Kayseri'de patlama...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        Fransa'da tüketici güveni yükseldi...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Abdurrahman Dilipak - Yeni Akit
2012-02-23

Şüpheli “Sanık” ya da “şüpheli” kime denir?

Genel olarak bu terim şu şekilde tanımlanır: “Şüpheli, bir ceza muhakemesi terimidir. Hukuken suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade eder. Günlük dilde şüpheli ve sanık (sanık kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade eder) aynı anlama gelecek şekilde kullanılsa da hukuken bu terimler birbirinden farklıdır.

Mesela ben 40 yıllık sanığım. Hep suçlandım.. Mesela hiç içeri girmedim.. Ya af çıktı, ya zamanaşımına uğradı, ya da erteleme falan filan.. Çoğundan da berat ettim..

Mesela Kenan Evren, Çevik Bir de bugün için kanun önünde “şüpheli”.

Sokaktaki çocuklara bile 12 Eylül’ü kim yaptı diye sorsanız size “Evren” diyecektir.. Sağır Sultanın bile bildiği bir şeyi yargı sorgularken şüpheli olarak tanımlar..

Buradaki “şüpheli”lik, potansiyel olarak şüpheli olmayı ifade etmez.. Bir yerden bir şey çalınmışsa, o bölgede bu işi ile şöhret bulmuş biri akla gelebilir.. Bu potansiyel şüphelidir.. Gerçek suçlu bir başkası da olabilir..

Kenan Evren’in 12 Eylül darbesini yaptığını bilmeyen yok. Ama yine de kanun önünde şüphelidir..

Hakim-savcı ona “12 Eylül”ü niçin yaptın diye değil, “yaptın mı” diye soracak.. İddianame hazırlanacak, kabul edilecek, yargılama tamamlanacak, Yargıtay’a gidecek ve karar kesinleşecek, ondan sonra sanık mahkûm olacak. O zamana kadar da hep şüpheli olarak kalacak..

Birileri bugün Ergenekon davası ya da 28 Şubat devam ederken, “siz daha yargılama bitmeden adamları suçlu ilan ettiniz” diyor..

Şüphelilik kanun önünde ve yargıda kesin bir delil ifade etmez.. Yoksa Kenan Evren ve Çevik Bir’in bu işle ilgili suçunu sorumluluğunu bilmeyen var mı?

12 Eylül ve 28 Şubat davası açıldığında, bunlar suçlu, cezası ne olsun diye bakılmayacak, önce suçlu olup olmadıkları tartışılacak..

Mesela bir tanık bir cinayeti görmüştür ama kanıtı yoktur. Gerçek suçlu berat edebilir ve hatta o tanık, iddiasını isbatlayamadığı için ve iftirada bulunduğu gerekçesi ile cezalandırılabilir.. O olay kanun ve yargı önünde, belki de herkesin bildiği bir sır olarak kalacak, suçlu serbest bırakılırken, suçun tanığı ceza alabilecektir.

Bu işler böyledir. Bazan insanlar suçlu olmadıkları halde suçlanıp ceza görebilir, Hz. Yusuf gibi, bazan da asıl suçlu suçu isbat edilemediği için serbest kalabilir..

Basın ve kamuoyu, şüpheye dayalı eleştiri de yapabilir, suçlamada da bulunabilir.. İnsanların da bu konuda bir kanaati olabilir.. Bütün mesela bunun subutu ve cezalandırılması ile ilgilidir.. Elbette bu anlamda yargısız infaz yapılmamalıdır. Ama öte yandan kimsenin de, “bakalım yargı kararını versin, Evren darbe yapmış mı yapmamış mı, bekleyelim” dememizi beklememelidir.

Her konunun ille de yargıya intikal etmesi gerekmez.. Adına “Kamuoyu” denilen bir toplum kanaati var. Bu kanaati basın, kanaat önderleri, STK’lar birlikte üretir.. Emarelerden yola çıkarak, ya da farklı ilişkileri ve bilgileri, asimetrik bir şekilde sorgulayarak ondan bir sonuca ulaşmak ister. Akıl yürütür insanlar. İdeolojik ve politik grublar, dini grublar niyet okumaya varan bakış açıklamaları ile birbirlerini itham da edebilirler..

Aslında her konuda ille de bir yargı kararı gerekmiyor.. Rüşvetin belgesini bulmak her zaman mümkün olmayabilir..

Şahinkaya mahkûm olmasa bile halkın o konudaki kanaati belli. Bu kanaat yanlış da olabilir belki.

Neyse ki bir “din günü” var, divan kurulacak ve ilahi adalet gerçekleşecek.. Yaptığımız ve yapmamız gerekirken yapmadığımız her şeyin hesabı sorulacak..

Duamız şöyle olmalı: “Allahım bize hakkı hak, batılı batıl göster, bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil. Selâm ve dua ile..





 
 
 
2012-02-23 08:55:55
Şüphekı Niye Masum Sayılır?
Evrensel akıl diye bileceğimiz Fıtrat aklı var insan tam sınır koymasa da Aklıyla kötülüğü, iyiliği tanıyabilir ama Evrensel hukuk daha anasından doğmamış (Din hukuku sözümüzün dışında) her millet ayrı bir hukuk sistem koymuş anarşının çıkmaması için mahkama kararı olmdan her şüphelı masum sayılır

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.