Çoktandır, anlayıp kabul ettik ki, bu 14 Şubat aslında "sevgililer günü" falan değil, fırsat bu fırsat "sevdiğini sevindir günü"dür.
Eh! Hayat gailesi içinde yorgun düşmüş, tutkuyu çoktan tarihe gömmüş kimi çiftlerin hayatına 14 Şubat'ın taşıdığı bir günlük tatlı havayı da hiç yabana atmamalıdır!
Bir de çevreden geri kalmamak için flört edenler veya evlilik projesinin başlangıç adımı olarak "çıkmaya" başlayanlar var tabii.
14 Şubat onların da ilişkilerine popüler kültürün sahnesinde aşk kostümü giydirir ki, az şey değildir!
Yani Sezar'ın hakkı Sezar'a, 14 Şubat'ın hakkı 14 Şubat'a diyebiliriz!
Fakat bu kadar da cıvıtmanın...
Kalp kavramını böyle paspas etmenin...
Aşkı pırlantalara, otomobillere, ayakkabılara endekslemenin...
Yalanlar dolanlarla kirlenmiş ağızlarımızı üzerine kalp çizilmiş kırmızı bir peçeteyle silmenin âlemi var mıdır!
***
14 Şubat için alternatif bir önerim var.
Nasılsa gerçek sevgililer için gün çok!
Onlar zaten günlerini yan yanayken bile birbirlerini özleyerek geçirirler.
O halde...
14 Şubat'ı "Sevgililer günü" ilan edip gerçekten sevenlerin duygularını arsızca mıncıklayan popüler kültür ve tüketim endüstrisine karşı yapılacak en güzel iş...
Yalnızlığımıza çekilmektir!
Yalnızlığımıza çekilip sevgilimizi, sevmeyi, sevilmeyi düşünmek!
Yılda en azından bir gün...
O gün yani...
Aldığımız hediyeler için hesap kitap yapmak yerine, anıları birer birer çağırıp hepsiyle hesaplaşmalıdır.
Ne dersiniz?
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155