22 Ekim 2017 Pazar1 Safer 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından ortaya konacak bir (söz) değildir. Ancak kendinden önceki (vahyin) doğrulanması ve Kitab’ın açıklanmasıdır. Onda hiçbir şüphe yoktur ve âlemlerin Rabb’inden gelmiştir.” (Yunus, 10/37)
  • "Bir kulun Allah'ın rızasını gözeterek öfkesini yenmesinden, Allah katında sevabı daha büyük bir davranış yoktur." ( İbn Mâce, "Zühd",18)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:50Güneş 07:16Öğle 12:56İkindi 15:51Akşam 18:22Yatsı 19:42
    • 23°C Adana
    • 18°C Adıyaman
    • 13°C Afyon
    • 10°C Ağrı
    • 13°C Amasya
    • 13°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 14°C Artvin
    • 18°C Aydın
    • 12°C Balıkesir
  • BIST: 108.489 0.05
  • Altın: 151,139 -0.05
  • Dolar: 3,6704 0.34
  • Euro: 4,3242 -0.08

İsrail ile ilgili bir yorum ve bir haber

Abdulkadir Özkan

MİT mensuplarının ifadeye çağrılması ülkemiz gündemindeki yerini koruyor. Sanıyorum daha uzunca sayılabilecek bir süre korumaya devam edecek. Bu hafta içinde Meclis'te görüşülüp kabul edilmesi beklenen MİT mensupları hakkında soruşturma açılmasını Başbakan'ın iznine bağlayan düzenleme ile mesele bir ölçüde çözüme kavuşturulmuş olacak. Ancak, tüm bu gelişmelerin kurumlar arasında bir takım tahribatlara da zemin hazırlamış olacak

Bu arada olayların arkasında ısrarla İsrail ve MOSSAD'ın olduğu yorumları da gündemden düşmüyor. Bu yönüyle son gelişmelerden birinci ölçüde İsrail'in yararlandığı belirtiliyor. Ülkemizi sıkıntıya sokacak, karmaşaya yol açacak her türlü eylemin arkasında ya da içinde MOSSAD'ın olmasının yadırganacak bir yani yok. Çünkü, İsrail'in hedeflerinin karşısında Türkiye önemli bir engel olarak duruyor. Bu bakımdan gizli ya da açık İsrail'in Türkiye'ye yönelik bir takım eylemlerin içinde olmasının yadırgamamak gerekiyor. Bu noktada Hasan Celal Güzel Bey'in dünkü yorumundan kısa bir alıntı yapmak istiyorum:

"Bu krizden kimler çıkar sağlayabilir? Türkiye dışından en büyük çıkarı sağlayacak ülke İsrail olarak görülüyor.Bu krizin çıkartılmasını tahrik eden İsrail-MOSSAD planı, bir yandan Başbakan'dan Davos'taki 'one minut'in intikamını alırken, bir yandan da MİT'in başında kendileri açısından tehlikeli gördükleri, gayretli ve vatansever bir devlet yetkilisini yıpratarak MİT'e darbe vurmaya çalışıyorlar."

Hasan Celal Güzel devleti çok iyi bilen, dünyaya açık bir insan. Bu bakımdan yaptığı değerlendirmeyi kimsenin hafife alması mümkün değildir. Kaldı ki, bu yoruma bende katılanlardanım. Maksadım bu alıntı ile yoruma dönük bir zemin hazırlamak değildir. Benzer yorumlar birkaç gündür devam ediyor. Ancak, bu yorumu dünkü bir gazetede İsrail-ABD tatbikatı ile ilgili olarak "İsrail attı Kürecik seyretti" başlıklı haber ile birlikte değerlendirince ister istemez insanın kafası karışıyor ve "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" demekten kendisini alamıyor. Yani İsrail'in ülkemize yönelik faaliyetleri biliniyorken, her türlü terör olaylarına destek verdiğine dair devletin elinde bilgiler varken -en azından ben öyle düşünüyorum- ve son olarak yaşanan MİT krizinin arkasında İsrail-MOSSAD'ın olduğu hususunda tereddütsüz yorumlar yapılıyorken Malatya'ya yerleştirilen Füze Kalkanı'nın anlamı ne oluyor? Bir ülke aleyhine bir başka ülkenin istihbaratına hizmet edecek, onun güvenliğini korumaya dönük bir sisteme ülkemiz topraklarında niçin izin verilmiştir? Bu noktada yukarıya başlığını aktardığım haberin özetini vermek ve okuyucularımı konu üzerinde bir kez daha düşünmeye davet etmek istiyorum: "ABD ile İsrail Cuma günü, İran'ın olası füze saldırısının tatbikatını yaptı. Bir F-15 uçağından İsrail yönüne atılan füze, hem İsrail'deki hem de NATO'nun füze kalkanı projesi kapsamında Malatya Kürecik'te kurulan radardan an be an izlendi. İsrail basınına göre tatbikat için İsrail'le veri paylaşımına çekince koyan Türkiye'den izin alındı."

Gelin şimdi bu işi doğru dürüst değerlendirin. Bir yandan İsrail'in ülkemiz aleyhine faaliyetleri hususunda kimsenin şüphesi yok ama İsrail'i güya İran'dan gelecek bir tehlikeye karşı koruma görevini biz üstleniyoruz. Bunun mantığı olabilir mi? Bir ülke düşmanını korumak için hem dostluklarını ve ilişkilerini tehlikeye atar hem de kendi topraklarını saldırıya açık hale getirir mi? Yani biz dost ve düşmanımızı bilemiyor muyuz? Yoksa biliyoruz da ABD-İsrail ortaklığına mahkum muyuz? Eğer mahkumsak son gelişmeler üzerine İsrail'e yönelik yorumların ve hamlelerin fazla bir anlamı kalır mı? Bu köşede Füze Kalkanı Projesi gündeme geldiği günlerde İsrail'in güvenliğini sağlamaya yönelik olduğunu yazdım. İsrail'i koruyalım derken komşumuzla ilişkilerimizi tehlikeye atacağımıza da dikkat çekmiştim. Tüm bunlar bilinmesine rağmen hâlâ ABD ve İsrail'i stratejik müttefik olarak kabul etmek ve bölgede onlarla işbirliğini sürdürmenin manası olabilir mi?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.