama kendisini biraz zorlarsa ne olduğunu kolayca anlayacaktır. Şu sıralarda olup biten her şey siyasetin doğa yasalarına uygun cereyan ediyor çünkü...

"Doğa yasası mı, o da nereden çıktı?" diye sormayın sakın...

Sizler de biliyorsunuz: Hayatta '2+2=4' netliğinde evrensel gerçekler var. 'Yanıcı ile yakıcıyı biraraya getirirseniz yangın çıkar' tespiti böyle bir gerçekliktir. Dünyada keşifler ve icatların anası evrensel gerçeklerdir; muhayyilenizi kullanır, bildiğiniz doğrulardan hareketle yeni buluşlara ulaşırsınız...

'Evrensel gerçekler' yanında bir de 'doğa yasaları' var. İsmet Berkan'ın ilgi alanına girmek istemem, ama yine de bir deneme yapayım: 'Doğa yasaları', doğruya veya gerçeğe çok yakın, ancak hiçbiri tam-doğru ve tam-gerçek sayılmayacak olan, doğada varlığı hissedilip matematiksel ifadeye gelebilen kurallardır.

Hayatım siyaset alanındaki 'doğa yasaları' peşinde geçtiği için biliyorum: "Siyaset aynı kaynaktan beslenen iki farklı çıkarın peşindeki güçlerin mücadele alanıdır; gücünü sürekli koruyabilmiş bir siyasi güç yoktur."

Gözlemlerimden çıkardığım bir başka siyasi doğa yasası da şudur: "Siyasette gücü bekleyen esas tehlike, salt güce hayran kişi veya kadroların yol arkadaşı olabileceğini sanmalarıdır; güçlerini genellikle onların hataları yüzünden kaybederler..."

Üzerlerinde düşünün bakalım.

Ne yalan söyleyeyim, ben, epey bir zamandan beri siyasi hayatımızı derinden etkileyecek bir gelişme beklentisi içerisindeydim. Herhalde yazılarım ve yorumlarımdan sizler de bu olumsuz beklentimi sezmişsinizdir. 'Ergenekon' ve ilişkili davalar yolunda giderken, toplum bir daha olağanüstülüklerle karşılaşmayacağı konusunda ikna olmuşken, yanlışlarla karşılaşmaya başladığımız ilk günden beri...

İlk gün, kamuoyunda 'gazeteci' kimliğiyle tanınan iki kişinin, yazdıkları kitaplar ve haberler yüzünden, 'terör örgütüne yardım ve yataklık' iddiasıyla gözaltına alındığı gün oluyor... İki 'gazeteci' 100 günü aşkın bir süredir cezaevinde yattıklarına göre, benim pimpirikliğim de en az 100 günlük bir geçmişe sahip...

Olan çok garipti gerçekten; Bülent Arınç'ın "Aklımla izah edemiyorum" dediği türden... Orada da kalmadı garip olaylar, KCK operasyonlarından birinde, ikisi de yurtdışına açık, ikisi de belli bir kamuoyunun yakından tanıdığı -biri öğretim üyesi, diğeri yayıncı- iki kişi daha cezaevine kapatıldı.

50 gündür onların hapislikleri yüzünden kopan gürültüyle boğuşuyoruz. Yakın zamanlara kadar Türkiye'yi, ekonomisini, sivil-asker ilişkilerini yoluna koyup demokrasisini güçlendirmesini, bölgede oynadığı olumlu rolü ve bunları sağladığına inandıkları hükümeti övmek için fırsat kollayan yabancılar, onların sözcüsü durumundaki yabancı gazeteler, o gün bugündür küsler... Küs kalsalar neyse, ülkemizi eleştiri sağanağı altında tutuyorlar...

Ak Parti'nin oluşturduğu hassas ittifaklar da bu yüzden bozuldu.

Tabii daha yakın zamanlarda yaşanmış, devlet adına PKK'lılarla görüşen görevlilerin ses kayıtlarının internet sitelerine düşmesi, Uludere'de yaşanan 34 vatandaşın hayatını TSK uçaklarının açtığı ateşle kaybetmesi tuhaflıkları da var... Daha doğrusu, hükümetin bu iki konuda sergilediği atalet görüntüsü...

Hangi hükümet veya siyasi çizgisinin destekçileri, sonuçta iktidarlarını zora düşürecek, kendi kamuoylarını bile afallatacak, çok zor kurulmuş ittifaklarını yerle bir edecek yanlışlığa göz göre göre imza atar?

Şöyle de sorabilirim soruyu: "Hangi güç, gücünü artırmayla ilgisi bulunmayan bir konuda basit hatalar yaparak gücünü azaltmayı göze alır?"

'Güç' olarak tanımlayabileceğimiz hiçbir güç buna izin vermez; o güçten güç almış başka birileri onlara yaptırır, güç sahibine de yapılanı savunmak düşer...

MİT'in eski ve yeni müsteşarının devlet adına yürüttükleri müzakereler yüzünden ifadeye çağrılması hükümet için 'alarm zili' yerine geçer mi acaba?

Nedense son gelişmeden bu yana endişem daha da arttı; yeni yanlışlıklar yapılmasından endişeliyim.

 
 
 
2012-02-10 09:55:37
yanıcı ile yakıcı bir araya gelirse
ne olur? patlama olur. bu tahmincilerin ve beşerin görüşü. aslında ne olur su olur kar olur dolu olur. gerçeğin ta kendisi de bu

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.