29 Mart 2017 Çarşamba1 Recep 1438
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “Biz, insanlara belli zaman aralıklarıyla okuyasın diye Kur’an’ı parçalara ayırdık ve onu bölümler halinde indirdik.” (İsra, 17/106)
  • “Sizin en hayırlılarınız, Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.” (Buhârî, "Fezâilü’l–Kur’ân", 21)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:18Güneş 06:46Öğle 13:16İkindi 16:45Akşam 19:33Yatsı 20:54
    • 11°C Adana
    • 8°C Adıyaman
    • 5°C Afyon
    • -2°C Ağrı
    • 1°C Amasya
    • 0°C Ankara
    • 11°C Antalya
    • 2°C Artvin
    • 12°C Aydın
    • 6°C Balıkesir
  • BIST: 90.182 0.54
  • Altın: 147,216 0.93
  • Dolar: 3,6478 0.95
  • Euro: 3,9515 0.65

Büyük insan deyince neyi anlıyorsunuz?

Fatma Tuncer

Kadın, "bir yazarla tanıştım, çok ufak tefekti, hem de cılızdı, ayakları elleri küçücüktü oysa ben onu o kadar heybetli biri olarak hayal etmiştim. Doğrusu düş kırıklığı yaşadım" diye anlatıyor. Kadının bakışlarında bir şaşkınlık ifadesi var, yaşadığı düş kırıklığı hemen anlaşılıyor. O güne kadar yazılarını okuduğu, ismini dilinden düşürmediği yazarı, zihninde öyle, masallardaki gibi filan canlandırmış. Onu yiyip içen, hastalıkları ve zaafları olan bir insan olarak hiç düşünmemiş. Aksine insanüstü dev bir varlık olarak hayal etmiş.

Küçükken çocuklara beni ne kadar seviyorsun diye sorduğunuzda "ellerini açarlar ve " bu kadar" diye gösterirler. Ya da büyük adam kimdir deseniz, ayağa kalkarlar ve başı tavana kadar ulaşan kimsedir" derler.

Çünkü çocuklar bu dönem olayları somut olarak düşünürler ve somut örneklerle tanımlarlar. Oysa çocuk büyüdükçe büyük adamın, zihinsel aktiviteleriyle büyüdüğünü ve insanlığın kurtuluşu için mücadele verdiğini bilir ve "büyük adam insanlar için faydalı işler yapan kişidir" der. Ama nedense insanlar, bu gerçeği pek fark edemezler ve insanlığa hizmet eden ya da sahnenin önünde yer alan kimseleri sadece fiziksel varlığıyla hayal ederler. Oysa kişinin yaptığı faydalı işler, emek, inanç ve mücadelenin esedir. Bunun dışında onlar da her insan gibi hasta olabilirler, zayıf düşebilirler hata yapabilirler, yüksek sesle konuşabilirler, ağlayabilirler ve gülebilirler.

Sahnenin ön kısmındaki kimselerin halk tarafından anlaşılamamasının nedenlerinden biri de ne yazık ki, bu insanların kendilerini toplumdan soyutlamalarıdır. Onlar hep ayrı gruplar halinde yaşarlar ve insanlarla bir arada kalmayı ve sohbet etmeyi pek sevmezler. Oysa, insanların en güzeli hazreti Peygamber insanlarla konuşur, onlara selam verir tebliği yapar ve ihtiyaçları varsa karşılamaya çalışırdı.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.