İşgal İstanbulu'na Londra Üniversitesi İslam Kürsüsü ve Türkoloji Profesörü Hintli Mustafa Abdullah Sagir diye biri gelir. Ve bir söylenti yayılır o saat: "Hindistan Müslümanları, Türkiye'deki Müslüman'ların çektiği sıkıntıya ilgisiz kalmamış, aralarında topladıkları 3 milyon İngiliz altınını Türkiye'ye ulaştırmaya Mustafa Sagir'i memur etmiştir!"
Bu fısıltının ardındansa şu söylenir: "Mustafa Kemal Anadolu'ya hakim olduğuna göre, Mustafa Sagir, Hintlilerin bu yardımını Ankara'ya, Mustafa Kemal'e iletmeli."
İstanbul'daki M.M. (Mim Mim) Örgütü, yani Milli Mücadele'nin özel istihbarat kolu, Sagir'i adım adım izlemeye başladı. Adam geceleri Şişli'de oturan, ünlü İngiliz casusu Ramiz Bey'i (Albay Nelson) sık sık ziyarete gidiyordu. Bu arada Mustafa Sagir'in fotoğrafları özel kuryeyle Ankara'ya ulaştırıldı. Bu arada Sagir, "Türk-Hint Uhuvvet-i İslamiye Cemiyeti" diye bir dernek kurarak halka para yardımında bulunmaya başlamıştı bile. Sagir'in asıl amacı elbette bu yardımlar değildi; hedefi Mustafa Kemal'di. Bu haberi M.M'nin başındaki Ekrem Bey (Emekli Korgeneral) Ankara'ya yetiştirmişti çoktan...
"Ben haberi Ankara'ya yetiştirdiğim saatlerde, Ankara'dan aldığım bir şifre Mustafa Sagir'in Ankara'ya zaten geldiği ve Hürriyet Oteli'ne yerleştiği yolundaydı." diye anlatır Ekrem Bey anılarında. "Düşünün, o sıralar örgütümüz öylesine güçlüydü ki, bizden habersiz ve izin belgemiz olmadan Anadolu'ya kuş uçmuyordu. Oysa İngiliz İstihbaratı'nın Mustafa Kemal'i öldürmekle görevlendirdiği casusu Mustafa Sagir Ankara'ya ulaşmıştı bile!" Daha sonraları Sagir'in Ankara'ya karayoluyla değil Ramiz Bey'in yani Albay Nelson'un sağladığı İngiliz uçağıyla gittiği anlaşılacaktı.
Sagir ilk iş olarak Mustafa Kemal'le görüşmek istediğini bildirdi; sözüm ona Hindistan'dan gelecek 3 milyon altını nasıl teslim edeceğini anlatacaktı. Mustafa Kemal'in her şeyden haberi vardı ama Sagir'in kendini ele vermesini istiyordu; görüşmeyi kabul etti. Mustafa Kemal'le Sagir, TBMM'de bir araya geldi. Mustafa Kemal 3 milyon için teşekkür ettikten sonra paranın teslimi için bundan böyle İçişleri Bakanı Adnan Adıvar'la görüşmesini istedi.
Sagir, paranın gelmesi için Ramiz Bey'e mektup yazması gerektiğini söyler. Mektup yazılır; doğru M.M'nin gizli yazıları inceleme uzmanı Binbaşı Aziz Hüdai Bey'e iletilir Adnan Adıvar tarafından. Yazının satır aralıklarına çayla karıştırılmış amonyak sürülünce Sagir'in Mustafa Kemal'i öldürme planı tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkar.
Mustafa Sagir hemen tutuklanır; Bir Numaralı İstiklal Mahkemesi'nde yargılanması başlar. Duruşma sırasında İngiliz Hükümeti, Ankara'ya bir nota vererek Sagir'in asılması halinde Ankara Hükümeti'ne savaş ilan edileceğini bildirir! Nota'nın hemen ardından, Sagir, sabah saat dört buçukta Ankara'nın Bitpazarı'nda ipe çekilir. "Böylece Ankara Hükümeti kuru gürültüye pabuç bırakmayacağını kanıtlamış olur..."
Sagir'in asılmasının ardından Albay Nelson yani Ramiz Bey de ortadan kayboldu; İngiltere'ye geri döndü. "İngilizlerin gafleti Ankara Hükümeti'ni aptal sanması, suikast planlarını yazıp İçişleri Bakanı Adıvar aracılığıyla Albay Nelson'a ulaştırmaya kalkışacak kadar Milli Mücadeleyi hafife almalarıydı. Yoksa Mustafa Kemal daha yolun başında öldürülecekti!"
(Kaynak: Mustafa Kemal'in Gizli Teşkilatı-Ekrem Baydar'ın Anıları-Destek Yayınları)
ilk mecliste Adnan Adıvar iç işleri bakanlığı yapmadı. sayın yazar kaynaktan aldığınız bilgileri neden kontrol etmezsiniz?yazar olmak bu kadar kolay mı? ilk iç işleri bakanı Cami Bey'dir.
sonra baskalarina nasihat ver.Sen millete dinazor suruleri,beton kafali diye hakaret edersen,ciddiye alinmazsin.Cahil diye nitelediklerin de sana guler gecer.Bilgi insana erdem kazandirir,senin erdemin nerede?
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155