Bir Selanik Dönmesi, "Gençlik dindar yetişirse Türkiye'nin sonu olur" demiş.
Yanlış söylemiş. Dönmelik saltanatının sonu olur ve çok iyi olur.
* (İkinci yazı)
İslamî Tesettürün de Canına Okuduk
AVRUPA, Amerika, batı kıyafetiyle tam ve gerçek tesettür olmaz.
Müslüman kadın ve kızlar yabancı medeniyet ve kültürlerin kıyafetlerine, modalarına, renklerine, şekillerine bürünerek, Kur'anın, Sünnetin, Şeriatin istediği ve öngördüğü şekilde örtünmüş olmazlar.
Çünkü:
Resulullah Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) "Bir kavme (topluma) benzeyen ondan olur" buyurmuşlar ve bizi uyarmışlardır.
Aşağıdaki kelimeler Frenkçedir:
Manto
Palto
Pardesü
Tayyör
Tünik
Eşarp
Türban
Müslüman bir kadın üstüne bunları geçirecek, başına renkli bir eşarp ve fular (o da Frenkçe) örtecek ve tesettüre girmiş olacak... Vah vah!..
Türkiye Müslümanları kendi dinî ve millî İslamî tesettür kıyafetlerine sahip olmalıdır.
Ülkemizde tesettür konusunda çok büyük bir kopukluk olmuştur. Bu kopukluğu, dinimize, medeniyetimize, kendi kültürümüze uygun şekilde ve medenice tamir etmeliyiz.
Dinî işler, hizmetler, bu arada tesettür sırf ticarete, öncelikle ticarete alet edilemez. Önce İslam'a, Kur'ana, Sünnete, Şeriata uygun tesettür, ondan sonra bunun makul ve insaflı ticareti yapılabilir.
Bugün sergilenen nice tesettür kıyafeti kesinlikle İslamî ve şer'î değildir.
İran kadınları çadur denilen bir tür çarşafa bürünüyor, o kıyafet İslâmîdir. Bir müddet önce Sultanahmet'te çadurunun altına kot pantolon giymiş iranî bir hanım görmüştüm. Üstteki çadura eyvallah ama alttaki kot pantolona hayır.
Bizdeki bazı düttürü Leyla tesettürlülere bakınız: Ayakkabıları Frenk modasının en ince ve uzun topuklu iskarpinleri. Yürümekte zahmet çekiyorlar. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
Türkiye Müslümanlarının ve İslamcılarının büyük kısmı kadın tesettürü konusunda şaşırmış, iki arada bir derede kalmıştır.
Bugünkü melez, şahsiyetsiz, haysiyetsiz, üstü kaval altı şişhane gülünç ve karikatür tesettürü bırakıp Kur'ana, Sünnete, Şeriata, kendi kültür ve medeniyetimize uygun tam bir tesettüre dönmemiz gerekir.
Müslüman haysiyeti ve hassasiyeti bunu gerektirir.
Bir gün önce bilmem ne trikonun bikini mayolarını teşhir etmiş mankenler kiralanacak, üstlerine Avrupaî uyduruk kıyafetler giydirilecek, alaca bulaca başörtüler sarılacak, kulakları sağır edici bir Frenk müziğinin nağmeleri içinde podyumlarda uzun topuklu ayakkabılarla rap rap tak tak yürütülecek. Kadın erkek karışık davetliler hayran hayran seyredecek. Bunun adı da tesettür olacak...
Kuzum İslamî tesettür bu mudur?
Lütfen İslamî ve şer'î tesettürü ve diğer değerlerimizi ve kurumlarımızı mıncıklamayalım, mıncıklatmayalım.
(İslamî tesettür konusunda dindar uzmanlardan oluşan samimî bir heyetin idaresinde gayr-i ticarî bir enstitü kurulmalı ve Ehl-i Sünnet hocalarının danışmanlığı ile yüzde yüz İslamî, millî, yerli kıyafetler ve başörtüler bulunmalıdır.
Ayrıca erkek kıyafetlerinde ve serpuşlarında da careler, çözümler aramalıyız...)
olan insan diğer insanlar ile bir arada yaşamak mecburiyetindedir.Kişi tahsil hayatında da bazı arkadaşlar edinir.Arkadaş insanın yakın çevresini teşkil eder.İyi seçilmiş üstün karakterli ve örnek şahsiyete sahip bir arkadaş kurtuluşuna sebep olduğu gibi,kötü bir arkadaş da şekavetine sebep olabilir
Tamamı edepten ibarettir. Bunlardan âri ve uzak olanların Allah(C.C)’a vasıl olmaları mümkün değildir.",buyurmuşlardır.(İmam-ı Rabbani, Mektubat,c1 s.292)Edep,insanı yüksek kültüre erdiren,irfan erbabı ile muaşerete layık mertebeye çıkaran bir haslettir.Bize düşen vazife,öğrenmek ve riayet etmektir!
Yolun yolcusu olanlar,bu yolun bütün edeplerine riayet ettikleri takdirde o yolun hakiki yolcuları
olacaklardır. Aksi halde,o yola yakışmayan,ne ile meşgul olduğundan habersiz mefkûre nimetinden mahrum,manadan uzak,eyyamcı bir güruhu lâ yeş’urûn olurlar." Hiç bir bî edep vasılı hûda olamaz",...
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155