Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Ahmet Varol - Yeni Akit
2012-02-11

Doha Ümidin Kapısı Olabilecek mi?

Filistin'in diyalog görüşmelerinin son dönemde Katar'ın başkenti Doha'ya taşınması ve son ittifak anlaşmasının burada imzalanması Kahire'nin devreden çıktığı anlamına gelmez. Mısır'ın yeni dönemde Filistin konusunda etkinliğinin artacağını tahmin ediyoruz. Ancak bu sıralarda geçiş döneminin getirdiği sancılardan kaynaklanan iç problemlerine öncelik vermek zorunda kaldığını sanıyoruz. Bu arada Katar yönetimi Filistin ve Suriye konusundaki diplomatik ataklarıyla öne çıktı. Emir Hamid bin Halife, Hamas'ın hem Ürdün hem de Fetih'le görüşmesine aracılık etti, böylece son anlaşmaya da ev sahipliği yaptı.

Doha Anlaşmasının içeriğini şu ana başlıklar altında ele alabiliriz: Geçiş hükûmeti ve öncelikli programı, hükûmetin başkanı, seçim, siyasi tutuklular, FKÖ'nün yeniden yapılandırılması.

Geçiş hükûmetinin tarafları temsil edecek bakanlardan değil, tarafsız uzmanlardan oluşacak teknokratlar hükûmeti olması kararlaştırıldı. Öncelikli programında siyonist işgalin 2008 sonunda başlattığı savaşta tahrip edilen Gazze'nin yeniden inşası, başta pasaportlar ve resmî görevlilerin maaşlarının finansmanı olmak üzere bölünmüşlükten kaynaklanan sorunların çözümü yer alacak.

Geçici hükûmetin başbakanı Mahmud Abbas olacak. Bu da iki makamın yani başkanlık ve başbakanlığın aynı kişiye verilmesi anlamına geliyor ki bir önceki yazımızda dile getirdiğimiz üzere anayasada 2003'te yapılan değişikliğe aykırı. Üstelik 2003'te Yasir Arafat'ın başkanlık makamında yer aldığı sırada böyle bir değişikliği en çok isteyen Mahmud Abbas'tı.

Seçim hazırlıkları Mayıs'a yetişmeyeceği için tarihinin ertelenmesi kararlaştırıldı ama kesin bir tarih belirlenmedi. Fakat geçiş hükûmetinin görevlerinden biri seçim hazırlığı olacak. Onun iktidarı da zaten seçime kadar sürecek.

Anlaşmanın en önemli maddesini siyasi tutuklular konusu oluşturuyor. Abbas yönetiminin zindanlarında, siyonist işgalle istihbarat işbirliği doğrultusunda tutuklanmış binden fazla siyasi tutuklu var. Anlaşma bunların tümünün serbest bırakılmasını şart koşuyor.

FKÖ'nün tüm direniş gruplarını bir araya getiren ve gerek topraklarında gerekse diasporada yaşayan Filistinlilerin tamamını temsil edebilecek bir meclisi olan çatı örgüt olarak yeniden yapılandırılması konusunda Kahire'de kabul edilenler kayıt altına alındı. Fakat bu, medyanın ballandırdığı gibi Hamas ile Fetih'in birleşmesi anlamına da gelmiyor.

Bütün bu konular içinde ihtilaf mevzuu olan tek husus başkanlık ile başbakanlığın aynı kişiye verilmesi suretiyle 2003 öncesi duruma dönülmesinin onaylanmasıdır. Diğerlerinde hiçbir ihtilaf ve itiraz söz konusu değil. Böyle bir ihtilaf ve itiraz olması da doğaldır. Bu tür bir itiraz yüzünden, köklü bir dava için güçlü bir ittifak kurmuş, büyük badireler atlatırken birlik ve bütünlüğünü kararlılıkla korumuş bir teşkilatın hemen bölündüğünü veya bölüneceğini iddia etmek tam anlamıyla saçmalıktır. Ama saçma da olsa, aç tavuğun rüyasında kendini buğday ambarında görmesi gibi siyonist işgalcilerin ve onlarla çıkar ilişkisi içinde olanların ağızlarını sulandırıyor. Bunu biraz normal karşılıyorum da şu internetteki kopyala yapıştır haberciliğini marifet sananların bu tür saçmalıkların üzerine balıklama atlamalarını anlayamıyorum.

Bir önceki yazıda da zikrettiğimiz üzere başkanlık konusundaki itiraz ve ihtilaf sorun oluşturmayacak. Ama asıl önemli olan anlaşmanın bütün olarak uygulanmasıdır. Bu da Abbas yönetiminin siyasi tutukluları serbest bırakma taahhüdünü hiçbir zorluk çıkarmadan yerine getirmesiyle başlayacaktır. Eğer bu gerçekleşmezse ve Abbas yine sözünde durmayıp işgalcilerin dayatmalarına boyun eğerse Doha Anlaşması da bir ümit kapısı olamaz ve yazılanlar yine kâğıt üzerinde mürekkepten ibaret kalır.

Not: Değerli okuyucularımıza Filistin'deki gelişmeleri doğru ve güvenilir bilgilerin ışığında, siyonistlerin yahut onlarla işbirliği içinde olanların çarpıtmalarından uzak ve İslâmi perspektiften izlemek için mutlaka www.filistinhaber.com sitesinden yararlanmalarını öneriyorum. Internet habercilerine de siyonistlerin çarpıtmalarını değil işte bu kaynaktaki bilgileri insanlara ulaştırmalarını ve saçmalıklarla kafa bulandırmak yerine doğru bilgilerle insanların ufuklarını açma çabasına katkıda bulunmalarını tavsiye ediyorum.



 
 
 
2012-02-11 08:47:53
Şeytan Kapısında Hayır Beklemek
"Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler"3/l22 Müminler Rabbimiz Allaha güvendikleri zaman zafer beklesinler Babasını deviren ve Şeytan ABD'nin kukla fitnecisi Katar kralın kapısından hayır umutlanmak şeytan sapıklığıdır! şimdiye kadar o kapıdan kim hayır görmüş? Saddam/Hüsnü / Dostleri İbret değil mi?

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.