Geçtiğimiz gün Suriye Dayanışma Derneği yetkilileriyle yapılan bir toplantıya katılmıştım.
Anlatılanlara göre Suriye’de olup bitenlere, insan olan insanın aklı mantığı ermiyor.
Suriye’de yaşananlarla ilgili olarak bilgi verildikten sonra; “Nasıl yardım yapılabilir, neler yapılabilir” gibi meseleler üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu.
Acı büyük, kayıplar büyük. Bir İslam memleketinde olmaması gereken gayri insani ve gayri İslami hadiseler vuku buluyormuş.
Her şey bir tarafa, hangi İslam ülkesinde veya toplumunda olursa olsun, bir Müslümanın, bir gayrimüslimin oyuncağı olması, İslam’ın ve Müslümanlığın izzeti şerefine büyük ihanettir.
Suriye ve pek çok İslam ülkesi, ne yazık ki bu haldedir.
Türkiye dışında hemen pek çok İslam memleketlerinin yöneticileriyle halkı arasında, maalesef İslam’ın özü değil, İslam’a mugayyir fikir ve düşüncelerin hâkimiyeti vardır.
Dert çok, derman da çok, lakin derdi konuşmaktan, tartışmaktan ve çoğaltmaktan, bir türlü dermana sıra gelmiyor.
İşte şu ana kadar benim yaptığım gibi. Geçelim dermana.
¥
Suriyeli Müslümanların dediklerine göre dünya üzerinde Suriye halkına samimi bir şekilde sahip çıkan tek ülke yönetimi ve halkı Türkiye imiş.
Oysa Türkiye, yüz yıllardır kargaşa ve kaos içerisinde yaşayan İslam ülkelerinden daha çok kargaşa ve kaos yaşamış bir devletti.
Dinsizlik ceryanının en büyüğünü geçmişte Türkiye yaşadı. Diğer İslam ülkelerinde “Allah” demek yasaklanmamıştı ama burada yasaklanmıştı.
Cami penceresinin dışında “Elifba” cüzünün yırtık sayfasından bir parça bulundu diye köyün imamı ve ihtiyar heyeti, dört yıl mahkemelerde süründürüldü bu ülkede.
Elhamdülillah ve binlerce defa şükürler olsun ki, Allah yüzümüze güldü ve bugün iktidarıyla, halkıyla bir ve bütün olarak, Dünyadaki mazlumların imdatlarına yetişmeye çalışıyoruz.
¥
Hükümet Suriye konusunda elinden geleni yapıyor. Suriyeli Müslümanlar böyle söylüyor ve meseleye Cumhurbaşkanlığı nezdinde de sahip çıkılmalı deniliyor.
Suriyeli mazlumların böyle bir beklentisi var.
Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül’ün tüm yardım kuruluşlarını bir araya getirerek, Suriye için toplu yardım kampanyası başlatması isteniyor.
Sayın Gül daha önce buna benzer bir toplantı yapmıştı. Tüm yardım kuruluşlarını köşkte bir araya getirmiş ve mazlum milletlere yardım çağrısında bulunmuştu.
Yine aynısını yapabilir ve Suriye meselesi en üst ve alarm düzeyinde ele alınmış olur.
O zaman kamuoyumuz da hükümetimiz de topyekün meseleye daha çok ve hızlı sahip çıkabilir.
Suriye’den medyaya yansıyan haberler esas yaşananların binde biri bile değilmiş.
Açlık, yokluk, sahipsizlik ve kim vurduya giden ailelerin sayısı bilinenlerden çok fazlaymış.
Halen küçük yardımlar elden ele ve güvenilir isimlerle yapılmaktaymış.
Velhasıl güçlü ve hızlı bir yardım için gözler çatı amir olarak Cumhurbaşkanlığında.
lere fethi verecektir fakat Allahin emrettigi sartlari yerine getirirlerse.kiyamlarinda sebat etmeliler bikmadan usanmadan yese kapilmadan kiyamlarini devam ettirmeliler.Ve Uhra tuhibbuneha Nasrun minelllahi ve fethun Qariiiiib. Ayetiyle müjdelemistir Allahc.c.yok Gevserlerse ki Allah cc gevsetmesin
Unutmayalım ki İslam alemınde en büyük sorun İsrail/PKK/Ergenekon hamisi Şeytan ABD ve dostları BOP'çu münafıklerın müdahelesidir onların fitne ellerını kırmak için çabalamak namaz gibi farzdır bu farz için çalışmayan Dünya izzeti ve Rabbimizin sonsuz rahmeti yeri ebedi cenneti beklemesın
Türkiye Suriyeye ne iyilik yaparsa yapsın ama dikkat gavur Fransanın öz be öz malı çakma laikliği ihraç etmesin Müslüman halkın kanı laikliğe kurban olacaktan daha değerlidir bizden söylemesi
İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.
Rum Suresi 39. Ayet
BİR HADİS
Resulullah (sa) buyurdular ki: "Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır. Öyleyse kimin hicreti Allah'a ve Resulüne ise, onun hicreti Allah ve Resulünedir. Kimin hicreti de elde edeceği bir dünyalığa veya nikahlanacağı bir kadına ise, onun hicreti de o hicret ettiği şeyedir."
Müslim, İmaret 155