Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Hayrettin Karaman - Yeni Şafak
2012-02-10

Tarih mirası değerler

İslam ümmeti 610 yılında gelen ve daha öncekileri tamamlayan, bozulanları düzelten son ilahî mesaj "İslam" ile oluşmaya başladı ve 1400 yıldır çığ gibi büyüyerek geliyor. Bizim kavmimiz ve onun tâbileri de 9. Yüzyıl'dan beri bu çığın bir parçasını teşkil ediyor. Bu yüzlerce asır içinde merkezinde İslam olan ve çeşitli kavimlerin katkılarıyla zenginleşen bir medeniyet kuruldu, bir genel kültür, bir de temeli ortak, renkleri farklı yerel kültürler oluştu.

Dünya ölçeğinde yaşanan hacmi/kaplamı kadar zararı da büyük değişim İslam dünyasını -eskiye nispetle- daha ziyade böldü, parçaladı, kolay yutulur lokmalar haline getirdi. Bu lokmalar, "ortak din, medeniyet ve kültür değerleri"ni ikinci plana atarak son bir asır içinde nesebi sahih olmaksızın doğan devletçiklere, ulusçuklara yeni değerler arama peşine düştüler. Bunu da -zengin ve muhteşem maziyi unutarak, unutturarak, inkar ederek...- kendileri inşa edemedikleri/edemeyecekleri için Batı'yı taklide yöneldiler.

Bu kötü gidişe razı olmayan, muhalif kalan, canını dişine takarak, zindanlarda çürümeyi, darağaçlarında can vermeyi göze alarak mücadele eden "asil ümmet çocukları" hep oldu; ben ve aynı çizgide düşünenler bunlara "İslamcılar" diyoruz. "Müceddid ve ıslahatçı" olarak isimlendirmek de vakidir ve uygundur.

İslamcılar din, kültür ve medeniyet olarak İslam'da kalmayı, İslam kalmayı, büyük mirası korumayı amaç ediniyorlar. Bunun için dünyada yaşanan büyük bilim ve teknoloji değişim ve gelişimine sırtlarını dönmüyor, asıl amaçlarını olumsuz etkilememek şartıyla bunlardan istifade etmeyi de gerekli görüyorlar.

Türkiye'ye gelelim.

Bir yanda bin yıllık bir miras var, bir yanda yüz yılı doldurmamış uydurma, asaletsiz, taklide dayalı, genleri yabancı bir "oluşum" var. Devletin bu oluşumdan yana tavır koymasına ses çıkarmayan hatta bunu teşvik edenler, bin yıllık mazinin ihyası ve iadesi söz konusu olduğunda "laik devlet bu işten uzak durmalıdır" kesin hükmü ile ayağa kalkıyorlar.

Zorunlu din kültürü ve ahlak öğretimi, Diyanet İşleri Başkanlığı, İmam Hatip Okulları, isteğe bağlı -her din ve mezhep için ayrı ve gerektiği ölçüde uygulamalı- din eğitim ve öğretimi, tesettür, dindarlığın zorunlu olarak dışa vuran tarafları, İslamlaşma amacına yönelik faaliyet gösteren sivil topluluklar... karşısında tavır alanlar, "laiklik veya çağdaşlık (yani Batılılık) elden gidiyor" diye feryad edenler "işte o oluşumun çocuklarıdır". Bin yıllık mirasın, insan fıtratına uygun, en yüce değerleri muhtevi medeniyetin çocukları ise hakka ve hukuka dokunmadan, edep ve vakarlarını koruyarak, düşmana fırsat vermeme basiretine sahip olarak davalarında ısrar ediyorlar.

 
 
 
2012-02-11 00:02:42
MUHTEREM HOCAM TESPİT FEVKALADE
Medeniyetin Çocuklarının sesi ve Milletin HAKça Hülyalarının mefkurelerinin sesi olsun dediğimiz sözde AK İktidar ve kral lideri AKÇA işlerine dalmış.OLUŞUM Çocuklarını oraya buraya..o kurula, bu kurula DOLUŞTURMAKLA meşgul birde GÖZÜ DOYMAYAN İHTİYARLAR var.Mason İhtiyarlara Rahmet okutur Cinsten

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.