Kayseri'de patlama...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        Fransa'da tüketici güveni yükseldi...        Dolar ve euro güne nasıl başladı?...        
USD Alış 1.838 USD AlışUSD Satış 1.848 USD SatışEuro Alış 2.309 Euro AlışEuro Satış 2.324 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Fatma Tuncer - Milli Gazete
2012-02-12

Nasıl bir gençlik hedefliyoruz? 1

SON günlerde, "Muhafazakâr/Dindar Demokrat Gençlik" söylemi gündemin en çok tepki toplayan meselelerinden biri oldu. Meseleye farklı boyutlardan yaklaşan siyasiler, seküler bakış açısına sahip kimseler ve dindar kesimden gelen beyanlar ile konu tartışılmaya başlandı. Ancak tartışmalar hangi boyutta olursa olsun toplumda ziyan olan, maneviyatından uzaklaşan ve gittikçe de özünden kopan bir gençlikten söz ediyoruz öncelikle bu gerçeği kabul etmek zorundayız...

Toplumun ve insanlarımızın muhafazakârlaştığı veya dindarlaştığından söz ediliyor. Somut olarak bakıldığında bu sav doğru gibi görünebilir. Oysa muhafazakârlaştığı sanılan toplumun kalelerinden içeriye, ilham aldığı özüne doğru bilimsel ve ilahi ölçülere göre bir tarama yaptığınızda içiniz acıyor. Özenti, kompleks, tasavvur ve yaşamsal düşkünlük tüm yalınkat gerçekliği ile orada dururken hayal kırıklıklarına tanık oluyor ve bir burukluk yaşıyorsunuz.

Ruh ve mana kökü itibariyle yara alan, ellerinde dokunmatik telefonları ve cüzdanlarında kredi kartları ile laçka ilişkiler peşinde koşan genç nesil toplumla bağlarını gittikçe zayıflatıyor. Diğer taraftan başörtüsü, Kur'an Kursu ve İmam Hatip Mücadelesinden gelen ailelerin yeni nesilleri ile arasında da çatışmalar yaşanıyor ve bu çocuklar da ahlaki yozlaşmadan fazlasıyla etkilenmiş durumdalar.

Ramazanda oruç tutanların, Kurban Bayramında kurban kesenlerin sayısının düşmediği hatta nüfusla orantılı arttığı bir ülkede yaşıyoruz. Fakat buna karşın, Toplumun ahlak, adalet, doğruluk ve merhamet duyguları her geçen gün biraz daha zayıflıyor. Başörtülü hanımlar iş hayatına katılabiliyorlar belki ama Allaha karşı sorumluluklarını hakkıyla yerine getiremediklerinden şikayet ediyorlar. Bu insanlar, "özümüze bağlı kalmaya gayret ederken farkında olmadan modernleştik" itiraflarında bulunuyorlar.

Yani, insanlarımızın yaşam tarz ve hayata bakış algıları modernizmin de etkisiyle "Dindarlığın temelindeki güzel ahlak ve İslam insanının sorumluluk Bilinci ve Duyarlılığı" nı aşındırdı. Onu nesnel bir boyutta tiyatral bir gösteriye dönüştürdü.

 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.