Kayseri'de patlama...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Yener Dönmez - Yeni Akit
yenerdonmez1@gmail.com
2012-02-23

Güney Sınırı

Arap Baharı denilen dalgaya hep mesafeli yaklaştım.

On yılların yerleşmiş despot rejimlerinin böyle domino etkisiyle devrilmesi ancak arkasındaki destekçilerin çekilmeleriyle mümkün olabilir.

Destekçileri çekilmişse, bununla murad ettikleri ve planladıkları vardır muhakkak.

Ortadoğu’yu sokaktaki halkın isteklerine Amerika ama özellikle İngiltere terk etmez.

Adını açık koymam gerekirse, asıl beyin olan İngiltere, bu despot rejimlerin sürdürülebilir ömrünü tamamladığına uzun zaman önce karar verdi ve yavaş yavaş altlarını oymaya başladı.

Şimdi bölgede gelecek 50 yılın yapısını kuruyor İngiltere…

Ortadoğu ülkelerinin bağımsızlaştığını ve artık Müslüman kardeşi Türkiye’yle kardeşlik ilişkisi içinde ilerleyeceğini düşünmek safdillik olur.

Yeni rejimler de gelir getirici ve stratejik konularda kendilerine ilk partner olarak İngiltere’yi seçeceklerdir.

Nitekim kurulan rejimlerin petrol anlaşmalarından başlayarak seçtikleri partnerleri görmeye başladık.

Türkiye sahip olduğu güçle orantılı söylemler ve eylemler gerçekleştirmezse bu planlamadan büyük zarar görerek çıkar.

Kendi topunu, tüfeğini, silahını, uçağını, tankını, teknolojisini, yazılımını üretemeyen yani savunma sanayisi yüzde 90’lar oranında yerlilik arzetmeyen hiçbir akıllı devlet kendisini olduğundan güçlü göstermez.

Bunu yapan ancak başının ezilmesi için fırsat kollayan dev devletlere malzeme verir.

Suriye konusunda gidişat iyi değil…

Nusayri Esed Rejimi’nin Müslüman Halkı imha ettiği ve bunu sırf Müslüman oldukları için yaptığını biliyoruz.

Türkiye krizin patladığı andan itibaren oldukça sert ve iddialı söylemlerde bulundu.

Ancak bunların gereğinin yapılamaması nedeniyle Suriye Muhalefeti’nde de Sünni Dünya’da da bir sukut-u hayal söz konusu.

Suriye Muhalefeti’nin sesini dünyaya duyuran, Suriye muhalefetine bütün gücüyle destek veren El Cezire, bu sebeple artık Türkiye’nin Suriye ile ilgili söylemlerini haber yapmıyor.

Suriye Muhalefeti’nin Askeri Kanat Sorumlusu Albay Hermuş’un, Nusayri kökenli bir MİT görevlisi Ö.S. tarafından kaçırılıp Esed’e teslim edilmesi, Sünni dünyada bize çok büyük alan kaybettirdi.

Diplomasi çok ince düşünülüp doğru karar verilmesi gereken bir alan.

Ama her şeyden önemlisi doğru adamlarla çalışmak.

Türk diplomasisi böylesine monşer egemenliğindeyken ve Dışişleri’nden emekli olanlar soluğu CHP ve İşçi Partisi’nde alıyorken, gittikleri bu partilerde de Esed yönetimine destek veriyorken, bizim Suriye politikamızın ne kadar güvende olduğu tartışılır.

Yanı başımızda insanlar sırf Müslüman oldukları için boğazlanıyorlar.

Akan kanın zararı bize oluk oluk akmak üzere.

Esed, PKK kartını çoktan açtı.

Biz Kandil’i bombalarken Suriye’de daha iyi şartlarda PKK’lı teröristler harıl harıl eğitiliyor.

Ve bahar aylarında temel ağır saldırıları Güney Sınırımız’dan yememiz mukadder.

Suriye konusunda bu kadar açıktan gitmemizin sonucu bu.

Elde bir PKK kartı varken Türkiye, Esed rejiminin belini kırıncaya kadar açıktan gitmemeliydi.

Ulu Hakan Sultan Abdülhamid gibi ilerlemeliydik.

Şimdi Esed hala devrilemediği gibi, konu uzun sürdüğü için Rusya’dan, Çin’e pek çok destekçi buldu.

Öldürülen Müslüman sayısı maalesef arttı.

PKK’nın yeniden Suriye’ye dönmesi de cabası oldu.

Son dönemde her şeyi fazla açık, gösterişli, tantanalı ve övünerek yapıyoruz.

Böyle olunca da sonuç alamıyoruz.

Osmanlı’nın diplomatik kıvraklıklarıyla efsaneleşmiş vezirlerinden biraz ders almalıyız.

Yaptığı şeyi sahiplenmek, yapmadıklarını-yapamadıklarını yapmış gibi göstermek o an için rahatlama sağlasa da uzun vadede misliyle zarar getirir.




 
 
 
2012-02-25 00:56:56
Sayın Dönmez,
Son cümleniz bir çok şeyi özetliyor...

2012-02-24 23:35:26
Kim bana dokunmuyan yilan bin yasasin
derse,bir gün gelir yilan onuda isirir. Esad tagutunun zulmunu görmemezlikten gelenler bir gün zalimin alinde kalacaktir aman islerimiz bozulur sesimizi cikarmiyalim mazlumun ahini duymiyalim diyenler . yaratilis gayesini unutanlardir

2012-02-24 23:33:14
Osmanlı Hamiliği
Ecdadın torunu olduğunu söylemek lafla değil icraatla olur. Az laf çok icraat.

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.