Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Haşmet Babaoğlu - Sabah
2012-02-10

Biraz konuşalım mı?

Sıkıntıdan ne yaptığını bilemez halde gazeteyi açınca veya belki internette gezinirken madem yolun bu köşeye düştü...
O halde, bir sorum var sana...
Bu gece hangi romana başlamalı?
Hazır kış iyice bastırmış, kar yolları kapatmışken Dr. Jivago'ya mı başlamalı?
Yoksa rüzgârla birlikte Ege'nin karşı kıyılarını kızıla boyayan akşam güneşine hasretimi dindirsin diye...
Reşat Nuri'nin o değeri pek bilinmemiş romanı Akşam Güneşi'ni yeniden mi okumalı?
Ya da dur!..
En iyi tercih Dostoyevski'den Suç ve Ceza!
Farkındayım, içinden okkalı bir küfür salladın şu an!
"Bana ne ya senin romanından, romancından!" diye söylendiğine eminim.
Biliyorum, şu sıralarda ilgilendiğin tek romancı "anamuhalefet lideri" Paul Auster, onun da bir satırını bile okumadın!
***
Tamam!
O zaman toplumdan konuşalım.
Nihayet, kafamıza dank etti ki...
Bu ülkede ifade etme özgürlüğünün bir türlü yerleşememesinin temel nedeni yargının "ifade alma" özgürlüğüdür!
Kim derdi ki, bir gün çantasında sakıncalı kitap taşıyan öğrenciyle, çantasında çok gizli görüşme tutanakları taşıyan MİT müsteşarının yolları kesişecek!
Ne? Bu konuları bir yana mı bırakalım?
"Bu konular sana uymuyor; sen git çiçek böcek yaz!" diyorsun, öyle mi?
Adım çıkmış dokuza, inmiyor sekize.
Keşke yazsam; yazabilsem çiçekleri, böcekleri!
Ama öyle bir hayat ki bizimki...
Geriye dönüp baktığımda çiçeklerin adları unutulmuş, nesilleri tükenmiş, can suları çoktan kurumuş oluyor.
Zaten artık bitkileri değil, bitki çaylarını seviyoruz.
Bir de aranjman çiçekleri!
***
Bi dakika!
Bütün diyeceğin bu mu? "Bu köşe babanın malı mı?"
Hayır! Hiç malı olmadı babamın, artık geçmişte kalmış sürekli yolda kalan arabalarından başka!
Kirada hâlâ! Ve emekli ama kendisini çalışıyor sanıyor, katı bir iş ahlakıyla!
Bak! Ne diyeceğim...
Kaç yaşındasın sen?
Yok! Geçmişte bıraktığın yılları yaş diye sayıp dökme!
Yazlarından söz et mesela! Hem tez canlı, hem de tembel yazlarından...
Kalbini güm güm attıran baharlardan...
Kaç bahar, kaç yaz yaşındasın?
Kierkegaard "Meseller"inde "on altı yaz yaşında bir kız ve yirmi beş kış yaşında bir erkek"ten söz eder. Hayatları ve yaşları asla özdeş değildir! Oradan aklıma geldi!
Ben mesela, yazlarımı bekler, yazlarımı sayar, biriktiririm!
Ve o yüzden işte, yarın ölmeyeceksem eğer, ne kadar az ömrüm kaldı, bilirim!
***
Neyse... Pek konuşamadık.
Başka sefere artık!
Az sonra "pahalı zevklerin ve ucuz cesaretlerin" insanlarının arasına karışacağım.
Ülkeden konuşacağız, yaklaşan muhtemel krizlerden, şikeden, "dindar nesil"den falan konuşacağız.
Sonra hepimiz işimize bakacağız! Hep ama hep işimize bakacağız! Tabii dünya da dönüp yüzümüze bile bakmayacak!
Dualarımız otomatik, endişelerimiz panik, düşüncelerimiz statik, yaşayıp gidiyoruz işte!
Sağlıcakla kal arkadaşım!

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.