Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Fehmi Koru - Star
fkoru@stargazete.com
2012-02-12

Gökten üç elma düştü

Son gelişmenin başlatıcısı olan savcılar ile onların taleplerini onaylayan mahkemenin üyeleri, bilindiği kadarıyla, 'Ergenekon' ve 'Balyoz' gibi son yılların önemli davalarına da bakıyorlar. Dünkü gazeteleri okurken neler hissettiler acaba?

Onlar kadar olaylara vâkıf olduğumu iddia edemem, ama iddia edebileceğim bir nokta benim de var: 'Ergenekon' ile başlayan sürecin ülkemizin varoluş-yokoluş mücadelesinin önemli bir parçası olduğuna inanıyorum ve hayırlısıyla varılacak hukuki sonucun Türkiye'nin içte refaha erişmesini dışta da dikkate alınması gereken bir güç olmasını sürekli engelleyen kapıların açılmasını getireceği konusunda iddialıyım.

Yürüttükleri davaları -artık örgütlenmenin künhüne vardıkları için- ne kadar ciddiye aldıklarını tahminde zorlanmıyorum yargı mensuplarının... O sebeple de, şu son kasırganın, en fazla 'Ergenekon' sürecini tehdit ettiğini nasıl olup da göremediklerini anlamakta zorlanıyorum.

Dünkü medya tablosunun çok çarpıcı bir özeti şu: 'Ergenekon' sürecini ciddiye alanlar gelişmeden şaşkın, yorum yaparken esasa zarar vermekten çekinirken eski kararlılıkları darbe almış görüntüsü veriyor; buna karşılık 'Ergenekon' sürecine çeşitli sebeplerden 'ters' bakanlar rahatlamış ve karşı-hücuma hazır görünüyor...

Bir çok köşede "Hani" ile başlayan hafife alıcı değerlendirmeler okudum.

Anlaması gerçekten çok zor bir yeni durum... "Aman Ergenekon süreci zarar görmesin" diye sineye çekilen bunca olağanüstülükten sonra, samimiyetle konuya sarılmaları sebebiyle yanlışlarına tahammül edilenlerin bütün sürece zarar verecek bir tavra bürünmelerinin hiçbir mantığı bulunmuyor.

Zaten ilk günden beri hemen herkesin gelişmenin anlaşılmazlığı üzerinde 'akıl' vurgusuyla durması, makuliyet sınırlarının zorlandığını gösteriyor.

İyi de, ne için, kim için, ne pahasına?

Etrafta, alenen suçlayanlar, daha ilk andan başlayarak adlı adınca 'suçlu' adresi ilân edenler dışında bir de sessizliği tercih edenler var. Asıl onlara kulak vermek lâzım; ikisi biraraya gelince, güvendikleri üçüncü bir kişi bulunca söylediklerine... Genellikle başkalarının tanık olduğuna inandıkları olaylardan hareketle anlattıkları yakıcı...

Yakıcı, çünkü toplumda varolan 'Ergenekon' sürecine itimadı yakıyor... Saygı duyulan ve duyulması da gereken insanların asla birlikte bulunmaları mümkün olmayan iç ve dış irtibatları dillendiriliyor. Olanı anlamakta zorlanan, bu yüzden tespit yapmaları gerekince top çeviren pek çok kişi büyük hayal kırıklığı yaşıyor...

Hiç kuşkusuz savcılar ile onların taleplerini onaylayan mahkeme üyeleri ne yaptıklarını biliyordur. Muhtemelen, "Biz yargı mensubuyuz, bizim için önce elimizdeki bilgi, belge ve bulgular gelir" diyor ve söylenenleri, sessizce homurdananları umursamıyorlardır.

Fakat bizim öyle bir kolaylığımız yok. Biz umursuyoruz ve o sebeple de ne olduğunu daha iyi anlamaya çalışıyoruz. "Emniyet-yargı birlikte hükümete karşı" görüntüsü birilerini sevindiriyor muhakkak; iktidarın yara alması, ortamın gerilmesi arayıp da bulamadıkları fırsat... 'Ergenekon süreci'ni baltalamak için arıyorlardı o fırsatı, sonunda gökte aradıklarını yerde buldular.

Masallar "Gökten üç elma düştü" diye başlar, bu defa elmalar yanlış yerlere düştü...

 
 
 
2012-02-12 22:30:38
gökten üç elma düşüyor
birisi iktidar ve iktidarın çevresine gidiyor, diğeri burjuvaya (müsiad, tüsüad )gidiyor, son elma da vesayetçilere gidiyor. Bu tarih boyunca böyle olmuş. bunu sadece peygamberler değiştirmiş/değiştirmeye çalışmış.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.