Kayseri'de patlama...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Kenan Alpay - Yeni Akit
kenanalpay@yeniakit.com
2012-02-23

Gürüz Görevde, Kankaları Kodeste

İkinci Ergenekon davası çerçevesinde üç gün önce Silivri’de ifade verenlerden biri de YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz’dü.

Üniversite kampüslerinin kapıları daha çok Gürüz’ün döneminde İslami düşünce, söylem ve ilişki biçimlerine sıkı sıkıya kapatılmıştı. Üniversiteler İslam’a dair her türlü hareketliliğe teyakkuz halindeydi. “Üniversiteli genç İslamcı değil zorla da olsa Atatürkçü olur” diyerek ‘İkna Odaları’ gibi psikolojik işkence metotları onun döneminde devreye sokulmuştu.

Gücü, kudreti o raddedeydi ki Cumhurbaşkanına sunulacak rektör adayları arasında 449 oy alan adayı eleyip 1 oy alan adayı öne geçirebiliyordu. Zaman zaman siyasilere de ‘posta koyuyor’ ve nüfuz gösterisi yapıyordu. Hükümete karşı darbe sürecine daha bir hız verildiği dönemde yanına aldığı rektörler, dekanlar, akademisyenler ve sol-Kemalist öğrenci örgütleriyle beraber “Ordu Göreve” çağrısı yapmakta bir an olsun tereddüt göstermiyordu.

“Ordu Göreve” çağrısı yapan mitingler, hiç tartışmasız faaliyetlerine hiç ara vermeyen bir cunta örgütlenmesinin tezahürleriydi. Ordu’yu göreve yani darbeye davet eden, örgütleyici ve katılımcıları hiç değişmeyen bu mitingler, Cumhuriyet Mitinglerine giden sürecin ‘akademik’ öncüleriydi. Hatırlayalım o günleri, Gürüz neler söylüyordu: Üniversiteler Atatürkçülüğün ve laikliğin kalesidir. Dinci, İslamcı görüş ve akımlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz, falan filan. Nasıl mücadele edeceklerdi bu ‘iç düşman’la? Tabii ki sokağa sürecekleri tankın arkasına sığınarak, namluların ateş gücünden istifade ederek. Burada anlaşılmayan bir husus yok.

Anlaşılmayan husus şu: Kemal Gürüz’ün atadığı, organize ettiği ve görevlendirdiği rektörlerin bir kısmı Silivri’ye tıkılmışken nasıl oluyor da o, elini kolunu sallaya sallaya geziniyor. Fatih Hilmioğlu, Ferit Bernay, Mustafa Yurtkuran hatta Mehmet Haberal gibi rektörler Ergenekon davasında Hurşit Tolon, Veli Küçük, Doğu Perinçek gibi vatan evlatlarıyla birlikte Silivri’nin hücrelerinde ömür törpülerken Gürüz nasıl oluyor da tutuksuz yargılanıyor? Fatih, Ferit, Mustafa ve Mehmet beyler nasıl oldu da paçayı kaptırdılar veya Kemal bey nasıl oldu da paçayı kaptırmadı?

Gürüz’ü, üç yıl önce diğer sanıklarla beraber gözaltına alınıp salındıktan sonra basına verdiği beyanatlar mı Silivri’den kurtarmıştı? Gözaltına alındıktan itibaren aşırı duygusallaşan ve “Beni en çok parmak izimin alınması yaraladı” deyip nezarette ağlayan Gürüz’e Emniyet acımış mıydı yoksa?

Özel Yetkili Mahkeme samimi bir itiraf olarak addettiği “Çetelerin kökü kazınmalı. Hayatımda böyle bir faaliyete katılmadım. Veli Küçük’ü, İbrahim Şahin’i tanımam. Amerikan emperyalizmi palavradır. Ben Amerikancıyım. Dünya Barışını ancak Amerika sağlayabilir” gibi söylemleri üzerine mi kendisini diğer sanıklardan ayırıp tutuksuz yargılamaya karar verdi? Mahkemeyi, Ergenekoncu Kemalist değil de Amerikancı Kemalist olduğuna ikna etmiş olma ihtimalini de bir kenara kaydedelim.

Başka ne söylemiş veya yapmış olsun ki beraber yürüdüğü, beraber konuştuğu asker, akademisyen, gazeteci, sendikacı arkadaşları Silivri’de uzun bir dönem yatılıya kalırken Gürüz’e evci izni verilmiş olsun?

Mesela en yakın mesai ve dava arkadaşlarının tutuklu bulunduğu Ergenekon cuntasına dair sarf ettiği “Bırakın kurucusu ve yöneticisi olmayı varlığından haberim bile yoktu. Basında yer almasından sonra haberdar oldum. Eğer haberim olsaydı kendi görevim gereğini yapardım. Hatta bu durumu yetkili makamlara derhal ihbar ederdim” sözleri kurtarmış olabilir mi kendisini? Bu ihtimal yabana atılır gibi değil kanaatimce.

Neden bu ihtimali daha çok önemseyelim diye soracak olursanız Gürüz’ün “Benim iddia edilen suçlamalarla ilgilenecek vaktim bile yoktu” sözünü ve “Buradaki hiç kimse ile örgütsel bağım yok. Çoğuyla taban tabana zıt görüşteyim. Bunlarla aynı örgütten olmam mümkün değil. Kendi içine kapalı otantik siyasi yapıya değil tam bağımsızlığa değil, küresel sistemde karşılıklı bağımlılığa inanıyorum” cümlelerini iyice düşünmenizi tavsiye ederim.

Yoksa Gürüz, başta Ergenekon yapılanmasının merkezindeydi de daha sonra MİT tarafından devşirildi mi? “Ordu Göreve” pankartını taşıyan Kemalist cuntacı arkadaşlarının yanında resim verirken Gürüz gönüllü müydü orada yoksa görevli miydi? Orduyu göreve çağıranların bir kısmı için oradaki duruş ve resim vermeler bir görev olarak tasarlanmış olabilir mi? Hani, MİT ‘görev’ gereği PKK-KCK veya sol-sağ diğer örgütlerden eleman devşirip oralara sızıyor ya. Ergenekon çerçevesinde Gürüz de öyle bir şey mi acaba?

Ergenekon örgütü ve cunta mensubu olmakla yargılanan arkadaşlarıyla alakalı o kadar ağır sözler sarf ediyor ama hiç kimse de çıkıp “Kemal sen ne yaptın? Davamızı ve bizi nasıl satarsın arkadaş? Biz aynı yolun yolcusu değil miydik?” demiyor. Enteresan değil mi?



 
 
 
2012-02-23 08:48:40
gücü nereden geliyor..??
bildiğim kadarıyla kemal gürüz masondur...

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.