Diyanet’ten sinsi projeye tepki...        Suriye'deki olaylar -Ölü sayısı 41'e yükseldi  ...        Mısır'daki  seçimin ilk sonuçlara göre üç aday öne çıkıyor...        Ankara'daki camiler Regaip Kandili'nde doldu taştı...        Cumhurbaşkanı Gül, Google'ı gezdi...        Bakan Yıldırım'dan 'Haliç' açıklaması...        Medya İsrail taşeronu...        Memurun umudu Hakem’de...        KENZEK, HASTALIK ÖNCESİ SAĞLIK SİGORTANIZ.. ...          İzmir'de metrekareye 35 kilo yağış düştü...        Konut satışlarında düşüş...        Orhan Şam'dan Alex açıklaması...        
USD Alış 1.840 USD AlışUSD Satış 1.850 USD SatışEuro Alış 2.315 Euro AlışEuro Satış 2.330 Euro SatışAltın Alış 93.0920 Altın AlışAltın Satış 93.6400 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Hayrettin Karaman - Yeni Şafak
2012-02-12

Anayasa ve din eğitimi

Yeni bir anayasa yapılacak. Bunun için çeşitli kesimleriyle halkın düşünce ve teklifleri alınıyor. Bu aşamada teklifi olanların, iligili komisyona tekliflerini "toplu halde, dernek, vakıf vb. olarak değil, fert fert" göndermelerinde fayda var. Çünkü işin sonunda "her bir madde için hangi yönde ne kadar teklif gelmiş" sorusunun cevabı teklif sayısına göre alınacak ve değerlendirilecektir.

Bu hamur daha çok su götüreceği için yeni anayasa ile ilgili tekliflerimizi komisyona göndermekle yetiniyor, köşemizde tartışmayı zamanına bırakıyoruz.

Anayasa değişsin değişmesin, hükümetin iradesi ve tasarrufu ile din eğitimi alanında yapılabilecek bazı önemli işler var. Bunlardan biri de "isteğe bağlı din eğitim ve öğretimi"dir.

Mevcut Anayasa'nın 24. maddesinde yer aldığı halde bugüne kadar uygulanmayan "isteğe bağlı din eğitim ve öğretimi", yine aynı maddede yer alan ve zorunlu olan "din kültürü ahlak bilgis" dersinden farklıdır. Zorunlu olması yerinde bulunan, bazı Avrupa ülkelerinde de benzerine yer verilmiş olan din kültürü ahlak bilgisi dersi, Türk tarihi, coğrafyası, dili, edebiyatı gibi bu ülkede yaşayan herkesin alması gerekli olan bir derstir. Bu derste belli bir dinin eğitimi ve öğretimi yoktur. Nüfusu ve tarihi ile denk olarak bu milletin din kültür ve medeniyeti ağırlıklı olmak üzere genel olarak din kültürü ve ahlak bilgisi verilmektedir.

İsteğe bağlı "din eğitim ve öğretimi" dersinde ise velileri istediği takdirde çocuklarına belli bir dinin bilgisi ve eğitimi verilecek, çocukların bu dinin manevi iklimi ve çevresi içinde sosyalleşmeleri, kişilik kazanmaları sağlanacaktır.

Ensar Vakfı'na bağlı Değerler Eğitimi Merkezi'nin emek çekilmiş, kafa yorulmuş bir çalışması var. Bu çalışmada, adı geçen dersin niçin, nasıl, nerede, kimler tarafından verilmesi gerektiği konusunda uzman araştırmalarına dayalı bilgiler ve teklifler mevcut.

Tekliflerin önemli maddeleri şöyle:

1. Din eğitimi isteğe bağlı olmalıdır (Benim teklifim: İstemeyen dilekçe vermeli, dilekçe vermeyenler bu dersi istiyor sayılmalıdır. Çünkü halkının %99'u Müslüman olan bir ülkede, aksine bir talep bulunmadıkça tabii olan İslam bilgisi almayı istemektir.)

2. Bu eğitim ve öğretimi almak isteyen on ve daha fazla öğrenci bulunduğu takdirde ilk ve orta öğretimde bu ders açılmalı ve mutlaka okulda verilmelidir. (Okul uygun bir gün veya iki yarım gün bu eğitime tahisis edilir, bu saatlerde diğer öğrenciler için başka meşguliyetler bulunur veya daha iyisi onlar için okul tatil sayılır.)

3. Bu dersler, pedagojik formasyon almış öğreticiler tarafından ücretsiz olarak verilmelidir. Mevcut din kültürü öğretmenlerine -farklı mezhepler için- hizmet içi eğitimi verilebilir.

4. Bu derslerin nasıl verileceği, program ve müfredatının nasıl olacağı gibi konuları görüşüp karara bağlamak üzere "en geniş anlamda paydaşları içeren" isteğe bağlı din eğitimi çalıştayları bakanlıkça acilen toplanmalıdır.

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.