- Lütfü Bey; Batılı ülkeler, Suriye diktatörü Beşar Esad’ın muhaliflerine yönelik katliamlarının son bulması için bu ülkedeki diktatörlük rejimini devirmek istiyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
- Batılı ülkeler Suriye’deki diktatörlük rejiminin devrilmesini istiyor; ama bunlar Suudi Arabistan gibi diğer Arap ülkelerinin başındaki diktatörlere karşı kör! Diktatörlerin zulmüne karşıysan, diğer Arap ülkelerindeki diktatörlerin zulmünü de gör. Suudi Arabistan gibi diğer Arap ülkelerindeki diktatörlerin zulmünü görmüyorlar; çünkü o diktatörler ABD uşağı. ABD uşağı diktatörleri işbaşında tut; ABD uşağı olmayan diktatörleri devirip indir aşağı. Budur Batılı ülkelerin yaptığı. Adeta bunlar, “Ben diktatörün ABD uşağı olanını severim!” diyorlar. Diktatörler arasında ayrım yapıyorlar. Bu konunun birinci boyutu bu. İkinci boyutu da şu. Halklarına zulmeden Beşar Esad gibi yerel diktatörler, halklarını ABD gibi küresel diktatörün kucağına itiyorlar. Halklar “Ben size demokrasi, özgürlük getireceğim” diyen küresel diktatörü kurtarıcı gibi görüyorlar. Halklar kendilerine zulmeden yerel diktatörden kurtulacağım derken küresel diktatörün kucağına düşüyorlar. Halklar buna dikkat etmelidir. Yerel diktatörden kurtulayım derken küresel diktatörün kucağına düşmemelidir. Ayrıca diktatörlük rejimlerine karşı olduklarını söyleyenlerin, sadece yerel diktatörlere değil küresel diktatöre de karşı çıkması gerekir. Suriye’deki yerel diktatöre karşı çıkıp da ABD denen küresel diktatöre karşı çıkmamak samimiyet testinde çakmak demektir. Bu konunun ikinci boyutu da bu. Üçüncü boyutu ise şu. Batılılar Suriye üzerinden Müslümanı Müslümana kırdırmak istiyorlar. Türkiye’yi Suriye ve İran ile kapıştırmak istiyorlar. Bunun için de habire mezhep ayrımcılığını körüklüyorlar. Türkiye olarak bu oyuna gelecek miyiz? Suriye ile İran’a saldırı planları yapan, başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler ve İsrail’le birlikte hareket edecek miyiz? Tarihe Müslümanın Müslümanı kırdığı savaşın sorumlusu, suçlusu olarak geçecek miyiz? Onun için diyorum ki, Müslüman uyuma, oyunu gör! Bu oyunu görmeyen Müslüman ya kötü niyetlidir ya da kör!
KEMALİSTLER CİDDİYE ALINMAZ, Tİ’YE ALINIR!
- Başbakan Erdoğan’ın “Dindar bir nesil yetiştirmek istiyoruz” sözlerine en büyük tepkiyi gösterenler Atatürkçüler, Kemalistler. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
- Hani “Dinime küfreden bari Müslüman olsa” diye bir söz vardır. İşte bu söz şimdilerde “Dindar bir nesil yetiştirmek istiyorlar; tek tip nesil yetiştirmek istiyorlar” diye tepkileri köpürten Kemalistleri anlatmaktadır. Tek tip nesil yetiştirilmesine karşı çıkanlar, bari tek tip nesil yetiştirmek için ne mümkünse yapanlar olmasa! Kemalistler Cumhuriyet kurulduğundan beri tek tip nesil yetiştirmek için neler yaptıklarını unutmasa. Onların unuttuklarını hatırlatalım kısaca. Cumhuriyet’in onuncu yılında “On yılda onbeş milyon genç yarattık her yaştan” deyip tek tip insan yaratmakla övünenler Kemalistlerdi. 12 Eylül darbesi döneminde askeri cezaevlerine attıkları solcu, ülkücü, İslamcı gençleri zorla, dayakla Atatürkçü yapmaya çalışanlar da Kemalistlerdi. Atatürkçü düşünce dışındaki her düşünceyi “sapık düşünce” olarak damgalayanlar; farklı düşünce sahiplerini yaşatmamak için ne mümkünse yapanlar da Kemalistlerdi. Nitekim Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri İslamcılardan sosyalistlere kadar farklı düşünce sahiplerine Kemalistler zulmetti. Sosyalist önderlerden İslamcı önderlere kadar farklı düşünce sahiplerini Kemalistler ya katletti ya hapishanelerde çürüttü ya da sürgüne gönderdi. Kemalistler ülkeyi tek tipleştirmek için her türlü zulmü sergiledi. Hadi geçmişi bırakalım; ama daha düne kadar tek tip nesil yetiştirmek için okul kapılarında ikna odaları kuranlar da Kemalistlerdi. Tek tip nesil yetiştirmek için ne mümkünse yapanların, şimdi kalkıp tek tip nesil yetiştirilmesine karşı çıkmaları ciddiye alınabilir mi? Tek tip nesil yetiştirilmesine her zaman karşı çıkmış olanların, mesela İlahiyatçı İhsan Eliaçık’ın bu konudaki eleştirileri ciddiye alınır. Ama örneğin tek tip nesil yetiştirmek için okul kapılarında ikna odaları kurup öğrencilere zulmeden CHP milletvekili Nur Serter gibi Kemalistlerin bu konudaki eleştirilerini kim ciddiye alır? Kemalistler bu konuda ciddiye alınmaz, ancak ti’ye alınır!
abd kime karşıysa akp,de ona karşı dün ailecek tatil yaptıkları zalimlere ne zaman abd karşı oldu akp,de karşı oldu diğer diktatörlere akp niye ses çıkarmıyor yemendeki salih niye DAKKA DUKKA edebiyatına muhattap olmuyor işte abd,nin karşı olduğu diktatörler ve PAŞALARA akp,de karşı
En büyük zalim ABD değil mi?Irak'ı işgal edip milyonlarca müslümanı katleden kimdi?Biz karşı mı çıktık destek mi olduk?ABD ve şürekasının Libya katliamına evsahipliği yapmadık mı?ABD,hala Pakistan'da sivilleri katletmiyor mu?Afgan mücahidleri öldürmesi için,Karzainin askerlerini biz eğitmiyor muyuz?
“İşgalcilere destek ol,işgale direnen mücahitlerin karşısında yer alırken,kendi yönetimine isyan edenlerin yanında ol.”Bunu neyle izah edecekler?Bir tek izahı var:Efendileri ne istiyorsa onu yapıyorlar.Bunu yaparken kendi geleceklerini de tehlikeye atmaktan çekinmiyorlar.PKKlılar isyancı değil mi?..
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155