Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Taha Kıvanç - Star
tkivanc@stargazete.com
2012-02-11

Bu kavgada benim tarafım yok

Hayatta beni en fazla rahatsız eden emrivakilerden biri gereksiz yere taraf tutmamın beklenmesidir. Bütün seçimlerimi başkalarının etkisi altında kalmadan yapmış biriyim ben; neden sürünün peşine takılıp kendi seçmediğim bir tarafın malı olayım ki?

Son olayda böyle bir saflaşma yaşanıyor: Yargı ve Emniyet bir yanda, MİT öbür yanda... Görevim yorum yapmak ya, benim de birbiriyle savaştığı varsayılan bu taraflardan birinin safında yer almam bekleniyor. Çünkü pek çok meslektaş daha ilk andan itibaren cephelerden birinde arz-ı vücut etmiş bulunuyor.

İnsanları taraf tutmaya mecbur bırakan her gelişme beni rahatsız eder. Böyle ortamlarda kulaklarım dikleşir, burnum keskinleşir, gözlerimi dört açarım; birilerinin hamle yaptığını düşünür ve altta kalmamak için birkaç hamle sonrasını tahmin etmeye çalışırım.

Türkiye'yi karıştırmaktan kolay hiçbir şey yok; özellikle de günümüzde... Medya bir türlü, doğruluğu kuşkulu haberleri ânında yüzbinlere ulaştırabilen sosyal medya bir başka türlü... Haber ve yorum yağmuru altında kalan insanların doğru ile yanlışı ayırt etmesi gerçekten çok zor...

Ülkeyi karıştırmak isteyen bir odaksınız; 'iç' mi 'dış' odak mı olduğunuz eskiden olduğu kadar mühim değil; çünkü dış da olsanız içeriyi etkileme araçlarını kullanabilecek durumdasınız...

Öyle çok fazla bir şeye ihtiyacınız yok; ateş yakmak için bir kibrit yeterli... Kibritin ateş aldığını gördüğünüz anda üzerleri benzinlenmiş odunları ocağa sürdüğünüzde, başkalarının da yardımınıza koştuğunu, birilerinin bir koşu körük getirdiğini göreceksiniz...

Yine öyle bir ortamdan geçiyoruz. Kibrit çakıldı, odunu olan yangına koşuyor. Birkaç kişi de elinde körük, yangını biraz daha azdırma gayretinde. "Kim kimdir, hangi dürtülerle hareket etmektedir?" sorularına cevap vermek o kadar zor ki... Böyle durumlarda, yapılacakların en iyisi, önceden hazır edilmiş hortumları çıkarıp alevlerin üzerine su sıkmak...

Yangının üzerine körükle gidenlere karşı hortumun ucundan tutup suyun alevleri söndürmesi gayretine destek vermemiz gerekiyor. Ben öyle yapıyorum.

Hayli zamandır böyle bir gelişme beklentisi içerisinde olduğum için kopan gürültü beni hiç şaşırtmadı. Hükümeti sarsmak niyetinde olanların varlığından zaten haberdarım; bunu yapma hazırlığı içerisinde olunduğundan da... Bir süredir taraflara birbirleri hakkında kızdıracak, öfkelendirecek, hırslandıracak malzemeler taşındığını da biliyorum...

"Zamanı geldi" deyip şimdi düğmeye basıldığı anlaşılıyor...

Onlar şimdi yaptıklarına ne kadar hazır idiyse ben de onların yapmaya çalıştıklarına en az onlar kadar hazırım. Kibritin çakıldığı andan itibaren işin nereye doğru sevk edileceğini -az veya çok- önceden hesap etmiş bulunuyorum.

'Topyekün bir savaş' kopartmak istiyorlar, onun için de bütün malzemelerini ortalığa saçıyorlar.

Başarılı olamayacaklar: Kötü niyetli oldukları için başarılı olamayacaklar... Kötü niyetleri fena halde belli, bu yüzden başarılı olamayacaklar... Yanıltmak istedikleri insanlar onlardan zaten ortalığı karıştırıcı böyle bir davranış beklediği için başarılı olamayacaklar...

"Tony Blair'in başbakanlığı döneminde, İngiltere, Kuzey İrlanda'dan kaynaklanan terörü sona erdirmek için IRA örgütünün önündeki Sinn Fein ile görüşürken de benzer olaylarla karşılaşıldı mı?" sorusuna cevap ararken, müzakereleri yürüten Jonathan Powell'in kitabında ilginç bir anekdota rastladım (s. 291). Yemekle ilgili...

"Müzakere sürecinde Sinn Fein tarafı kendilerine sunduğumuz yemekler konusuna önem veriyorlardı; özellikle de Gerry Adams" diyor Powell. Ne zaman masaya otursalar Adams'ın ilk işi yemek konusunu açmak oluyormuş... Genellikle de şikâyetçiymiş yemeklerden...

Powell, "Çin lokantasından yemek getirttik o akşam" diye anlatıyor... Nereye? Başbakanlık binasına... Çünkü gizli müzakereler, sona doğru, 'Downing Street 10' numaradaki Başbakanlık resmi ikametgâhına taşınmış...

Yok, Tony Blair'i ifadeye çağıran çıkmamış...

 
 
 
2012-02-12 22:32:34
bunu ifadeye ne hacet fehmi bey. siz zaten böyle tanınırsınız hep....

2012-02-11 14:59:04
Fehmi Bey mantigi konusturmus
Aklin yolu bir.Herkes aklini basina almali.Kimse gaza gelmemeli.Fehmi Bey gibi mantigini calistirmali.Kolay gelinmedi buralara.Bu oyundan kim karlicikar? sorusunu sordugumuzda aklimizin verdigi cevap su:hic kimse ancak konunun gorunen aktorleri disindakilerin kazancli cikacagi ise kesin gibi.

2012-02-11 09:46:25
şifreleri kırıldı bunların
ne yaparlarsa yapsınlar yemiyoruz artık.çapanoğlu belli çünki.gemiyi yürütmek istiyenlerle, batırmaya çalışanları ayırabiliyoruz.tır şoförüyüm.adamdan sayılmam. ama ben bu chp,muadili mhp zihniyetini cebime koymam. ama onlarda biliyor ki, bu millet uyandı.çünki bizi uyandırmak için herşeyi yaptılar

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.