Otobüsteyim... Yolcuların büyük bir kısmı ayakta. Yollar kalabalık, insanların yüzünde belirgin bir yorgunluk var. Şoförün hemen ardında yaşlı bir amca bastonuna tutunarak ayakta durmaya çalışıyor. Adamcağız, gençlerin gözüne bakıyor ama kimse yer vermiyor... Ön tarafta, annesiyle birlikte oturan on üç yaşlarında bir çocuk kalkıyor ve yaşlı adama yer veriyor. Annenin yüzü birden asılıyor, çocuğa bunu neden yaptın? Sen de yorgunsun, neden yerini verdin, sana laf anlatamıyorum" diye çıkışıyor. Çocuk annenin söyledikleriyle vicdanı arasında kalıyor ve sonunda vicdanını dinliyor, ve "anne insanlar duyacak yavaş konuş, amca çok yaşlıydı, dedem aklıma geldi..." diye cevap veriyor. Anne çocuğun yüzüne öfkeyle bakıyor ve sessiz kalıyor. Anneyle çocuk arasında gergin bir hava esiyor ve bu durum yolcuların dikkatinden kaçmıyor.
Bu olaya şahit olduğumda, şunları düşündüm:
Anneler çocuklarını paylaşmaya, iyilikseverliğe yönlendirmeyi istiyorlar ancak uygulamada bunun aksini yapıyorlar.
Anneler bazen kendi bencilliklerinin ihtiraslarının güdümünde hareket ediyorlar ve çocukların fıtratlarını bozmaya çalışıyorlar.
Anneler farkında olmadan çocukları çıkarcılığa bencilliğe ve vurdumduymazlığa teşvik ediyorlar.
Anne farkında olmadan, çocuğunu düşündüğünü sanıp ona zarar verebiliyor.
Çocuklar annelerin elinde şekilleniyor ama annelerin kemikleşmiş düşünceleri çoğu zaman çocuğa zarar verebiliyor.
Lütfen, öncelikle ben nasıl bir çocuk yetiştirmek istiyorum? Sorusunu kendinize sorun. Eğer iyiliksever, dinine bağlı bir çocuk yetiştirmek istiyorsanız onları bu yönde işleyin ve teşvik edin. Çocuğu iyilik yapmaktan alıkoymayın...
vatanına miletine eşine dostuna zarar vermeyen, iki kişiden biri olmayan, haksızlığı yakınından geliyor diye sessiz kalıp dilsiz şeytan olmayan kısacası akepeye oy vermeyen fetoyu sevmeyen kamuya karşı günah işlemeyen nesil lazım. boyle nesil türkiyeyi kurtarır, tersi nesil bol miktarda var zaten.
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155