Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdurrahman Dilipak - Yeni Akit
2012-02-12

Çok sayıda istihbaratçının canı yanabilir

Türkiye'de legal olarak 3 ayrı istihbarat örgütü var: MİT, Emniyet İstihbarat ve TSK.. TSK kendi içinde bir çok dallara ayrılıyor.. TSK içinde Jandarma İstihbaratı'nın özel bir önemi var. Onun içinde de farklı yapılanmalar söz konusu.
Bu arada Sayıştay, bakanlıklar ve Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı'nın soruşturma yetkisi var.
İstihbarat koordinasyonu ile ilgili yeni bir müsteşarlık kuruldu biliyorsunuz.. Bir de MGK var..
İçimiz dışımız istihbarat aslında.. Ergenekoncular herkesi fişlemiş. Herkesi istihbarat elemanı gibi kullanmışlar. Mesela milli güvenlik dersine giren bütün, emekli-muvazzaf öğretmenlerin tümü istihbarat görevi yapmış. Bunlar bile ayrı bir dava konusu olabilir aslında.. Hepsi fişleme yapmışlar..
İstihbaratın içi dışına karışmış. İç istihbarat-dış istihbarat nerede başlayıp nerede bitiyor belli değil.. Kesinlikle bu işe bir çekidüzen verilmesi gerek. Hakan Fidan sonrası bir çaba var, ama henüz bu işler ne aşamada bilmiyoruz. Çünkü dışarıya kapalı bir yapı..
Ergenekon sonrası TSK kendi içinde toparlanma çabasında, MİT yeniden yapılanmaya çalışıyor. Emniyette ise ciddi bir iç hesaplaşma süreci yaşanıyor. Burada bir de cemaat sorunu var.. İstihbarat koordinasyonu için oluşturulan müsteşarlık ne yapıyor bilmiyorum.. Ama çok başlılığın sürdüğü muhakkak.. Aslında bu dağınıklık yeniden yapılanma için bir fırsata dönüşebilir.
Savcılık soruşturmasının önü açılırsa, kontrol dışı unsurların tasfiyesi için de bir kapı aralanabilir.. Öncelikle istihbaratın içindeki İsrail, ABD, İngiltere, Almanya, Fransa bağlantı noktalarının gözden geçirilmesi gerek. Bir de bunlar resmi yapı içinde yer alan yapılar. JİTEM; BÇG gibi, kara gömlekliler gibi yapılar zaten kayıt dışı siyaset odakların. Kesinlikle bunların bir an evvel zabtu rabt altına alınması gerek.. Yoksa bugün örtersiniz, yarın aynı şey tekrar ortaya çıkar..
Bu yapılar, illegal örgütler, mafya ile yakın temas ve işbirliği içinde oldukları için, siyaset ve ekonomiyi maniple etmek için ellerinin altında kullanacakları çok sayıda kişi var.. Bu yapının kontrolünde şeyh de var fahişe de. STK temsilcisi de var gazeteci de, Hakim de var savcı da. Olmayan yok ki! Diplomatı da var akademisyeni de..
Önce Türkiye'nin bu illegal yapıdan bir an evvel kurtulması gerekir..
Bu yapıyı dağıtabilirseniz Sivas'ta ne oldu, Başbağlar'ı kim tezgahladı, gerçekleri kim nasıl çarpıttı, faili meçhullerin arkasında kim var, hepsi tek tek ortaya çıkar..
Hükümet işe MİT ve emniyetten başlamalı ve ardından jandarma bu anlamda elden geçirilmeli..
Bir defa birilerinin kulağına kar suyu kaçtı.. Eğer geç kalınacak olursa birileri çılgınca işler yapabilir. Dünün karanlık işleri içinde yer alan, şimdi emekli birileri sıranın kendilerine geleceği korkusu ile ortalığı karıştırmak isteyebilir.. Cin şişeden çıktı, bundan sonra artık her şey olabilir!
Kurt bulanık havayı severmiş. Birileri bulanık suda balık avlamak isteyebilir..
Yabancı istihbarat örgütleri ile işbirliği yapanlar da huzursuz olmalılar..
Hâlâ içeride bulunan muvazzaflar arasında da tedirginlik havası yaşayanlar vardır..
Bu işleri soruşturuyorsanız, bir gün yolunuz buraya düşecekti.
Bu yapılar içinde ırkçı, mezhepçi, cemaatçi, ideolojik, siyasi bir sürü fraksiyonlar olmalı.. Bu yapıların tasfiye edilmesi gerek.. Bu yapıların kendi içlerinde de bir hesaplaşma yaşadıkları anlaşılıyor.. Örgütler arası da bir güvensizlik, kaygı ve gizli bir rekabet söz konusu sanki..
Bir arınma hareketi kaçınılmaz gibi gözüküyor. Bunun anlamı da, bir takım istihbaratçıların canı yanacak demektir.. Bunlar kaçmadan, intihar etmeden, suç ortakları ya da kendi işleri hakkında bilgi sahibi rakiplerini infaz etmeden, birileri kendi aralarında tehdit ve şantaj yolu ile, dehşet dengesine dayalı suç ittifakına girmeden bu işlerin halledilmesi gerek..
İstihbarat savaşları tehlikelidir. Hele taraflar birbirleri aleyhine ellerindeki bilgi ve belgeleri ya da düzmece, komplo ürünü metaryelleri piyasaya sürmeye kalkarsa, meydan kirli çamaşırlarla dolar.. Bir karanlık el piyasaya girmeden devletin bu işe el atması gerek.. Bir an evvel bu işlerin hukuk içinde çözülmesi gerek. Yoksa bu durumdan kişiler ve kurumlar sanılandan çok daha fazla zarar görürler ve tabii toplum da.. Milletin iktidara güveni sarsılır..
Bu işin içinde PKK'dan Kürt sorununun çözümüne ilişkin politika farklılıklarına kadar bir sürü iş var gibi sanki.. Ve bu hesaplaşma burada bitmeyecek.. Bu yangın burada söndürülemezse, daha çok baca tutuşacak bu ateşten. Bir kere bu yönde bir adım atıldı. Şimdi süreci engellemek değil, kontrollü bir şekilde sürecin işlemesini sağlamak gerek.. Bu işin içinde Fidan'a ve iktidara yönelik, istihbarat örgütleri arası ya da dış güdümlü bir operasyon başlatılmış olsa bile, bana göre bu saatten sonra yapılması gereken bu.. Koruma refleksi, suçluluk psikolojisi gibi algılanabilir.. Politikacılar ne yaptıkları kadar yapılan şeyden ya da söylenen sözden toplumun ne anladığını da hesaba katmalı.. İşin içinde bir komplo varsa o da ortaya çıkartılmalı. Selam ve dua ile.

 
 
 
2012-02-12 17:27:49
Kibarcik Kardeş'e
Kardeşim umarım benim de hiç bir müslümana şahsi kin olmayacak ama en yakınımız ve kardeşımız da olsa haklarında adil olmamız ve gerçeklerı olduğu gibi kabullenmemiz gerekir yoksa düzen ve adalet sağlanmaz son kelimem "umarım yanılıyorum" yazmiştim gözünden kaçmiş olabilir

2012-02-12 16:44:12
nasıl dost yaa
asc arkadas yahu bukadarmı kın kusuyıorsunuz cem aate bak samımı soylıyeyım cemaatcı degılım ama bır musluman kardesım olarak her muslumanı sevmek benım daha dogrusu her muslumanın şiarı olmalı ıslamda husnu zan dıye bır kavram var hıc sızın gıbı dusunenlere bulaşmadımı bu guzel haslet bunu resul di

2012-02-12 13:24:14
akp 10 yıllık iktidarı boyunca..
bu bahsettiğiniz karmaşayı gideremediyse, ortada başka bir sorun var demektir..

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.