Kayseri'de patlama...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Belkıs İbrahimhakkıoğlu - Yeni Akit
2012-02-23

Yargının Yarası Hakan Kılıç

Hatırlarsınız, Doğubeyazıt Cumhuriyet Savcısı merhum Hakan Kılıç, bu ayın başında bir cinayete kurban gitmişti. Hadiseyi gazetelerdeki haber sayfalarından okumuştuk. Ama köşelerimize taşımadık. Ekranlardaki tartışma programlarına da dahil etmedik. Cumhuriyetimizin savcısına, yani devlete eşkıyanın biri ulu orta silah çekti ve biz görmezden geldik.

Olayın görünen hikâyesine göre eski bir PKK’lı katil zanlısı Barış Batur, bir yıl önce gasp suçundan adliyelik olmuştu, soruşturma sonrası tutuksuz yargılanmış, on yıl hapis cezasına çarptırılmıştı, karar temyize gönderilmişti. Cani ruhlu eşkıya temyizin neticesini beklemeye gerek görmeden, suçla ilgili olarak sadece mütâlaasını bildiren savcıya silahını çevirdi. Bu olayda zihnime takılan pek çok soru olduğu hâlde yargıya ait olan bir meselede bilir bilmez ahkâm kesmek istemiyorum. Ancak yine de katilin ortalıktan sır olmasını aklım almıyor. En ufak fısıltımızın bile gizli kalmadığı bu çağda bir caniyi yakalamak o kadar da zor olmasa gerek. Neyse işin içinde belki bilmediğimiz başka şeyler vardır diyelim ve araştırmasını yargıya bırakalım.

Benim vurgulamak istediğim, bu habere kim kiminle, nerede ucuzluğundaki magazin dedikoduları kadar bile olsun ilgi duymadığımızdır. Kendilerini demokrasinin yılmaz bekçilerinden sanan kalemşörler ve ekran tartışmacıları nedense bu hadiseyi gündemlerine almadılar. Böylesine ciddi bir mesele sivil toplum kuruluşlarının zincirleme haber ağına takılmadı, kimse sokaklara dökülmedi, yürüyüşler yapmadı.

İtiraf edeyim, merhumun aile fotoğraflarını görmeseydim yazmak benim de aklıma gelmeyecekti. Çünkü uzaktan kaval sesi dinleyerek duygusal moda girmenin derde deva olamayacağını bilirim. Fakat gördüğüm o birkaç kare fotoğraf yargı dünyasının meselelerine ne kadar yabancı olduğumuzu fark ettirdi. Rahmetli Kılıç, o fotoğraflarda daima gülümseyen nurlu çehresiyle insanlığımızı sorgular gibi bakıyordu.

Hâkim ve savcıların yetişme şartları genellikle birbirine benzer. Çoğu emekli veya dar gelirli ailelerin evlatlarıdır. Anaların, babaların dişinden tırnağından artırdığıyla okutulmuşlardır. Kendilerine harcanan emeğin kıymetini bilirler. Hizmet ehli olduklarından diğer meslek alanlarına kıyasla daha idealisttirler ve hâllerinden fazla şikâyet etmezler. Bu yüzden yaşadıkları sıkıntılardan, nelerle yüz yüze geldiklerinden pek haberimiz olmaz. Bizleri hırlı hırsızla, sapıklarla, katillerle bire bir muhatap etmezken, şahsi hayatlarında kendileriyle en ufak meseleleri olmayan görünmez nice düşmanlar edinirler.

Onların, karşılarına gelen her hadisede ruhen neler yaşadıklarını düşünmeyiz. Babaları tarafından taciz edilen iki kız kardeşin davasını soruşturan bir savcının o çocukları kendi çocuklarının yerine koyarak nasıl acı duyduğuna yakinen şahit olmuştum. Yargı mensuplarının özel hayatları vazifelerinden soyutlanmış değildir. Nöbet zamanlarında çağrıldıklarında koşmak zorundadırlar. Ağır ceza hâkimi bir hanımefendi, nöbetçi olduğu zamanlarda, emanet edeceği kimse bulamazsa küçücük yavrusunu kendisiyle birlikte adliye koridorlarına taşıdığını anlatmıştı. Üstelik geceyi uykusuz bile geçirseler nöbetin ertesi günü işe tam mesai gelmek zorundadırlar, bunun için fazladan ücret de almazlar.

Günümüzde bilinçaltı edebiyatı revaçta olduğundan, neredeyse suçluları masumlaştıran sentetik bir duyarlılıkla adalet anlayışını gölgelediğimizi fark etmiyoruz. Empati diyoruz ya, kendimizi bir kere de yargı mensuplarının yerine koyarak meselelere baksak keşke. Gencecik eşinin, küçücük çocuğunun gözleri önünde şehit edilen Hakan Kılıç’ın davasına millet olarak sahip çıkmanın ne anlama geldiğini o zaman daha iyi kavrarız belki.



 
 
 
  Henüz Yorum Yazılmamış
Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.