Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Mehmet Şeker - Yeni Şafak
mseker@yenisafak.com.tr
2012-02-10

Rekabete tahammülü yok

Üç dört sene içinde yerli bir otomobil üretmek hedefleniyor. Başbakan Erdoğan'ın ifadesiyle bunu gerçekleştirecek en az bir 'babayiğit' olmalı bu memlekette.

Evet, yine aynı konu!

Bu proje gerçekleşene kadar ara sıra temas edeceğiz otomobil konusuna.

Üretildikten sonra da vazgeçeceğimizi sanmıyorum.

Üç dört sene az bir zaman değil.

Daha önce sıfırdan yapıldığında, tanınan süre 129 günden ibaretti.

Üstelik o zaman bütün imkânlar bugünkünden çok daha kısıtlıydı, teknoloji çok daha geriydi.

Yine de hedefe tam zamanında varılmıştı.

Gece gündüz çalışılarak, uykusuz geceler geçirilerek.

*

Roman vatandaşlar ailecek yürürken, yolda bir nal bulmuşlar.

Adam almış nalı heybeye koymuş, "Geriye üç nal ile bir at kaldı" demiş.

Hep birden hayale dalmışlar.

"Atımız olursa bir de araba uydururuz. Yürümekten kurtuluruz. Kafamıza göre gezer tozarız."

Anne ile baba önde, çocuklar arkada ilerlemekteyken, bir ara çocuklar fazla şamata yapmış.

Kendini at ve araba hayaline iyice kaptırmış olan adam dönmüş geriye çocuklara bağırmış:

"İnin lan arabadan aşağıya!"

*

Biz ülke olarak yıllardır lastik üretiyor muyuz? Üretiyoruz.

Geriye arabanın kendini yapmak kaldı; ne var yani, çok mu zor?

Hem yıllar öncesine dayanan tecrübeye de sahibiz.

Hem de dünyadaki ilk otomobili yapacak değiliz.

İstersek koltuklarını atlastan, direksiyonunu fildişinden bile yaparız.

*

Yaparız da, babayiğitlerden biri nazlanıyor.

Koruma istiyor.

Korumadan kastı polis koruması yahut boyna asılan muska değil.

Devlet koruması.

Bu ne demek?

Başkasına otomobil üretme izni verilmesin, tek bana verilsin.

Tek üretici olmayı koymuş kafasına.

Rekabete tahammülü yok.

Olur paşam, başka bir arzunuz?

*

Devlet zaten ciddi şekilde destekliyor.

Teşvik meşvik garanti.

Belki vergi muafiyeti gibi kolaylıklar da gelecek.

Daha ne olsun?

Bunlar yetmiyor, bir de tekel olmak istiyor.

Nerede kaldı serbest piyasa ekonomisi?

*

Ayrıca üretim kapasitesi konusunda endişe sahibi koskoca holding patronu.

Yılda en az 5-6 milyon araç üretilmesi gerekirmiş.

500 bin araç üretilse yeterli gelmezmiş.

Sıradan bir adam değil bu şartları talep eden kişi.

Ülkenin en büyük sanayicisi.

Pohpohlanmaya o kadar alışmış ki, uyurken de devlet gelsin, başımda ninni söylesin diyecek.

Her şeyi var aslında.

Parası var, kadrosu var, teknolojisi var, her türlü imkânı var; bir de hesap bilse ve milleti kendisinin ilelebet Kunta Kinte'si sanmasa, ne iyi olacak.

Ağır mı kaçtı? Belki biraz ağır olabilir fakat onun söyledikleri kadar değil.

O şartlarda vallahi dedem bile yapardı da erken göçtü rahmetli.

 
 
 
2012-02-11 00:02:34
devlet eliyle ortaya çıkarılan
beslenip büyütülen burjuvadan ancak bu beklenir. gözlerini ve ellerini devletin (hazinenin) cebinden çıkarmazlar. devamlı tırtıklarlar.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.