Kayseri'de patlama...        Bahçesaray'ın ilk ve tek fabrikası...        Uyuşturucu çetesine darbe...        Siyasi duruşu külliyat oldu...        Başbakan'ın sözleri Çelik'e mi?...        Gül, sürücüsüz Google arabası ile hız limitini aştı...        Davutoğlu, Danimarkalı meslektaşı ile bir araya geldi...        Efes 2012 tatbikatı nefes kesti...        Bazı ülkelerin borsalarında son durum...        Apple'dan Gül'e Türkçe klavye sözü...        Posta kutunuz hırsız çekiyor...        işte Mısır'daki seçim sonuçları  ...        
USD Alış 1.839 USD AlışUSD Satış 1.849 USD SatışEuro Alış 2.311 Euro AlışEuro Satış 2.326 Euro SatışAltın Alış 92.7630 Altın AlışAltın Satış 93.2020 Altın  Satış
 
 
4 Recep 1433

25 Mayıs Cuma 2012
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Yazı Boyutu:  12 14 16
 
Ahmet Varol - Yeni Akit
2012-02-23

Yemen'in Uzlaşma Başkanı

Yemen'de uzun süre zorlayan ve silahların halkın iradesine üstün gelebileceğini düşünen Ali Abdullah Salih sonunda koltuğu terk ederek tedavi için ülke dışına çıktı. Daha önce bir rokete hedef olan mekânda ağır yara almasına ve vücûdunda ciddi yanıklar oluşmasına rağmen yine tedavi için çıktığında makamını terk etmeme ısrarını sürdürüyordu. Olayları izleyenlerin çoğu Salih'in bu yaralanmadan sonra tekrar ülkesine dönmesinin çok zor olacağını düşünüyordu. Ama o tedaviden sonra tekrar ülkesine ve makamına döndü. Bu arada halkı vazgeçmeye zorlamak için silahları konuşturmaya devam etti. Ama daha sonra, ABD'ye tedaviye giderken bavulunu toplayarak ve başkanlık koltuğunu terk ederek yola çıktı. Hatta sonradan gönderdiği bir mesajla resmi kurumlardaki fotoğraflarının indirilmesini istedi.

21 Şubat Salı günü Salih sonrası geçiş dönemi için "uzlaşma başkanı" kabul edilen şahsın halkın onayına sunulması amacıyla bir referandum düzenlendi. Bu, bir başkanlık seçimi değildi. Çünkü, iktidarı elinde tutan kesimle muhalif güçler arasında bir isim üzerinde uzlaşma sağlanmıştı ve o ismin aynı zamanda halkın onayına sunulması böylece olayların yatışmasının sağlanması amacıyla oylama yapılıyordu.

Halkın oyuna sunulan kişi ise asker kökenli, bundan birkaç hafta önce de Başkan Ali Abdullah Salih tarafından kendisine mareşal rütbesi verilen Abdurabbih Mansur Hadi idi. Bu şahsın adı Türkçe haber kaynaklarının çoğunda Abdurabbu diye yazılıyor. Ancak bu yazılış hatalıdır. Doğrusu Abdurabbih'tir.

Bu kişi 23 Kasım 2011 tarihinden bu yana Ali Abdullah Salih'in sağlık sorunlarından dolayı fiili olarak başkanlık işini yürütemediği dönemlerde ona vekalet ediyordu. Diğer zamanlarda da yardımcısı sıfatıyla onun en yakınındaki isim olarak biliniyordu. Dolayısıyla onun başkanlığa getirilmesi doğal olarak zihinlerde "değişen ne?" sorusunun hâsıl olmasına sebep oldu.

Ancak hadiseye sadece "gitti Salih, geldi Hadi; ne değişti?" cihetinden bakmamak gerekir. Her şeyden önce "Hadi" bir uzlaşma başkanı. Yani artık olayların durulması ve geçiş merhalesinin başlaması için onun ismi üzerinde ittifak sağlanmıştır. Bu da Mısır'da diktatör Hüsni Mübarek'in yönetimi terk etmesi ve geçiş merhalesi için Yüksek Askeri Konsey'in yönetimi devralması ile başlayan süreç gibidir. Arap Baharının yaşandığı tüm ülkelerde bir geçiş merhalesi uygulanmıştır. Ama bu merhalede aktif olarak yönetimde görev alan ve ülkeyi yeni döneme hazırlayan kadrolar farklıdır. Kafa yapıları, sonlandırılan yönetimle başlatılacak yönetime yaklaşımları farklıdır. Ama hepsinin ortak yanları artık önceki dikta yönetimlerinin son bulduğunu ve halk iradesine saygılı yeni bir yönetim döneminin başlatılması gerektiğini kabul etmek zorunda olmalarıdır. Yemen'deki "uzlaşma başkanı" da öyledir. Yani bu kişi ülkede yönetimi devralan değil geçiş döneminin sorumluluğunu yüklenen kişidir. Yeni dönem ise Hadi'nin zihniyetine göre değil halk iradesine göre şekillenecektir. Ali Abdullah Salih diktatoryası artık kesin olarak son bulmuş ve artık yeni bir yönetim biçiminin oturtulması için çalışmalar başlamıştır.

Geçiş merhalesinde uzlaşma başkanının yetkileri sınırlandırılmıştır. Diktatör Salih gibi geniş yetkilere sahip, istediğini yaptırabilecek güç ve otoriteye sahip biri değildir. Bir başkan sıfatıyla belli yetkilere sahip olsa da istediğini yaptırabileceği alan, isteneni yapmak zorunda olacağı alana nispetle çok daha sınırlıdır. Bu hususu birkaç gün önce kendileriyle beraber olduğum Yemenli arkadaşlarımla da değerlendirmiştik ve aynı şeyleri söylemişlerdi. Dolayısıyla Ali Abdullah Salih'in en yakınında duran kişinin "uzlaşma başkanı" olarak onaylanması otoritenin aynı zihniyetin elinde kalması sadece ismin değişmesi anlamına gelmiyor. Sadece olayların sakinleşmesi ve yeniden yapılanmanın başlaması için böyle bir uzlaşmaya ihtiyaç duyulmuş durumda. Ancak Yemen'de değişim sürecinin önünde duran siyasi ve sosyal sorunların diğer ülkelere nispetle biraz daha fazla olduğunu da kabul etmek gerekir. Bununla birlikte değişimde en etkin durumda olan siyasi gücün İslâmî hareket olduğu da bir gerçektir.

Abdurabbih Mansur Hadi'nin kimliği hakkında ayrıntılı bilgiyi de inşallah müteakip yazımızda vereceğiz.



 
 
 
2012-02-23 08:55:57
Kim Aptal?
Eşeğimizi boyatıp tekrar bize satmak istıyorlar Salihin ikinci adamı tek aday olarak seçim yaptırıyorlar halk böyle mi istıyor kendileri aptal halkı da aptal sanıyorlar! Hayır, Müslüman Halkin en büyük talebı Rabbimiz düşmanı Şeytan ABD'nin ve dostları diktatör münafıkların sömürüsünden kurtulmaktir

Arkadaşına Gönder Yazdır
  Haberi Paylaş
 
Google Facebook Yahoo Haber.gen.tr
 
 
 
 
 
 
 
 HABERVAKTİM YAZARLARI
Apo'ya da "Hayvan" diyebilecek misiniz?...
 
"Şeriat İslam mı?" 9 Son ...
 
Bid’at Meselesi...
 
SELAM
REGÂİP KANDİLİ...
 
"Besmele her hayrın başıdır!"...
 
Orhan Pamuk ödülün kıymetini bilemedi...
 
Erik 5 tl...
 
Kürtçüyseniz baştacı Mustazaf'sanız tu kaka?...
 
 
 
 
 HAVA DURUMU
Hava Durumu
 
Hasan Karakaya Kocatepe muhribimizi vuran da biz değil miydi...
 
Abdurrahman Dilipak SPAG ve S&P...
 
Ali Karahasanoğlu İthal kanunlardaki tartışma: Süt kardeşliği...
 
Yener Dönmez Başbakan'la Kazakistan'da...
 
M. Şevket Eygi Çocukların Anayasa İstekleri...
 
Abdullah Büyük Farklı açılardan, farklı bir mesaj ...
 
Süleyman Yaşar Türkiye'ye yapılan bir reyting skandalıdır...
 
Erdal Şafak Masal gibi......
 
Refik Erduran Anestezi...
 
Şevki Yılmaz Önce gönüllerimizi kilitlediler, sonra Ayasofy...
 
Yavuz Bahadıroğlu "Tazminatsa tazminat" mı?...
 
Merve Kavakçı İslam Bir ipte iki cambaz...
 
Serdar Arseven Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu Külliyatı ve Hakkı Öznur...
 
Hayrettin Karaman Altan bey soruyor...
 
Engin Ardıç Batılı böndür az biraz...
 
Sibel Eraslan Kadın çizerse: Ümeyye Cuha...
 
Fatma Tuncer Hayat denen şey...
 
Hüseyin Öztürk Cami mimarisinde masonizm...
 
Zeki Ceyhan Tazminatsa tazminatmış!...
 
Mehmet Şeker Kaç çocuk yeter?...
 
Mehmet Barlas Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok......
 
Taha Kıvanç San Francisco'da bir gece...
 
Abdulkadir Özkan Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?...
 
Hüseyin Gülerce Uludere için acil durum......
 
Fehmi Koru Gül ve ilkeli liderlik...
 
Ersoy Dede PKK'nın elindeki yurttaşlarımız...
 
Ahmet Çakır Kazanmak önemli de......
 
Atilla Özdür İkinci 19 Mayıs......
 
Ahmet Kekeç Uludere'deki odun ve Sanem'in babası...
 
 
 
E-Devlet
 
 FAYDALI LİNKLER
 
 
 NAMAZ VAKİTLERİ
 
İmsak
3:37
Güneş
5:31
Öğlen
13:08
İkindi
17:04
Akşam
20:33
Yatsı
22:17
 
 BİR AYET
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
 
 BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155
 
 
 
 
 
       
RSS
 
 
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.